KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1425 E., 2024/2649 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2024
- Esas No
- 2024/1425
- Karar No
- 2024/2649
- Temyiz eden (davacı)
- ... Mermer Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nce ... tarihinde gerçekleştirilen Karaman ili hudutlarında bulunan ER:... sayılı II-B Grup maden sahası arama ruhsatı ihalesinin iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; uyuşmazlığa konu ihalede dava dışı şirketin 22.500.000,00-TL teklif ile birinci, davacı şirketin 7.501.000,00-TL teklif ile ikinci teklif sahibi oldukları, birinci sıradaki dava dışı şirket süresi içerisinde ihale bedelini yatırmadığından ihalenin en yüksek ikinci teklif sahibi davacı şirketin üzerinde kaldığı, ancak birinci sıradaki dava dışı şirketin teklifi ile ikinci sırada yer alan davacı şirketin teklifi arasındaki fiyat farkının fazla olduğundan bahisle ihalenin iptal edildiği;
Mevzuat uyarınca davalı idarenin gerekli gördüğü hallerde ihaleyi iptal etme hususunda takdir yetkisinin bulunduğu;
Uyuşmazlıkta, söz konusu maden sahası ihalesinde verilen tekliflerin bedeli ile ihale üzerinde kalan davacı şirketin teklif bedeli arasındaki farkın fazla olduğu, ihale konusu maden sahasının daha yüksek bir bedelle ihale edilmesinin mümkün olduğu, bu sebeple kamu zararına yol açılabileceği anlaşıldığından, davalı idarenin takdir yetkisi kapsamında kamu yararı gözeterek ihaleyi iptal etmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, işbu sahanın da yer aldığı 286. grup ihalesinde tekliflerin 510.000,00-TL ile 6.100.00,00-TL arasında olduğu, ortalama teklifin 1.564.000,00-TL olduğu, şirketlerinin teklifinin bu bedelin çok üzerinde olduğu, tekliflerinin taban ihale bedelinin (504.416,00-TL) 15 katı olduğu, 286. grup ihalelerinde özdeş durumda olup (aynı maden grubu, aynı taban ihale bedeli) ihale bedeli işbu ihale bedelinden daha düşük olan ihalelerin onaylandığı, uyuşmazlığa konu sahanın mücavirindeki sahanın taban ihale bedelinin de 504.416,00-TL olduğu ve 5.300.000,00-TL ihale bedeliyle ihalenin onaylandığı, eşit muamele ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, 1. ve 2. teklif arasındaki farkın fazla olduğu, 13.500.000,00-TL taban ihale bedeliyle yeniden ihale edilmesine karar verildiği, ihalenin iptali hususunda idarelerinin takdir yetkisi bulunduğu, takdir yetkisinin kamu yararı doğrultusunda kullanıldığı,
ihalede kapalı zarf tekliflerinde taban ihale bedelinden çok yüksek teklifler verip diğer müracaatçıların açık artırmaya katılmasına mâni olarak rekabete dayalı bir süreç oluşmasına engel olunduğundan ve yüksek ihale teklifi ile hak sağladığı halde ihale bedelini yatırmayıp daha düşük fiyatla sahanın ruhsatlandırılmasına yol açarak kamu zararına neden olunduğundan idarenin takdir yetkisini ihalenin iptalinden yana kullandığı,
dava konusu teklif, ihale taban bedelinden fazla olmakla birlikte taban ihale bedeli, verilen teklifler ve piyasa koşulları dikkate alındığında ihaleye konu maden sahasının daha yüksek bir ihale bedeliyle ruhsatlandırılabilecek, diğer bir söylemle söz konusu teklifin ve ruhsatlandırma talebinin uygun görülmesi halinde kamu zararına neden olunabileceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2024/1425, K. 2024/2649, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama