KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/16487 E., 2022/5332 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2022
- Esas No
- 2021/16487
- Karar No
- 2022/5332
- Temyiz eden (davalı)
- … Valiliği
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
898 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Dava Konusu İstem
Davacı, Bitlis ili, … İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde hakkında yürütülen soruşturma neticesinde "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, K:… sayılı kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine hükmedilmiş, anılan karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 08/02/2018 günlü, E:2016/15273, K:2018/7952 sayılı kararıyla bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararla; davacının 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı … Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararında her ne kadar işlediği "suçun işleniş şekli" dikkate alınmak suretiyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmişse de anılan Tüzük'ün 15. maddesinde belirtildiği şekilde davacının geçmiş hizmetleri ve sicillerinin kararda tartışılmayarak, kararın objektif kriterlere dayandırılmaksızın yalnızca "suçun işleniş şekli" kriterinden hareketle tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının mesleği gereği tarafsız davranması gerektiği halde ortada hiçbir neden yokken olaya kendi isteğiyle taraf olduğu, kendisine hakaret eden kişiye saldırmak suretiyle kendince ceza vermek istemesinin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan bir davranış olduğu, suçun işleniş şekli dikkate alınarak alt cezanın uygulanmadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararı uyarınca doğrudan Dairemiz esasına alınan dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı; Bitlis ili, … İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde hakkında yürütülen soruşturma neticesinde "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, K:… sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
Anayasa'nın 125. maddesinin 4. fıkrasında, "Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarİ eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez." hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun -dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle- 2. maddesinin 2. fıkrasında, "İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler, yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesinde yer alan, "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; aynı Tüzük'ün "Bir alt ceza verilmesi" başlıklı 15. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan metninde ise; "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara bu Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda yer verilen Anayasal ve yasal düzenlemeler ile Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesinde yer alan "uygulanabilir" ibaresi birlikte değerlendirildiğinde, emniyet teşkilatı mensuplarının geçmiş hizmetlerinin olumlu ve sicillerinin iyi olması halinde disiplin cezasına konu fiillerin karşılığı olan disiplin cezasından bir derece hafif cezanın verilmesi konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı, söz konusu yetkinin kullanılması açısından idarenin yargı kararıyla yönlendirilmesine veya takdir hakkına müdahale edilmesine hukuken olanak bulunmadığı, aksi durumun yerindelik denetimine sebep olacağı açıktır.
Aktarılan açıklamalar doğrultusunda İdare Mahkemesince uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davacının 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 24/03/2009 günlü, 2009/17 sayılı Bitlis Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararında (Mülga) Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesinde belirtildiği şekilde davacının geçmiş hizmetleri ve sicillerinin tartışılmadığı, kararın objektif kriterlere dayandırılmaksızın yalnızca "suçun işleniş şekli" kriterinden hareketle tesis edildiği, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Bu itibarla, İdare Mahkemesince, davacının disiplin cezasına konu fiilinin sübut bulup bulmadığı, sübut bulmuş ise fiiline uyan disiplin cezasıyla cezalandırılıp cezalandırılmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
(X) KARŞI OY
... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki bozma kararına katılmıyorum.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/16487, K. 2022/5332, 26 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama