KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3832 E., 2024/1782 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- Esas No
- 2023/3832
- Karar No
- 2024/1782
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... TV A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
820 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 27/12/2020 tarihinde yayınlanan ''..." adlı haber programında, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer verilen "yayın hizmetleri ... kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." şeklindeki yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle, aynı Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı şirkete 846.094,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığa konu programda program konuğunun koronavirüs salgını ve aşılarına yönelik, "... Ama ben aşı yaptırmam diyenler birer vatan haini, onlara kız bile vermeyeceğiz, resmi dairelere bile giremeyecekler, okullara gidemeyecekler. İnsan vücudunun dokunulmazlığı nedeniyle mecbur etme şansımız yok. Kanun çıkarıp herkes yaptıracak deme şansımız yok ama kurallar koyacağız. Nasıl sokağa çıkma yasağının kuralları var. Aşıda da kural koyacağız, devlet dairelerine bile giremeyecekler, otobüslere binemeyecekler, toplu taşımadan faydalanamayacaklar. Başka çaremiz yok." şeklinde beyanda bulunduğu;
Koronavirüs aşılarının yeni aşılar olduğu, aşı karşıtı olmayan kişilerin dahi aşı yaptırma konusunda tereddüdde bulunduğu bilinen bir gerçek olmakla birlikte, devletin birçok yetkilisi tarafından aşının zorunlu olmayacağı belirtilmesine ve bu hususa yönelik yasal bir düzenleme bulunmamasına rağmen söz konusu programın yayın konuğu tarafından ileri sürülen söz konusu beyanların aşı olmak istemeyen vatandaşların bazı temel hak ve özgürlüklerini tahkir ettiği, aşı yaptırmayanlara yönelik vatan haini sözünün ise eleştiri sınırlarını aştığı, insan onuruna saygı ilkesine aykırı olduğu, küçük düşürücü ve aşağılayıcı nitelikte olduğu, bu itibarla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 16/03/2023 tarih ve E:2022/3672, K:2023/1214 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; uyuşmazlık konusu yayında, ülke ve dünya gündemini etkisi altına alan Covid-19 salgını ve Türkiye'nin aşılama sürecinin konuşulduğu, program konuğu ... tarafından aşı çalışmalarının hangi aşamada olduğuna ilişkin bilgi verildiği, salgın hastalıkla mücadelede aşının önemine dikkat çekildiği ve aşının önemini daha iyi vurgulamak için söz sanatları (mübalağa, ironi gibi) kullanılarak aşı karşıtlığına ilişkin dava konusu yaptırıma esas alınan ifadelerin sarf edildiği,
bu ifadelerin aşı karşıtlığına yönelik eleştiri niteliğinde yorumlar olduğu, söz konusu yayının pandeminin tüm etkilerinin devam ettiği bir dönemde gerçekleştirildiği, bu itibarla, söz konusu ifadeler yayının gerçekleştirildiği tarihteki koşullar ve konuşmanın bütünü ile birlikte ve söylendiği bağlamdan kopartılmaksızın, olayın bütünselliği içerisinde değerlendirildiğinde, aşı karşıtlarını eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ve aşağılayıcı bir söylemin bulunmadığı, bu hâliyle yayında geçen söz konusu ifadelerin, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan yayın ilkesini ihlâl etmediği,
dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nin davanın reddi yolundaki kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yayında kullanılan ifadelerin 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan yayın ilkesini ihlâl ettiği, ifade ve haber alma/verme özgürlüğünün ihlâl edilmediği, basın özgürlüğünün kişi ve toplum yararıyla sınırlı olduğu, kamuoyunda tepki yaratan ifade kullanılması hâlinde yayın hürriyetinin üstünlüğünü yitireceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, uyuşmazlığa konu yayında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2023/3832, K. 2024/1782, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama