KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/3801 E., 2022/4220 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2022
- Esas No
- 2021/3801
- Karar No
- 2022/4220
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekilleri
- Hukuk Müşaviri Av…
Karar Metni
886 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Hukuk Müşaviri Av… KARŞI TARAF (DAVACI) : … Ecza Deposu Medikal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Konya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 20/02/2018 tarihinde gerçekleştirilen "…" ihalesi uhdesinde kalan davacı şirketin 2 (iki) yıl süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 14/06/2018 tarih ve 30451 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosya kapsamında mevcut olan Konya Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü'nün … tarih ve ... sayılı yazısı ile UYAP üzerinden davacı şirketin ortağı … hakkında yapılan araştırmalar sonucu elde edilen bilgilerden; … hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olma'' suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca çeşitli tarihli iddianamelerin düzenlendiği, anılan iddianamelerin kabul edilmesi suretiyle, … hakkında ...
Ağır Ceza Mahkemesi'nin … ve … sayılı esaslarına kayıtlı dava dosyaları kapsamında yapılan ceza kovuşturmalarının bulunduğu, anılan kovuşturmaların devam ettiği, kovuşturmaya esas iddianamelerden 2017/2140 sayılı iddianamede, şüphelinin 2004 yılında açılmış Bank Asya hesabında 17/25 Aralık 2013 sonrası örgüt talimatıyla uyumlu şekilde hesap artırma hareketlerinde bulunduğu, FETÖ/PDY'ye müzahir bir dernekte üyeliğinin bulunduğu gibi tespit ve değerlendirmelere yer verildiği,
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 11/(g) maddesi, terör örgütleriyle iltisak yahut bunlarla irtibat hâlini kurala bağlamış olduğundan, mevcut uyuşmazlık yönünden dikkate alınması gereken temel koşulun, davacı yönünden böyle bir tespitin bulunup bulunmadığı hususu olduğu, buna göre, davacı şirkette hisse sahibi olan … hakkında. Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen iddianamelerde yer verilen tespitler, ...
Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan ceza kovuşturmaları ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi yapıldığında, 4734 sayılı Kanun'un 11/(g) maddesi kapsamında aranılan irtibat ve iltisak koşullarının söz konusu kişi ve bu kişinin ortağı ve mesul müdürü olduğu tüzel kişilik yönünden oluştuğunun kabulü gerektiğinden, dava konusu yasaklama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; dava konusu ihalenin davacı şirket üzerinde kaldığı, 18/04/2018 tarihinde davacı şirket ile sözleşme imzalandığı, sonrasında.
İl Emniyet Müdürlüğü'nce ihaleye iştirak eden tüm gerçek ve tüzel kişilerin 4734 sayılı Kanun'un 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca sorgulamalarının yapılmasının istenmesi üzerine Konya Valiliği İl Olağanüstü Hal Bürosu'ndan gelen … tarih ve … sayılı yazı ile, davacı şirketin ortağı …'e Diyarbakır KOM Şube Müdürlüğü tarafından … tarihinde … sayılı FETÖ/PDY soruşturma dosyası kapsamında işlem yapıldığının ve adli makamca adli kontrol kararı verildiğinin bildirildiği, ardından sözleşmenin feshedildiği, ihalelerden yasaklama kararının verilebilmesi için durumun davalı idareye iletildiği,
bunun üzerine anılan şirket ve hissedarlarının, 4734 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen yasak fiil ve davranışında bulunduğu gerekçesiyle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 26. maddesi gereğince 2 (iki) yıl süre ile ihalelere katılmaktan yasaklanmasına ilişkin işlemin tesis edilerek 14/06/2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandığının anlaşıldığı, başlangıçta var olan bir yasa hükmüne dayalı olarak kullanılan bir yetkinin yasal dayanağının hukuka aykırılığı nedeniyle sonradan ortadan kalkması,
bu yasal yetkiye dayalı olarak gerçekleşen faaliyetlerin, tesis edilmiş olan işlemlerin zincirleme olarak sakatlanmasına, temelden çökmesine neden olacağı, bu itibarla her ne kadar davacı şirket hakkında yapılan inceleme sonucunda şirket hissedarlarından ...'ün ve buna bağlı olarak davacı şirketin terör örgütüne iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek 4734 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre ihaleye katılamayacağı hâlde ihaleye katıldığından bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de 4734 sayılı Kanun’un 11. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (g) bendinin 13/02/2020 tarih ve 31038 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan
14/11/2019 tarih ve E:2018/90, K:2019/85 sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği hâlde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmelerinin Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı açık bulunduğundan, yasal dayanağı ortadan kalkan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 7. İdare Mahkemesi’nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlem tarihindeki mevzuata uygun şekilde işlem tesis edildiği, işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/3801, K. 2022/4220, 14 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama