KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2258 E., 2025/110 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2025
- Esas No
- 2022/2258
- Karar No
- 2025/110
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Fonu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
671 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Fon alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen 59.660.662,81-TL tutarlı, ... tarih ve E... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Hizmetleri A.Ş., ... A.Ş. ve ... Yatırım Ortaklığı A.Ş.’nin kanuni temsilicisi olan davacı hakkında düzenlenen dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ... tarih ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle Mahkemelerinin ... sayılı esasına kayıtlı dosyasıyla açılan davada yapılan yargılama sonunda ... tarih ve K:.... sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, bu itibarla, ödeme emrinin dayanağı olan ödemeye çağrı mektubuna karşı açılan dava yargı kararıyla reddedildiğinden, kesinleşen amme alacağının tahsilini teminen düzenlenen ödeme emrinde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava konusu ödeme emrine dayanak olan ... tarihli ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubu işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddine dair ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Onüçüncü Dairesinin 16/12/2021 tarih ve E:2021/4841, K:2021/5205 sayılı kararıyla onandığı; davacının, alacağın zamanaşımına uğradığı iddiası yönünden ise, Fon alacaklarında zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğuna ilişkin mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun Ek-3. maddesinin yürürlüğe girdiği 26/12/2003 tarihinde henüz on yılını doldurmamış tüm Fon alacaklarına ilişkin zamanaşımı süresinin yirmi yıla uzadığı,
her ne kadar davacı 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürmekte ise de, ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubundan önce davacı hakkında ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubu ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, dolayısıyla 6183 sayılı Kanun'un 103. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliği suretiyle zamanaşımının kesildiği ve bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başladığı açık olduğundan, davacının zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkin iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen açıklamayla reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, hakkında aynı konuda açılan ceza davasından beraat ettiği, genel kurul kararıyla ibra edildiği halde hakkında dava açıldığı, Asliye Ticaret Mahkemesi nezdindeki davanın da lehine sonuçlandığı, Mahkeme kararları arasında çelişki bulunduğu, yönetim kurulu kararlarında imzasının bulunmadığı, 2007 yılında gönderilen ödeme emri ve ödemeye çağrı mektubunun iptal edildiği ve bu kararların kesinleştiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, ... İdare Mahkemesi'nin E:..., K:... sayılı iptal kararındaki gerekçeler dikkate alınarak yeniden hesaplama yapıldığı, anılan kararın, davacının kanuni temsilci olması nedeniyle Fon alacaklarından sorumlu olduğu yönünde kesin hüküm teşkil ettiği, Fon alacaklarında zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2022/2258, K. 2025/110, 10 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama