KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2816 E., 2024/4435 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2024
- Esas No
- 2024/2816
- Karar No
- 2024/4435
- Temyiz eden (davacı)
- ... Elektrik Dağıtım A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ...İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Dağıtım lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirkete, Ocak 2013-Mart 2013 dönemlerinde sayaç okuma ve okunan değerlerin Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezine (PMUM) bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine ve 81. maddesine aykırı hareket ettiğinin tespit edildiğinden bahisle 366.319,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve ...sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının bildirilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Denetim Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işleme dayanak oluşturduğu ileri sürülen... tarih ve ...-... sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Dairemizin 18/01/2022 tarih ve E:2016/3965, K:2022/102 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacı dağıtım şirketinin, Ocak 2013-Mart 2013 dönemlerinde sayaç okuma ve okunan değerleri PMUM'a bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediği ve Ocak 2011-Mayıs 2011 dönemlerine ilişkin aynı yükümlülüğün ihlali nedeniyle de ... tarih ve ...sayılı Kurul kararıyla ihtar edildiği,
her ne kadar davacı tarafından, dava konusu idari para cezasına konu döneme ilişkin olarak sayaç okuma ve okunan değerleri PMUM'a bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeme ihlali ile ilgili herhangi bir ihtar yapılmadığı ileri sürülmüş ise de, elektrik piyasası mevzuatında yükümlülüklerin dönemsel olarak ele alınıp her bir dönem için ayrı ayrı ihtarda bulunulacağı yönünde bir kuralın yer almadığı, ihlalin niteliği göz önüne alındığında, aynı ihlale ilişkin olarak her dönem için ayrı ayrı ihtarın gerekmeyeceğinin açık olduğu anlaşıldığından,
aynı yükümlülüğün ihlali nedeniyle ihtar edilen ve ihtardan sonra aynı mevzuat hükmünü ihlal eden davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, idari para cezası verilmeden önce bildirim yükümlülüğünün ihlal edildiği döneme ilişkin ihtar gönderilmesi gerektiği, bu konuda daha önce gönderilen ihtarın dava konusu işlem yönünden muteber sayılmasının mümkün olmadığı, hukuki belirlilik ve istikrar ilkelerinin ihlal edildiği, ihtarın ve ihtar sonrasında verilecek sürelerin her bir fatura dönemine ilişkin olarak ayrı ayrı yapılması ve ayrı ayrı işbu ihtar sürelerine riayet edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, temyize konu kararın her yönüyle yasaya ve usule uygun olduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2024/2816, K. 2024/4435, 1 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama