KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2665 E., 2024/4203 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Esas No
- 2023/2665
- Karar No
- 2024/4203
- Temyiz eden (davacı)
- ... Filmcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
668 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde yayınlanan ''...'' isimli programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinde yer verilen "Yayın hizmetleri; ... Türkçenin, özellikleri ve kuralları bozulmadan doğru, güzel ve anlaşılır şekilde kullanılmasını sağlamak zorundadır; dilin düzeysiz, kaba ve argo kullanımına yer verilemez... " şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 524.148,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde saat ...'da yayınlanan "..." isimli programda sunucu tarafından kullanılan ''şerefsiz, gerizekalı'' ifadeleriyle Türkçenin kaba, argo ve düzeysiz kullanıldığı ve 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinin ihlal edildiği anlaşıldığından, davacı şirketin anılan Kanunun 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 2021 yılı Aralık ayına ait ticari iletişim gelirinin yüzde biri oranında 524.148,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, her ne kadar davacı tarafından, ihlale konu yayının canlı yayın olduğu, teknik imkanlar dahilinde müdahale edildiği ileri sürülmüş ise de, 6112 sayılı Kanun'da düzenlenen yayın ilkelerinin canlı yayınlar hakkında uygulanmayacağına ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı ve ihlale konu canlı yayında sunucunun kullandığı ifadelerin tam olarak engellenememiş olmasının ilgili mevzuatta düzenlenen ilkelere uygun yayın yapmakla yükümlü olan yayıncı kuruluşu sorumluluktan kurtarmayacağı sonucuna varıldığından, davacının bu yöndeki iddiasına itibar edilmediği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, davaya konu ifadelerin argo olmayıp günlük dilde sıklıkla kullanılan ve sözlükte karşılığı bulunan kelimeler olduğu, işlem tesis edilirken yayının bir kısmının değil bütününün dikkate alınması gerektiği, yayının canlı olması sebebiyle yayın içeriğine doğrudan müdahale etme imkanının bulunmadığı, buna rağmen teknik olarak alınabilir her türlü önlemin alındığı, yayın süresince sürekli olarak biplemeler veya ses alınarak müdahalelerde bulunulduğu ve sorumlu yayıncılık anlayışına uygun hareket edildiği, idarenin 6112 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 8. fıkrası gereğince uyarma cezası verme imkanı bulunmasına rağmen bu imkanı kullanmayarak idari para cezası vermesinin ölçüsüz olduğu ve ifade özgürlüğünün keyfi biçimde sınırlandırıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, davaya konu Üst Kurul kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2023/2665, K. 2024/4203, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama