KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/4944 E., 2024/4371 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2024
- Esas No
- 2021/4944
- Karar No
- 2024/4371
- Temyiz eden (davacı)
- ... Petrolcülük A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda 27/04/2017 tarihinde yapılan denetimde, bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve tutarlı veriler içermediği ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.066.327,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ...-... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:,... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dağıtıcı lisansı sahiplerine, Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurma ve uygulama hususunda yükümlülük getirildiği;
Davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda 27/04/2017 tarihinde gerçekleştirilen denetimde.
01/01/2017-27/04/2017 tarihleri arasında motorin ve benzin dönem başı stok miktarının 19.295 litre, dönem sonu stok miktarının ise 22.885 litre olduğu, aynı tarih aralarında otomasyon sisteminde 37 adet dolum kayıtlarında toplam 140.877 litre motorin dolumu yapıldığı, satış raporları bölümünde ise 2.534 adet satış kaydında 144.846 litre motorin satışı yapıldığı, bu itibarla otomasyon alış-satış kayıtları ile ÖKC verileri arasında fark olduğu, söz konusu bayinin tank dolumlarının otomasyon sistemine yansımadığı, otomasyona yansımayan dolumların olduğu, soruşturma raporunda da bu hususların tespit edilen aykırılıklar içerisinde yer aldığı,
davacı şirket tarafından söz konusu hususlara ilişkin Kuruma bildirimde bulunulduğuna ilişkin bilgi ve belge sunulamadığı;
Bu durumda, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin 5015 sayılı Kanun’un 7. maddesinin altıncı fıkrasında öngörülen bayisinin otomasyon sistemi üzerindeki denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği, istasyon otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı çalışmasını sağlayamadığı anlaşıldığından, idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, hak düşürücü süreler geçtikten sonra işlem tesis edildiği, davalı idarece denetim sorumluluğunun yerine getirilmediği, faili olmadığı bir eylemden dolayı şirketin sorumlu tutulamayacağı, otomasyon sisteminin fiziken güvenliğinden bayinin sorumlu olması gerektiği, dava konusu işlemin cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, 7164 sayılı Kanun’la getirilen lehe düzenlemenin uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir. Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2021/4944, K. 2024/4371, 1 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama