KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2719 E., 2022/3776 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2022
- Esas No
- 2022/2719
- Karar No
- 2022/3776
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı /ANKARA
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 21/12/2021 tarih ve 31696 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 yıl süreyle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu kapsamındaki tüm ihalelerden yasaklanmasına ilişkin tesis edilen işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idare vekili tarafından Mahkemenin 24/02/2022 tarihli ara kararı gereği sunulan dilekçede, "… ihale kayıt no'lu 'AdanaYüreğir Olimpik Kapalı Yüzme Havuzu Yapımı' işinden dolayı bir yıl süreyle sehven yasaklanmış olan davacı …'ün 17/02/2022 tarih ve 31753 sayılı Resmî Gazete 'de yayımlanan ilanla söz konusu işle ilgili tüm ihalelere katılmaktan yasaklanması kaldırılmıştır." açıklamasına yer verildiği,
dilekçe ekinde de davacının "Adana Yüreğir Olimpik Kapalı Yüzme Havuzu Yapım İşi" ihalesinden kaynaklı olarak 4735 sayılı Kanun kapsamındaki tüm ihalelerden 1 yıl süreyle yasaklanması kararının kaldırılmasına dair 09/02/2022 tarihli Olur'un ibraz edildiğinin görüldüğü, bu durumda, davacının yasaklanması yönünde tesis edilen dava konusu işlemin ortadan kaldırıldığı sabit olduğundan, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine imkân bulunmadığı; uyuşmazlıkta, dava konusu ihaleden yasaklama kararının davanın açıldığı tarihten sonra davalı idarece kaldırıldığı,
kaldırma gerekçesinde ise, davacının hisse oranının yanlış hesaplanıp hakim ortak olarak kabul edilmesi nedeniyle sehven ihaleden yasaklandığının belirtildiği, dolayısıyla davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiği, bu konuda davacıya herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği anlaşıldığından, dava hakkında yargılama giderlerinin ve hükmedilecek vekâlet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idare üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle idareleri aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin kaldırılması gerektiği, hisse devrine ilişkin Ticaret Sicili Gazetesi'nin davalı idareye sunulmaması sebebiyle davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2022/2719, K. 2022/3776, 20 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama