KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2157 E., 2024/4579 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2024
- Esas No
- 2022/2157
- Karar No
- 2024/4579
- Temyiz eden (davacı)
- ... Petrol Ürünleri Mermer Madencilik Gıda
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Taşımacılık Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi
KARŞI TARAF (DAVALI/DAVACI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: LPG otogaz bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 05/03/2020 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, LPG tüpü dolumuna yarayan teçhizatın istasyon dahilinde bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca 112.580,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıya ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde istasyonun büro bölümünde masanın kenarında açıkta gözükecek şekilde 20 cm ve 25 cm uzunluklarında 2 adet tüp dolum aparatının (ev ve küçük tüp) denetimi yapan görevlilerce tespit edildiği, anılan tutanağın tesis veya işletme sahibi/yetkilisi sıfatıyla B.Ş. tarafından itiraz edilmeksizin imzalandığı dikkate alındığında, davacıya ait otogaz istasyonunda 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu'nun 7 maddesinin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan yükümlülüklerin ihlal edildiği sabit olup, idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Her ne kadar, davacı tarafından söz konusu aparatların kendilerine ait olduğunu kanıtlayacak hiçbir verinin olmadığı, aparat olarak tabir edilen materyallerin açıkta bulunduğu yerin istasyona gelen araç şoförleri ile müşterilerin dinlenme amacıyla kullandıkları yer olduğu ileri sürülmüş ise de; söz konusu yerin istasyon dahilinde olduğu, mevzuat uyarınca LPG tüpü dolumuna yarayan hiçbir aletin, makine ve teçhizatın istasyon dahilinde bulundurulmaması gerektiğinden söz konusu iddiaya itibar edilmediği;
Diğer yandan, davacı tarafından, tutanakla imzası bulunan B.Ş. isimli şahsın şirket müdürünün yeğeni olduğu, şirket çalışanı veya şirket yetkilisi olmadığı, tesadüfen orada bulunduğu ileri sürülmekte ise de, tutanağın tesis veya işletme sahibi/ yetkilisi sıfatıyla şirket kaşesi kullanılmak suretiyle imzalandığı dikkate alındığında söz konusu iddiaya da itibar edilmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, denetim sırasında tespit edilen tüp dolum aparatlarının kendisine ait olmadığı, bu aparatların kullanıldığına dair tespit yapılmadığı, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı ve somut tespitlere yer verilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2022/2157, K. 2024/4579, 8 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama