KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3299 E., 2023/5724 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2023
- Esas No
- 2023/3299
- Karar No
- 2023/5724
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca yetkilendirilmiş işletmeci olan davacı şirket tarafından, Elektronik Haberleşme Sektöründe Şebeke ve Bilgi Güvenliği Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) "Görevlerin ve ortamların ayrılması" başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (e) bentlerine aykırı olarak yazılım geliştirme sürecinde görevlerin ayrımı ilkesine uyulmadığından bahisle 11.998.601,96-TL'nin binde biri oranında idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 4. maddesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile dava konusu işleme dayanak olarak yapılan denetim raporunun bir bütün olarak incelenmesinden, Yönetmeliğin ilgili kuralına aykırı olarak, davacı şirketin yazılım geliştiren ekibinin yazılımların gerçek sistemlerde canlıya alınmasını da gerçekleştirdiği, dolayısıyla davacı şirket tarafından, geliştirme ekibine gerçek sisteme erişim sağlamama yükümlülüğünün yerine getirilmediği hususunun sabit olması sebebiyle, davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 27/03/2023 tarih ve E:2022/220, K:2023/1416 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu işlemin ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının gereğinin yerine getirilmesini sağlamak üzere tesis edildiği, bu hususun dava konusu Kurul kararında açıkça belirtildiği, ancak anılan kararın gerekçesini değiştiren Dairemiz kararının Danıştay 13. Dairesi'nin 27/03/2023 tarih ve E:2021/671, K:2023/1414 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, dolayısıyla idari işlemin hukuki sebebini oluşturan yargı kararının gerekçesinin ortadan kalktığı, bu nedenle mahkeme kararının ifası kapsamında tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşıldığından,
davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuki sebebini oluşturan yargı kararının gerekçesinin ortadan kalktığına karar verilerek Kurul kararının hukuka aykırı bulunmasının hukuki boşluğa neden olduğu, aleyhe hüküm vermek gibi bir saikle hareket edilmediği, bilakis mahkeme kararının gereğinin ifasının amaçlandığı, istinaf mahkemesi tarafından "aleyhe hüküm verme yasağı" gerekçesiyle verilen kararın tesisinin kamu düzenini sarstığı, hukuki belirlilik ve güvenlik ilkelerini ihlâl eder nitelikte olduğu, mahkemeden beklenilenin hukuk boşluğunun nasıl giderileceğinin belirlenmesi olduğu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun "uyarı" yaptırımı uygulamanın kendilerinin takdir yetkisinde olduğuna hükmettiği, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, dava konusu işlemin sebep unsurunun sakat olduğunda şüphe bulunmadığı, davalı idarece aleyhe hüküm verme yasağına ilişkin hatalı yorumlar yapıldığı, dava konusu kararın idarenin idari para cezası vermesinin önüne geçmediği, idarenin hukuka aykırı olarak idari para cezası vermesinin önüne geçtiği, hukuka aykırı bir işlemin neticesinde cezalandırmanın hukuk güvenliğini ihlâl edeceği, idarenin uyarı yaptırımının hukuka uygun olduğuna dair beyanlarının bozma sebepleriyle ilgisi olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2023/3299, K. 2023/5724, 13 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama