İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2024/1038 K.2024/2272

Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından Ocak 2010 - Aralık 2010 dönemlerinde Sistem Kullanım Anlaşması'nda (Anlaşma) belirtilen maksimum enerji alış/veriş kapasitesinin aşıldığının tespit edildiğinden bahisle Anlaşma'nın 10. maddesi uyarınca düzenlenen…

Esas2024/1038Karar2024/2272Tarih20 Mayıs 2024Okuma7 dk · 1.436 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1038 E., 2024/2272 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
20 Mayıs 2024
Esas No
2024/1038
Karar No
2024/2272
Temyiz eden (davalı)
... Elektrik İletim A.Ş.
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
... Elektrik Dağıtım A.Ş.
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.436 kelime·7 dk okuma·9 bölüm

Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından Ocak 2010 - Aralık 2010 dönemlerinde Sistem Kullanım Anlaşması'nda (Anlaşma) belirtilen maksimum enerji alış/veriş kapasitesinin aşıldığının tespit edildiğinden bahisle Anlaşma'nın 10. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarih ve... sıra numaralı sistem kullanım ceza faturasının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, başvuru süresi bildirilmeyen işlemlerin ilgilisine tebliği dava açma süresini başlatmayacağından, bu tür davalarda dava açma süresinin geçmesinden sonra açılan davaların süre yönünden reddedilmeyip işin esasının incelenmesi gerektiği;

Dava konusu faturaların düzenlendiği dönemde yürürlükte olan Anlaşma'nın 10. maddesinde uyarı şartının yer aldığı ancak davalı idare tarafından, ihlale ilişkin olarak herhangi bir uyarıda bulunulmadan ceza faturası düzenlendiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak, dava konusu işlemin tebliğinden yaklaşık on yıl sonra görevsiz yargı yerinde dava açıldığı, esasa ilişkin olarak ise, uyarıya dair kuralın uyuşmazlıkta isnat edilen fiil yönünden uygulanamayacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, adli yargıda açılan davada yeni kanuni düzenleme sonucu görevsiz hâle gelindiği belirtilerek davanın görev yönünden reddine karar verildiği, görevsiz yargı yerinde altmış gün içerisinde dava açılmadığından bahisle süre aşımı bulunduğuna karar verilmesinin hak arama hürriyetini ihlal edeceği, Sistem Kullanım Anlaşması'nın genel işlem koşulu niteliğinde olduğu, davalı idarece isnat edilen ihlale ilişkin Anlaşma'da öngörülenin aksine, herhangi bir uyarı yapılmaksızın ceza faturası tanzim edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN

MADDİ OLAY

TEİAŞ Genel Müdürlüğü'nce, Ocak 2010 - Aralık 2010 dönemlerinde Anlaşma'da belirtilen maksimum enerji alış/veriş kapasitesinin aşıldığının tespit edildiğinden bahisle Anlaşma'nın 10. maddesi uyarınca 28/02/2011 tarih ve ... sıra numaralı sistem kullanım ceza faturası düzenlenmiş, anılan fatura ... tarih ve ... sayılı yazı ile davacıya tebliğ edilmiştir.

Uyuşmazlık konusu sistem kullanım ceza faturalarına karşı ilk kez 26/05/2020 tarihinde adli yargıda açılan davada, davanın görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın usul yönünden reddi yolundaki ... tarih ve E:..., K:...sayılı ...Asliye Ticaret Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi kararı, ... tarih ve E:..., K:... sayılı Yargıtay ...Hukuk Dairesi kararıyla onanarak kesinleşmiştir.

Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin anılan kararının, 10/03/2022 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine, 18/03/2022 tarihinde (iş bu davadan önce açılan ve dilekçenin reddine karar verilen ... İdare Mahkemesi'nin E:...sayılı dosya esas alınarak) bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu; 125. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, idarî işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kurala bağlanmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür."; 9. maddesinin birinci fıkrasında, "Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." kurallarına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Adli yargı merciilerince bakılan davanın görev yönünden reddine karar verilmesi üzerine idari yargıda açılacak davanın süresinde olduğunun kabulü için, "idari yargıda açılacak davanın adli yargıda verilen kararın kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içerisinde açılması" ve "adli yargıda açılan davanın, idarî yargıda süreye ilişkin belirlenen kurallara uygun olarak açılması" şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

Uyuşmazlıkta irdelenmesi gereken husus, davanın ilk olarak adli yargı mercii önüne getirilmesi ve bu yapılırken de altmış günlük idari dava süresinin geçirilmiş olması nedeniyle, görev ret kararı üzerine idari yargı merciinde yeniden açılan davada, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi halinde, davacıya mahkemeye erişim hakkını engelleyecek şekilde bir sorumluluk yüklenerek aşırı katı bir yorumda bulunulup bulunulmadığıdır.

2577 sayılı Kanun'da yer alan, "adli yargıda açılan davanın, idari yargıda süreye ilişkin belirlenen kurallara uygun olarak açılması" yolundaki şart, idari yargıda dava açma sürelerinin geçirilmesinin ardından, sırf bu nedenle adlî yargıda açılacak bir davada idari yargının görevli olduğu yönünde bir kararın alınması suretiyle, idari yargıda dava açma süresinin canlandırılmasının önünde geçilmesidir.

Bununla birlikte, anılan şartın dayanağı olan "Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." şeklindeki düzenlemenin uygulanması, somut uyuşmazlığa özgü durumlar nedeniyle hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde katı şekilciliğe sebep olabilecektir (Bu doğrultuda bkz. Dairemiz, E:2023/2466, E:2023/1131, E:2023/2831). Bu noktada en belirleyici unsur, davacının uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu hususunda yanılgıya düşmesi ve bu yanılgının makûl bir gerekçeye dayanıyor olmasıdır.

Sistem kullanım ceza faturalarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda hangi yargı kolunun görevli olduğu hususunda Uyuşmazlık Mahkemesi'nce verilen kararlar incelendiğinde.

05/05/2014 tarih ve E:2013/1855, K:2014/502 sayılı kararda, "Evvelce konu bir başka dosya münasebetiyle Mahkememiz gündemine gelmiş olup, 13/05/2013 tarih ve E:2012/129, K:2013/621 sayılı kararımızla adli yargı yeri görevli kılınmış olmakla beraber; elde edilen yeni bilgi ve belgeler uyarınca konunun yeniden değerlendirme yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır." ifadelerine yer verilmek suretiyle içtihat değişikliğine gidilmiş ve dağıtım şirketinin özelleştirme tarihine dayalı bir değerlendirme yapılarak uyuşmazlığın görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğuna karar verilmiştir.

Konuya ilişkin detaylı değerlendirmelere yer verilen ve 17/06/2014 tarih ve 29033 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan bu karar ile birlikte belirgin bir içtihadın oluştuğu söylenebilecektir. Yine, benzer uyuşmazlıklar, görüm ve çözümünde idari yargı mercilerinin görevli olduğu değerlendirilerek, Dairemiz tarafından istikrarlı olarak karara bağlanmıştır.

Davacı tarafından emsal olarak sunulan Dairemizin 29/09/2022 tarih ve E:2016/200 tarih ve K:2022/3390 sayılı kararında, Uyuşmazlık Mahkemesi'nce içtihat değişikliğe gidilmiş olması hukuki süreçlerin karmaşıklığına kanıt olarak kabul edilmiş ve 05/05/2014 tarih ve E:2013/1855, K:2014/502 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren altmış gün içerisinde açılan dava süresinde kabul edilmiştir. Gerçekten de, hangi yargı kolunda dava açılacağına ilişkin önemli bir belirlemenin yapıldığı ve bağlayıcı nitelikte olan Yüksek Mahkeme kararının yayımlanmasının hemen ardından dava açılmış olması, söz konusu davanın davacısından beklenebilecek tüm özenin gösterilmiş olduğunun önemli bir göstergesidir.

Nitekim, Dairemizin 19/09/2022 tarih ve E:2022/3167, K:2022/3192 sayılı kararı ile sistem kullanım ceza faturasının tebliğinden yaklaşık dört yıl sonra görevsiz yargı yerinde 11/01/2017 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı yönünde onama kararı verilmiştir. Anılan uyuşmazlıkta, davacının sistem kullanım ceza faturalarına yönelik hukuka aykırılık iddialarını yargı mercilerine önüne makul süreyi geçirerek getirmesi, usulün karmaşıklığından bağımsız olarak, esasının inceletilmesine ilişkin gerekli özenin gösterilmediği kanaatine sebebiyet vermiştir.

Bu durumda, her ne kadar bakılan dava, adlî yargı merciince verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren otuz gün içerisinde açılmış ise de; dava konusu sistem kullanım ceza faturalarının tebliğinden (en geç tebliğ tarihi esas alınsa dahi) itibaren dokuz yıldan fazla bir süre geçirildikten sonra görevsiz yargı yerinde 26/05/2020 tarihinde açılan davanın, makul süre içerisinde açıldığından bahsedilemeyeceği, 17/06/2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ve benzer uyuşmazlıklarda görevli yargı koluna ilişkin detaylı değerlendirmelerin yer aldığı Uyuşmazlık Mahkemesi kararı göz önüne alındığında,

davacının hangi yargı mercinde dava açacağı hususunda düştüğü yanılgının makul bir gerekçeye dayanmadığı, "Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." şeklindeki kuralın somut uyuşmazlıkta uygulanmamasının, kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak ölçüde aşırı esnetilmesi anlamına geleceği anlaşıldığından davanın süresinde açılmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası incelenerek verilen dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 20/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 13. Daire, E. 2024/1038, K. 2024/2272, 20 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'un Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Usul Yönünden
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2024/1038
Karar No
2024/2272
Tarih
20 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2024/1039 K.2024/2872
  • Danıştay 9. Daire E.2024/1041 K.2024/2814
  • Danıştay 6. Daire E.2024/1042 K.2024/3235
  • Danıştay 4. Daire E.2024/1043 K.2024/3512
  • Danıştay 8. Daire E.2024/1044 K.2024/3383
  • Danıştay 4. Daire E.2024/1045 K.2024/3313

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.