KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2977 E., 2024/5413 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Esas No
- 2024/2977
- Karar No
- 2024/5413
- Temyiz eden (davacı)
- ... Döviz ve Altın Ticareti Sınırlı Yetkili Müessese Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Cumhuriyet Başsavcılığı
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca toplamda 1.026.935,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ... karar sayılı idari yaptırım kararının ve bu kararın kaldırılmasına yönelik olarak yapılan 12/09/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; "..." adresinde faaliyet gösteren davacı şirket tarafından, şirkete ait döviz bürosu niteliğindeki işyerindeki iş ve işlemlerin kambiyo mevzuatı kapsamında incelenmesi neticesinde, birtakım genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket edildiğinden bahisle 1567 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrası gereğince toplam 1.026.935,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı İdari Yaptırım Bürosunun ... tarih ve ... nolu kararı ile yasal dayanağının ortadan kalkmış olması nedeniyle söz konusu idari yaptırım kararının kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun cevap verilmeyerek zımnen reddi işleminin iptalinin istenildiği;
İdari yaptırım öngörülen kabahat fiillerine karşılık olarak özel kanunlarında idari yargının açıkça gösterilmediği durumlarda 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesi kapsamında en geç on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabileceği ve bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararının kesinleşeceğinin düzenlendiği, davaya konu idari yaptırım kararının içeriğinde idari para cezasına karşı başvuru yolu olarak 5326 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereği sulh ceza hakimliği olarak gösterildiği, öte yandan, idari yaptırım kararının kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddi işleminin de söz konusu idari yaptırım kararına yönelik olarak görevli yargı merciini değiştirmeyeceği;
Bu itibarla, davaya konu idari para cezası işlemi ile buna karşı yapılan itirazın reddine dair zımnen ret işlemi yönünden uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargı yerine ait olduğu anlaşıldığından, davanın görev yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 5326 sayılı Kanun’un 27. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca idari yargının görevli olduğu, idari para cezası yanında faaliyet izninin de iptal edildiği, faaliyet izninin iptali kararına karşı açılan davanın idari yargı yerlerince incelendiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Her ne kadar davacı tarafından 5326 sayılı Kanun'un 27. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca idari yargı mercilerinin görevli olduğu iddia edilmişse de, anılan Kanun maddesiyle idari yargı yerlerinin görevine giren bir idari yaptırım kararı ile idari para cezasına karar verilmesi halinde, bu kararlara karşı birlikte dava açılması halinde idari yargı yerlerinin görevli olduğunun düzenlendiği, davacının ise faaliyet izninin iptali işlemine karşı ayrı, idari para cezasına karşı ise ayrı dava açtığı anlaşıldığından, anılan düzenlemenin uyuşmazlığa uygunlanma imkanı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2024/2977, K. 2024/5413, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama