KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/15702 E., 2021/3210 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2021
- Esas No
- 2021/15702
- Karar No
- 2021/3210
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; Ankara Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, özel harekat branşından çıkarılarak genel hizmet statüsüne aktarılmasına ilişkin 21/02/2014 olur tarihli işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan tazminat, ek teminde güçlük zammı ile branşa ilişkin tüm özlük haklarının ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline ve yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının davacıya ödenmesine karar verilmiş olup; anılan iptal-kabul kararı, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 28/12/2015 günlü, E:2015/14321, K:2015/8556 sayılı kararıyla bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Bozma kararına uyulmak suretiyle verilen. İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla. 2014 yılı içerisinde yapılacak yerel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sebebiyle ülke genelinde kamu düzeninin sağlanması için koruyucu, önleyici, caydırıcı güvenlik tedbirlerinin alınması, adli ve idari görevlerin yerine getirilmesinde zaafiyet yaşanmaması,
ayrıca son zamanlarda yaşanan terör saldırıları nedeniyle ek güvenlik tedbirlerinin alınması amacıyla özel harekât birimlerinde bu konuda tecrübeli personelin fazla olmasından dolayı, genel hizmet biriminde görevli personele bilgi birikimlerini aktarmak ve genel hizmet birimlerindeki tecrübeli personel ihtiyacının giderilmesi amacıyla genel hizmet birimlerinde görevlendirmelerin yapıldığı ve işlem tarihi itibariyle, ülke genelinde farklı illeri de içine alan birçok polis memuru hakkında bu şekilde işlem tesis edildiği, bu durumun idari ve asayiş ile ilgili ortaya çıkan zorunlu ihtiyaçtan kaynaklandığı,
aksi bir durumun ülke iç güvenliğini sağlamakla görevli emniyet teşkilatını görev yapamaz duruma düşüreceği, salt davacıya yönelik tesis edilmediği görülen işlemin hizmet dışı nedenler esas alınarak ya da takdir yetkisi kötüye kullanılarak tesis edildiği noktasında dava dosyasında da bilgi ve belge bulunmadığı dikkate alındığında, Yönetmeliğin 10. maddesinin 7. fıkrası uyarınca davacının, özel harekât branşından çıkarılarak genel hizmet statüsüne aktarılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Mahkeme kararında komiser yardımcısı olarak geçtiği oysa bu ünvanla hiç çalışmadığı, mesleğe girdiği tarihten itibaren polis memuru olarak görev yaptığı, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında başarılı hizmetlerinin olduğu, anılan süre içerisinde herhangi bir başarısızlığının bulunmadığı, adli/idari soruşturma geçirmediği, çok sayıda maaş taltifi aldığı, branştan çıkarılmasını gerektirecek haklı bir nedenin bulunmadığı ileri sürülerek, temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/15702, K. 2021/3210, 7 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama