KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2281 E., 2024/4610 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire 2- (Davacı) ...
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2024
- Esas No
- 2024/2281
- Karar No
- 2024/4610
- Temyiz edenler
- 1- (DAVALI) ... Fonu
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Fonun kayyım olarak atandığı ... İnşaat A.Ş.'ye ait gayrimenkullerin biraraya getirilmesi suretiyle oluşturulan "... İnşaat 138 Gayrimenkul Ticari ve İktisadi Bütünlüğü"nün satışına yönelik ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince, Dairemizin 18/05/2023 tarih ve E:2023/1095, K:2023/2512 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... tarih ve E:...
K:...5 sayılı kararda; davalının kayyım sıfatıyla yönettiği şirketlerin hak ve taraf ehliyetlerini koruduğu, anılan şirketlere ilişkin olarak kayyımın ticârî gerekliliklere göre gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin idarî işlem ve eylem niteliğinde olmadığı, kayyım sıfatıyla ticârî kural ve teamüllere dayanılarak tesis edilen işlemlerde kamu yararının değil ticârî faaliyet gereklerinin esas alındığı ve kayyım işlemlerinin idare hukuku ilkelerine göre değil ticaret hukuku ilkelerine göre tesis edildiği,
bu itibarla, uyuşmazlığın esas itibarıyla Türk Medenî Kanunu'nda düzenlenen kayyımlık görevinin nasıl îfâ edileceğine dair ilke ve kurallar ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle adlî yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, işbu davada ... İdare Mahkemelerinin görevli olduğu, Kurum'un kayyım olarak atandığı şirketlerle ilgili tesis edilen işlemlere karşı asliye ticaret mahkemelerinde açılan davalarda görev ret kararları verildiği, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğu, şirketin genel kurul yetkilerinin Kuruma devredildiği, bu hususta Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulama alanı bulmadığı ileri sürülmektedir. Davacı tarafından, Mahkeme kararında görevli yargı yerinin gösterilmediği, aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, kararın usule ilişkin bir karar olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Davalı idare tarafından, idari yargı mercilerince adli yargının görevli olduğu hususunda verilen kararlarda dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesine imkan bulunmadığı, işbu dava adli yargıda açılacak davanın devamı niteliğinde bulunmadığından vekalet ücreti ve yargılama giderleri hakkında karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2024/2281, K. 2024/4610, 8 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama