KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/416 E., 2024/3830 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Esas No
- 2021/416
- Karar No
- 2024/3830
- Temyiz eden (davacı)
- ... Petrol İnşaat Nakliyat
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: LPG otogaz bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait otogaz istasyonunda 28/03/2017 tarihinde yapılan denetimde, LPG tüpü dolumuna yarayan teçhizatın istasyon dahilinde bulundurulduğu ve otogaz istasyonunda LPG tüpü dolumu yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca 459.547,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; LPG otogaz bayilerinin, otogaz istasyonlarında LPG tüpü dolumu ve satışı yapmamak, LPG tüpü dolumuna yarayan hiçbir alet, makine ve teçhizatı istasyon dahilinde bulundurmamakla yükümlü olduğu, söz konusu yükümlülüğü yerine getirmediği tespit edilen bayilik lisansı sahipleri hakkında idari para cezası uygulanacağı, davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetim sonucunda düzenlenen 28/03/2017 tarihli tutanakla istasyonda LPG dolumu yapmaya yarayan iki adet aparat bulunduğunun tespit edildiği anlaşıldığından, davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, 7164 sayılı Kanunla getirilen değişiklikle, Kurul tarafından karara bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış idari para cezalarında yeni gelen düzenlemede daha düşük idari para cezasının öngörülmesi durumunda, bunun asgari maktu hadden tahsil edilmesinin vergi dairesinin görevinde olduğu, ilgili vergi dairesinin kanunen üstlendiği bu görevi yerine getirmesi açısından önemli olan hususun, idari para cezasının keşinleşmesi değil, tahsilatının tamamlanmamış olması olduğu, söz konusu kuralın tahsilatı tamamlanmamış idari para cezalarına uygulanmasının vergi dairesi açısından bir zorunluluk olduğu, idari para cezasının miktarında lehe olan değişiklik varsa bunun tahsilat aşamasında vergi dairesince dikkate alınacağı belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, tutanaktaki tespitlerin gerçeği yansıtmadığı, istasyon çalışanlarının tutanağı imzadan imtina ettikleri, denetime gelen ekiplerin kötü niyetle hareket ettiği, ön araştırma ve soruşturma yapılmadan yaptırım uygulanmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/416, K. 2024/3830, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama