İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2022/1703 K.2023/106

Dava konusu istem: Davacının, İzmir ili, Urla ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde bulunan Hazine'ye ait taşınmazı 03/10/2019 ile 05/01/2021 tarihleri arasında sözleşmesiz olarak kullandığından bahisle anılan döneme yönelik davacıdan 265.917,81-TL…

Esas2022/1703Karar2023/106Tarih12 Ocak 2023Okuma6 dk · 1.200 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/1703 E., 2023/106 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
12 Ocak 2023
Esas No
2022/1703
Karar No
2023/106
Temyiz eden (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Valiliği (… İl Müdürlüğü)
Vekili
Av. …
İstemin_konusu
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.200 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Davacının, İzmir ili, Urla ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde bulunan Hazine'ye ait taşınmazı 03/10/2019 ile 05/01/2021 tarihleri arasında sözleşmesiz olarak kullandığından bahisle anılan döneme yönelik davacıdan 265.917,81-TL kullanım bedeli istenilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Mahkemelerinin 20/05/2021 tarihli ara kararı üzerine davalı idarece verilen dilekçe ile işleme konu kullanım bedelinin ödenmemesi hâlinde 2004 sayılı İcra İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil işleminin yapılacağının belirtildiği, dava konusu işlemin ise kullanım bedelinin yasal yollardan davacıdan tahsilinden önce ödemeye davet niteliğinde bir işlem olduğu ve davacının hukuki durumunda tek başına bir değişiklik meydana getiren kesin ve yürütülmesi gereken işlem niteliği bulunmadığından idari davaya konu olamayacağı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-d ve 15/1-b maddesi uyarınca davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, dava konusu işlem ile 265.917,81-TL kullanım bedelinin ödenmesinin istenildiği, ödenmediği taktirde haciz tehdidi altında kalınacağından işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN

MADDİ OLAY

İzmir ili, Urla ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde bulunan Hazine'ye ait taşınmaz, İzmir Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'nca 03/10/2016 - 02/10/2019 dönemi için 3 yıllığına kiralanmış ve Kira Sözleşmesi 03/10/2019 tarihinde sona ermiştir.

Kira sözleşmesinin sona ermesinden sonra davacı tarafından, taşınmazın yeniden kiralanması için talepte bulunulması üzerine, 08/12/2020 tarihinde yapılan ihale sonucu anılan taşınmaz davacıya 5 yıllığına kiralanmış ve 06/01/2021 tarihinde davacıyla Kira Sözleşmesi imzalanmıştır.

Davacı, önceki sözleşmenin sona erdiği 03/10/2019 tarihi ile yeni Kira Sözleşmesi'nin imzalandığı 06/01/2021 tarihi arasında söz konusu taşınmazı kullanmaya devam etmiştir.

İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemi ile, önceki Kira Sözleşmesi'nin sona erdiği 03/10/2019 tarihinden yeni kira dönemi başlangıcı olan 05/01/2021 tarihine kadar davacının söz konusu taşınmazı sözleşmesiz olarak kullandığından bahisle 265.917,81-TL kullanım bedeli hesaplanmış ve davacıdan, bu bedelin 15 gün içerisinde ödenmesi istenilmiştir.

Anılan işlemin iptali istemiyle de bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, "İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar" olarak tanımlanmış; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde, dava dilekçelerinin, idarî davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise 14. maddenin üçüncü fıkrasının (d) bendinde yazılı hâllerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdarî işlemler; idarî makamların kamu gücü ve kudreti kullanarak idare işlevine ilişkin olarak tesis ettikleri, muhatapları yönünden çeşitli hak ve/veya yükümlülükler doğuran tek yanlı irade açıklamalarıdır.

Kamu gücü ve kudretinin, üçüncü kişiler üzerinde, ayrıca bir başka işlemin varlığına gerek olmaksızın, doğrudan doğruya çeşitli hukukî sonuçlar doğurmak suretiyle etkisini gösterdiği işlemler icraî niteliktedir. (Celal ERKUT, İptal Davasının Konusunu Oluşturma Bakımından İdari İşlemin Kimliği, Danıştay Yayınları, Ankara, 2015, s. 144)

İdare tek yanlı irade açıklaması ile hukuksal durumlarda değişiklik, yeni bir hukukî durum yaratma ya da mevcut hukukî durumu ortadan kaldırmak gücüne sahiptir. İdarenin tek yanlı irade açıklaması ile hukuksal sonuç doğuran işlemleri için icraî karar kavramı kullanılmaktadır. (Murat SEZGİNER, Ayrılabilir İşlem Kuramı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2000, s. 43)

İdarenin iradesinin "varolan hukuk düzeninde yeni bir takım hukuksal sonuçlar yaratmak yönünde oluşması", tek başına, işlemde "icraîlik" özelliğinin varlık kazanmasında yeterli olabilmekte; "hukuksal durumlarda yeni birtakım etkiler yaratabilme gücüne sahip olmaları", icraî işlemlerin diğerlerinden ayırdedilmesinde gözetilen en önemli kriteri oluşturmaktadır. (ERKUT, Age., s. 145)

İdarî işlemin icraîlik unsurunu değerlendirirken, icraîlik unsurundan farklı anlamlara gelen, işlemin "kesin" ve "nihaî" olması hususları üzerinde de durulması gerekmektedir.

İcraî işlem ile kastedilen husus, işlemin hukukî etkisidir. İşlemin yürürlüğe girmesi, kesin olması, kişinin menfaatini ihlâl etmesi gibi hususlar işlemin icraîliği ile değil, hukukî etkisini yapan ve icraîlik niteliği kazanan işlemin, iptal davasına konu olabilmesi için gerekli şartlardır. (SEZGİNER, Age., s. 45)

İdarî işlemin kesin oluşu, idarî karar alma sürecinde nihaî işlemin ortaya çıkması bakımından önem taşımaktadır; bir başka deyişle, bu anlamdaki kesinlik, "idarî işlemin iptal davasına konu yapılabilmesi için gerekli bir koşul olarak, kesin ve uygulanması zorunlu bir nitelik arzetmesi yani lâzımül icra olması" gereğini ortaya koymaktadır. Bunun yanında, kesinlik kavramı "işleme karşı denetim yollarının kaldırılması" anlamında da kullanılmaktadır.

Birinci anlamıyla "kesinlik" kavramı, "işlemin uygulanmaya hazır, tamam (nihaî) bir işlem niteliğinde olduğunu göstermektedir". Öyle ki, bu anlam özellikle zincir işlemler, hazırlık niteliğindeki çalışmalar ve idarenin iç yapısı ve işleyişi ile ilgili işlemler bakımından önem kazanmaktadır. (Turgut TAN, İdarenin Kesin İşlemleri ve 5917 sayılı Kanun Uygulaması, Amme İdaresi Dergisi, C. 2, S. 4, s.109; ERKUT, Age., s. 146)

Öte yandan, idarenin açıkladığı irade, idarî işlemin varlığının kaynağını oluştururken; İdare Hukuku’nda da -diğer hukuk dallarında olduğu gibi- açıkça bir irade beyanı olmaksızın dahi, bir işlemin zımmen hukukî varlık kazanabileceği kabul edilmektedir. İdarenin, kendisini harekete geçirmek amacıyla yapılan başvurular karşısında susması, hareketsiz kalması sonucunda oluşan zımnî işlemler, olumsuz karakterli olmalarına karşılık, gerçek bir idarî kararla özdeş niteliktedirler. (Aktaran, ERKUT, Age., s. 38)

Dosyanın incelenmesinden, İzmir ili, Urla ilçesi, ...

Mahallesi,... ada, ... parselde bulunan Hazine'ye ait taşınmazın İzmir Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'nca 03/10/2016 - 02/10/2019 dönemi için 3 yıllığına kiralandığı, Kira Sözleşmesi'nin sona ermesinden sonra davacı tarafından taşınmazın kiralanması için talepte bulunulması üzerine 08/12/2020 tarihinde yapılan ihale sonucu anılan taşınmazın davacıya 5 yıllığına kiraladığı ve 06/01/2021 tarihinde Kira Sözleşmesi'nin imzalandığı, İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 15/01/2021 tarih ve 92149 sayılı işlemi ile,

önceki Kira Sözleşmesi'nin sona erdiği 03/10/2019 tarihinden yeni kira dönemi başlangıcı olan 05/01/2021 tarihine kadar davacının söz konusu taşınmazı sözleşmesiz olarak kullandığından bahisle 265.917,81-TL kullanım bedeli hesaplandığı, bu bedelin davacıdan 15 gün içerisinde ödenmesinin istenilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, dava konusu işlemin, 265.917,81-TL tutarında bir borcun tahakkukuna yönelik olduğu ve borç miktarının belirlenmesi anlamında davacının hukukî durumunda etki ve sonuç doğurduğu, bu itibarla da idarî davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından, davanın incelenmeksizin reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 12/01/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2022/1703, K. 2023/106, 12 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Usul Yönünden
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2022/1703
Karar No
2023/106
Tarih
12 Ocak 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2022/1705 K.2023/806
  • Danıştay 6. Daire E.2022/1706 K.2023/958
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/1715 K.2023/134
  • Danıştay 3. Daire E.2022/1730 K.2023/111
  • Danıştay 9. Daire E.2022/1740 K.2023/126
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/1752 K.2023/127

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.