İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /13. Daire

DANIŞTAY · 13. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 13. Daire E.2024/2437 K.2024/4738

Dava konusu istem: İzmir ili, Çeşme ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parselde bulunan mülkiyeti davalı idareye ait 2.283,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35/a maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle satışına…

Esas2024/2437Karar2024/4738Tarih13 Kasım 2024Okuma7 dk · 1.365 kelime

KÜNYE

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2437 E., 2024/4738 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire

Karar tarihi
13 Kasım 2024
Esas No
2024/2437
Karar No
2024/4738
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Belediyesi
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.365 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: İzmir ili, Çeşme ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parselde bulunan mülkiyeti davalı idareye ait 2.283,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35/a maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle satışına ilişkin 17/11/2022 tarihli ihalenin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...

İdare Mahkemesince verilen kararda; ... tarih ve ...sayılı Çeşme Belediye Meclisi kararıyla, mülkiyeti idarelerine ait olan uyuşmazlığa konu taşınmazın 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18/e maddesi uyarınca satışına karar verildiği, 02/08/2022 tarihli Kıymet Takdir Komisyonu kararıyla taşınmazın satış bedelinin 120.000.000,00-TL olarak belirlendiği, ... tarih ve... sayılı Çeşme Belediye Encümeni kararıyla taşınmazın 2886 sayılı Kanun'un 35/a maddesi uyarınca 120.000.000,00-TL bedelle ihaleye çıkarılmasına karar verildiği, 13/10/2022 tarihinde gerçekleştirilen ihaleye katılım olmadığından ihalenin yapılamadığı,

bunun üzerine ... tarih ve ... sayılı Çeşme Belediye Encümeni kararıyla, bahse konu taşınmazın tapu kütüğüne düşülen "...

Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve ... esas sayılı Mahkeme müzekkeresi numaralı dosyasında davalıdır" beyanın göz önünde bulundurularak 2886 sayılı Kanun'un 35/a maddesi gereğince kapalı teklif usulü ile 120.000.00,00-TL bedelle ihaleye çıkarılmasına karar verildiği, ihale ilanının... tarih ve ... sayılı ile 08/11/2022 tarih ve 32007 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı, ihalenin aynı zamanda belediye ve kaymakamlık ilan tahtalarında ilan edildiği, 17/11/2022 tarihinde gerçekleştirilen ihaleye 4 istekli katıldığı,

... tarih ve ... sayılı Çeşme Beldiye Encümeni kararıyla ihalenin en yüksek teklifi veren (136.500.000,00-TL) isteklinin üzerinde bırakıldığı ve ihale dosyasının ita amirinin onayına sunulduğu, ihalenin onaylanması ve ihale bedelinin ödenmesinin ardından ...tarih ve ... sayılı Çeşme Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğü yazısıyla, Çeşme Tapu Müdürlüğünden taşınmazın anılan istekli adına tecilinin sağlanmasının istenildiği ve taşınmazın söz konusu istekli adına tescil edildiği;

Davacı tarafından uyuşmazlığa konusu taşınmazın kıyıda kaldığından bahisle satılamayacağı iddiasıyla işbu dava açılmış ise de söz konusu taşınmaza ilişkin imar durum belgesi incelendiğinde, taşınmazın 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı'nda "Turistik Tesis Alanı"nda kaldığı ve "Ayrık Nizam, E:0,90, 5 kat" yapılaşma koşullarına sahip olduğu, 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca davalı idarenin mülkiyetinde bulunan taşınmazları satmaya yetkili olduğu, davalı idarece söz konusu yetkinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak kullanıldığına ilişkin somut herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, davaya konu taşınmazın kıyıda yer aldığı, Anayasa ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu uyarınca kıyıların devamı olan ve onu çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada kamu yararının gözetilmesi gerektiği, ihale neticesinde anılan taşınmaz üzerinde rezidans yapılmaya başlandığı, söz konusu yapının anılan mevzuata ve uygulama imar planındaki kullanım amacına aykırı olduğu, bu yapı nedeniyle kıyıdan yararlanamayacakları, mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,

5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 13/11/2024 tarihinde esasta oybirliği gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.

(X) GEREKÇEDE KARŞI OY

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 2. fıkrasının (a) bendinde, bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı; 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; 2. fıkrasının (a) bendinde, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu kurala bağlanmıştır.

2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı kurala bağlanmak suretiyle dava açma süresinin başlamasında "yazılı bildirimin” esas alınması gerektiği, ilanı gereken düzenleyici işlemlere karşı açılan idari davalarda ise, dava açma süresinin hesabında bildirim yerine ilanın esas alınarak sürenin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlaması gerektiği öngörülmüştür.

Düzenleyici işlemler dışında kalan bireysel nitelikteki idari işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda ise, dava açma sürelerinin hesabında, işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmekle birlikte, özellikle idarenin tesis ettiği işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle de idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idari işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda, öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.

Bu itibarla, ihale kararı, ilanı gereken düzenleyici işlem olmadığından dava açma süresinin ilan veya ihale tarihinden itibaren başlatılmaması, yazılı bildirim yapılan hallerde bildirim tarihinde, yazılı bildirim yapılmayan hallerde ise işlemin öğrenildiği tarihi izleyen günden itibaren başlatılması gerekmektedir.

Ancak, işlemin öğrenme tarihinin belirlenmesi her zaman mümkün olmadığı gibi işlem, çok uzun süre sonra da öğrenilmiş olabilir veya daha önce öğrenildiği halde aksi ispat edilemeyeceği için hakkın kötüye kullanılması suretiyle yeni öğrenildiği beyan edilerek dava açılabilir. Oysa ki dava açma süresi, kamu düzenine ilişkin bir konu olup sürenin başlangıcının kişilerin takdirine bırakılması mümkün değildir.

İdari işlemin tarafı olmayan ve kendisine bildirim yapılmayan kişiler tarafından, işlemin yeni öğrenildiği beyan edilerek işlemin tesis edildiği tarihten uzunca bir zaman geçtikten sonra dava açılması halinde, idari işlemler ve dolayısıyla işlem neticesi elde edilen haklar devamlı olarak iptal edilme riskine maruz kalacaktır. Bu risk nedeniyle de idari istikrar ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlali sonucu doğacak ve bu durum, kamu hizmetlerinin işleyişini aksatacağı için de kamu düzeni bozulacaktır.

Bu nedenle hukuki güvenlik ve idari istikrarın sağlanması ile kişilerin mahkemeye erişim haklarının korunması arasında adilane dengenin kurulması gerekmekte olup bu denge her bir somut uyuşmazlığın özelliğine göre yargı mercilerince makul bir dava açma süresi belirlenmesiyle sağlanabilir.

Nitekim Fransız Danıştayı 13/07/2016 tarihli M.A.B. kararında dava açma süresine ilişkin olarak, Fransız İdari Yargı Kanunu'ndaki düzenlemelerden hareketle, başvuru yolları, başvuru ve dava süreleri konusunda bilgi verme zorunluluğuna uyulmaması veya idarenin bu bilgileri ilgiliye verdiğine dair kanıt bulunmaması hallerinde, ilgili kişiye İdari Yargı Kanunu'nda yer alan genel dava açma sürelerinin uygulanmayacağını ve kişilerin dava açma süreleri geçmiş olsa bile dava açabilecekleri, ancak "hukuki güvenlik” ilkesinin kişilerin süresiz olarak, her istedikleri zaman dava açamamalarını gerektirdiği,

bununla birlikte dava yollarına makul süreler içerisinde başvurulabileceği yönünde karar vermiştir (Conseil d'Etat, Asambleé, 13/07/2016, No:387763) (Erişim: https://www.conseil-etat.fr/arianeweb - Ariane Web Arama Motoru) (Kararın çevirisi için bkz. AYDIN, M. A., Başvuru Yolu ve Süresi Gösterilmeyen Tebligatın Dava Açma Süresine Etkisi, Fransız Danıştayı'nın Eski Polis Komiseri M.A.B. Kararı, Terazi Hukuk Dergisi, C. 12, S. 134, Ekim 2017, s. 86-89).

Anılan kararda makul sürenin belirlenmesindeki amaçlardan biri ise “dava açma süresinin makul süre ile sınırlandırılması, muhtemel davalı idarelerin aşırı gecikmeli açılan davalar sonucu çıkabilecek iptal kararlarına maruz kalmalarını önleyecek, adaletin daha iyi işlemesini sağlayacak ve hukuki durumların güvenliğe ve sabitliğe kavuşmasını sağlayacaktır." şeklinde belirtilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, İzmir ili, Çeşme ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parselde bulunan 2.283,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 2577 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35/a maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle 17/11/2022 tarihinde satışına ilişkin ihalenin iptali istemiyle 16/02/2024 tarihinde, yani ihale tarihinden yaklaşık 15 ay sonra dava açıldığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu ihale işlemleri açısından, makul süre olarak belirli bir süre öngörmek güç olmakla birlikte, işlemin niteliği dikkate alındığında, ihale tarihinden yaklaşık 15 ay sonra açılan davanın süresinde olmadığının kabulü hakkaniyete uygun olacağından davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekmektedir.

Açıklanan nedenle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası incelenerek verilen davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığından, anılan kararın belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyu ile, gerekçe yönünden karara katılmıyorum.

Danıştay 13. Daire, E. 2024/2437, K. 2024/4738, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. (X) Gerekçede Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2024/2437
Karar No
2024/4738
Tarih
13 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2024/2437 K.2024/5980
  • Danıştay 13. Daire E.2024/2438 K.2024/5063
  • Danıştay 3. Daire E.2024/2444 K.2024/6140
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2024/2446 K.2024/2838
  • Danıştay 7. Daire E.2024/2449 K.2024/4708
  • Danıştay 2. Daire E.2024/2453 K.2024/5741

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.