KÜNYE
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/773 E., 2024/2072 K.·T.C. Danıştay Onüçüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2024
- Esas No
- 2024/773
- Karar No
- 2024/2072
- Temyiz edenler
- I- (DAVACI) ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
746 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
II- (DAVACI YANINDA MÜDAHİLLER)
1- ... VEKİLİ : Av. ... 2- ... 3-... VEKİLİ : Av. ...
III- (DAVALI) ...Sigorta Fonu (...)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı tarafından, hissedarı olduğu ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin tüm mal, hak ve varlıklarının bir araya getirilmesi suretiyle oluşturulan ... Gıda Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nün 6758 sayılı Kanun'un 19 ve 20. maddeleri ile 5411 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca kapalı zarf ve açık artırma usullerinin birlikte uygulanması suretiyle satışına ilişkin 18/06/2022 tarih ve 31870 sayılı Resmî Gazete'de ilan edilen işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 18/05/2023 tarih ve E:2023/904, K:2023/2517 sayılı bozma kararına uyularak verilen 31/10/2023 tarih ve E:2023/2045, K:2023/2074 sayılı kararda; davalının kayyım sıfatıyla yönettiği şirketlerin hak ve taraf ehliyetlerini koruduğu, anılan şirketlere ilişkin olarak kayyımın ticârî gerekliliklere göre gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin idarî işlem ve eylem niteliğinde olmadığı,
kayyım sıfatıyla ticârî kural ve teamüllere dayanılarak tesis edilen işlemlerde kamu yararının değil ticârî faaliyet gereklerinin esas alındığı ve kayyım işlemlerinin idare hukuku ilkelerine göre değil ticaret hukuku ilkelerine göre tesis edildiği dikkate alınarak uyuşmazlığın esas itibarıyla Türk Medenî Kanunu'nda düzenlenen kayyımlık görevinin nasıl îfâ edileceğine dair ilke ve kurallar ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle adlî yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı ve davacı yanında müdahiller tarafından, idarenin kamu gücü kullanılarak ve kamu hukuku alanına giren uyuşmazlıklarda idari yargının görevli olduğu, Anayasa Mahkemesi kararlarında idari yargının görev alanının belirlenmesinde kullanılan temel ölçütler olarak bir işlemde kamu gücünün kullanılması ve işlemin idari işlem niteliğinde olması gerektiğine vurgu yapıldığı, Fon'un kayyım olarak atanması ile kişilerin veya özel hukuk tüzel kişilerinin kayyım olarak atanması arasında hukuken çok ciddi farklar olduğu, Fon'a devredilen mallar yönünden davalı idarece kamu gücünün kullanıldığı,
Fon'a devredilen şirketlerin ihale, satış ve devamına ilişkin süreçlerin 5411 sayılı Kanun çerçevesinde kamu hukuku hükümleri uygulanarak ve ihale mevzuatı süreçleri izlenerek yapılan işlemler olduğu, dolayısıyla dava konusu işlemin idari yargıda görülmesi gerektiği, Fon'un kayyım olduğu şirketlerle ilgili tesis ettiği işlemlere karşı Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davalarda yargı yolunun caiz olmadığından davanın reddine karar verildiği, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, işbu davada İstanbul İdare Mahkemelerinin görevli olduğu, Kurum'un kayyım olarak atandığı şirketlerle ilgili tesis edilen işlemlere karşı Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılan davalarda görev ret kararları verildiği, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğu, şirketin genel kurul yetkileri Kuruma devredildiğinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2024/773, K. 2024/2072, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama