KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3430 E., 2024/123 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2024
- Esas No
- 2023/3430
- Karar No
- 2024/123
- Temyiz edenler
- I- (DAVACILAR
Karar Metni
671 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
1- … 2- … 3- … VEKİLİ: Av. …
II- (DAVALI) … Fonu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: … Tarım Ürünleri Gıda ve Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş.'nin tüm mal, hak ve alacaklarının bir araya getirilmesi suretiyle oluşturulan … Tarım Ürünleri Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nün satışına ilişkin 19/11/2021 tarih ve 31664 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 15/12/2021 tarihli ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 08/11/2022 tarih ve E:2022/4099, K:2022/4028 sayılı bozma kararına uyularak verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133. maddesi ile 6758 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve. Değişik İş sayılı kararı ile.
Tarım Ürünleri Gıda ve Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne Fon'un kayyım olarak atandığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. maddesi uyarınca. Tarım Ürünleri Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nün oluşturulduğu, Fon Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile 6758 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca anılan şirketlerin mali durumunun sürdürülebilir olmadığı gerekçesiyle oluşturulan ticari ve iktisadi bütünlüğün ihaleyle satışına karar verildiği,
Davalı idarenin kayyım sıfatıyla yönettiği şirketlerin hak ve taraf ehliyetlerini koruduğu, anılan şirketlere ilişkin olarak kayyımın ticârî gerekliliklere göre gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin idarî işlem veya eylem niteliğinde olmadığı, kayyım sıfatıyla ticârî kural ve teamüllere dayanılarak tesis edilen işlemlerde kamu yararının değil ticârî faaliyet gereklerinin esas alındığı ve kayyım işlemlerinin idare hukuku ilkelerine göre değil ticaret hukuku ilkelerine göre tesis edildiği,
davalı idarenin, kayyımı olduğu şirketlere ilişkin olarak 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan kaynaklanan yetkilerini kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde kıyasen uygulayabilmesinin kayyımlık sıfatını ve uyuşmazlığın özel hukuka ilişkin olma niteliğini etkilemediği anlaşıldığından,
uyuşmazlığın esas itibarıyla Türk Medenî Kanunu'nda düzenlenen kayyımlık görevinin nasıl îfâ edileceğine dair ilke ve kurallar ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle adlî yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiğinden davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacılar tarafından, işbu davada idari yargının görevli olduğu, adli yargıda açılan davalarda idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle verilen kararlar bulunduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, bakılan davada İstanbul İdare Mahkemelerinin görevli olduğu, şirketin genel kurul yetkilerinin Fon'a devredildiği, bu hususta Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanma imkânının bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacıların yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2023/3430, K. 2024/123, 12 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama