KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2020/2515 E., 2021/2836 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2021
- Esas No
- 2020/2515
- Karar No
- 2021/2836
- Temyiz eden (davalı)
- … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Diğer davalı
- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K: … sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
672 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde yatırım ve inşaat daire başkanı kadrosunda görev yapmakta iken, daire başkanlığı görevinden alınarak mühendis kadrosuna atanan davacı tarafından, görevden alma ve mühendis kadrosuna atanmaya ilişkin işlemlerin iptali ile yoksun kalınan parasal tutarın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesinin … günlü ve E:…, K:… sayılı kararında, üst düzey yönetici atama ve görevden alma konusunda geniş bir tercih ve takdir yetkisine sahip olan idarenin, her türlü takdire dayalı işleminde, takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun hareket etmesi gerektiği, davacının daire başkanlığı görevinde başarısız ve yetersiz olduğu ya da görevinden alınmasını gerektirecek bir eylemi,
tutum ve davranışı ile hizmete etkisi olan herhangi bir olumsuzluğu bulunduğu yönünde bir tespit bulunmadığı gibi mühendis kadrosuna atanmasını gerektiren hukuken geçerli herhangi somut bir nedenin de davalı idarece gösterilmediği ve davacının görevinde başarısızlığı ya da yetersizliğinin bulunup bulunmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmasına olanak sağlayacak nedenlerin de ortaya konulmadığı dikkate alındığında, salt takdir yetkisinin kullanıldığı ileri sürülerek tesis edilen dava konusu idari işlemde gerek yasal mevzuat gerekse de Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın istikrar kazanmış içtihatlarında vurgulanan temel ilkeler bağlamında,
daire başkanlığından alınan davacının mühendis olarak atanması ve bu şekilde görevlendirilmesine dair tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptali ile yoksun kalınan özlük ve parasal tutarın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
1-Davalı idarelerden Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından, davacının 3 yıl fiili hizmetini tamamlamadan, görevde yükselme sınavına tabi olan şube müdürlüğü görevini yapmaksızın, doğrudan Büyükşehir Belediye Başkanının takdiriyle sınavsız şekilde Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığına atandığı, aynı usulle Büyükşehir Belediye Başkanının takdiriyle daire başkanlığı görevinden alınarak kariyerine ve kazanılmış hak aylığına uygun kadroya atandığı, idari kadrolarda görev verilen yöneticilerin hem vatandaşın taleplerine duyarlı olması,
hem de değişen ve gelişen ihtiyaçları yönetebilecek ve bağlı bulunduğu idarede üst amirleri ile işbirliği ve koordinasyon içinde çalışabilme yetkinliğine sahip olması gerektiği, bu kadrolarda ihtiyaç duyulduğunda değişimin sağlanması gerektiği belirtilerek kararın bozulması istenilmektedir.
2-Davalı idarelerden Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, dava konusu işlemin usul ve yasalara uygun olarak tesis edildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde idareye kamu yararı ve hizmetlerin gereklerini göz önüne alarak hizmetin gerektirdiği görevlerde istihdam edilebilmesi için idareye takdir hakkı tanındığı. İdareye tanınan taktir yetkisi hizmet gereği ve kamu yararına uygun olarak kullanıldığı belirtilerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Davacı tarafından cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2020/2515, K. 2021/2836, 22 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama