KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/2555 E., 2024/4367 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2024
- Esas No
- 2021/2555
- Karar No
- 2024/4367
- Temyiz eden (davacı)
- ... Petrolcülük A.Ş.
- Vekilleri
- Av. ...- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda 02/02/2017 ve 08/03/2017 tarihlerinde yapılan denetimde, bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı çalışmadığı ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca, 1.066.327,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve ...-... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dağıtıcı lisansı sahibi olan davacı şirketin, sözleşmeli bayisi olan akaryakıt istasyonunda Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurmak ve uygulamakla yükümlü olduğu, bununla birlikte istasyonda bulunan otomasyon sistemine yönelik olarak akaryakıt satım hareketlerini izleme ve raporlama yükümlülüğü bulunduğu ve bu yükümlülüklerini uygulaması gerektiği;
olayda ise, kurulu bulunan otomasyon sistemine yansımayan satışların olduğu düzenlenen tutanak ile sabit olmasına rağmen dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin buna ilişkin olarak Kuruma bildirimde bulunulmadığı açık olduğundan, davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, otomasyon sistemini kurarak yükümlülüklerini yerine getirdikleri, sistemin çalışır vaziyette olduğu, kaçak akaryakıt veya dağıtıcı dışı akaryakıt ikmalinin bulunmadığı, sisteme müdahalenin söz konusu olmadığı, somut olayda kusuru ve menfaatinin bulunmadığı, 5015 sayılı Kanun'un otomasyon sistemine ilişkin hükümlerin Anayasa'ya aykırı olduğundan somut norm denetimi kapsamında Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması ve ayrıca 7164 sayılı Kanun'la getirilen lehe düzenlemelerin kendisine de uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir. Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/2555, K. 2024/4367, 1 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama