İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /2. Daire

DANIŞTAY · 2. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 2. Daire E.2021/16655 K.2025/3739

Dava; İstanbul Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında yürütülen soruşturma neticesinde "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini…

Esas2021/16655Karar2025/3739Tarih18 Eylül 2025Okuma10 dk · 2.067 kelime

KÜNYE

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/16655 E., 2025/3739 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire

Karar tarihi
18 Eylül 2025
Esas No
2021/16655
Karar No
2025/3739
Temyiz eden (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
1. Hukuk Müşaviri Yrd. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.067 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

Dava Konusu İstem

Dava; İstanbul Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında yürütülen soruşturma neticesinde "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi gereğince "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile tecziyesine ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :...

İdare Mahkemesinin ...günlü, E:..., K:...sayılı kararıyla; davacının ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile nitelikli cinsel saldırıya yardım suçundan beraatına karar verildiği, suçu bildirmeme suçundan da neticeden 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (CMK) 231/5 maddesi uyarınca hakkında belirlenen sonuç cezaya ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüşse de bu durumun, davacının 657 sayılı Kanun uyarınca fiiline uyan disiplin cezası ile cezalandırılmasına engel teşkil etmeyeceği, diğer taraftan;

...Ağır Ceza Mahkemesinin anılan kararı ile P.T.'ye ekip otosunda cinsel saldırıda bulunan polis memuru S.E.'nin sübut bulan "cinsel saldırı" suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin de görüldüğü, bu durumda, 06/01/2018 tarihinde ekip otosu içinde davacının da bulunduğu esnada, ekip arkadaşı S.E. tarafından P.T.'ye karşı cinsel saldırı suçunun işlendiği,

davacının işlenen bu suça iştirak etmemekle birlikte sessiz kaldığı ve ilk fırsatta amirlerine rapor etmemek suretiyle suçu bildirmediği dikkate alındığında, kanunda tanımlanan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili sübut bulduğundan, davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler, ilgili mevzuat hükümleri ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; ceza yargılaması sonucu gelinen noktada, davacının 06/01/2018 tarihinde ekip aracında yaşanan olaya ilişkin disiplin hukuku alanında sorumluluğunu gerektiren eyleminin, cinsel saldırıya yardım etmek değil, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi olduğu,

dolayısıyla davacının disiplin sorumluluğunun, bu eylem yönüyle irdelenmesi gerektiği, söz konusu eylemin ise 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi kapsamında "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamında kalmadığı, bir başka ifadeyle davacının disiplin hukuku açısından sorumluluğunu gerektiren bir eylemi bulunduğu sabit ise de, uygulanan disiplin yaptırımının, davacının sübut bulan eylemiyle örtüşmediği sonucuna varıldığı, bu durumda;

davacının sübuta eren eylemiyle örtüşmediği anlaşılan disiplin yaptırımında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulü ile başvuruya konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, disiplin soruşturmasının mevzuatla belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yürütüldüğü, isnat edilen eylemin sübuta erdiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI

Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

06/01/2018 tarihinde birlikte görev yaptığı grup amiri S.E'nin ekip otosu içerisinde P.T isimli bayanla girdiği cinsel ilişki neticesinde adı geçen bayanın şikayeti üzerine, davacı hakkında hem ceza hem de disiplin soruşturmasının açıldığı, yürütülen disiplin soruşturması neticesinde davacının fiilinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesinde düzenlenen disiplin suçu kapsamında değerlendirmek suretiyle disiplin yönünden devlet memurluğundan çıkarma cezasının uygulanması yönünde teklifte bulunulduğu, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun teklif doğrultusunda uyguladığı disiplin yaptırımı üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında; "Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanır..." kuralına yer verilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış, aynı Kanun'un 131. maddesinde ise; "... Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.

Ceza mahkemesi kararlarının disiplin cezalarına etkisinin, 657 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen 131. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Kamu görevlisinin disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlarının, aynı zamanda ceza kanunu bakımından da suç oluşturması durumunda disiplin yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımının da uygulanması söz konusu olabilecektir. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukukunda uygulanan ilke ve kuralların birbirinden farklı olması nedeniyle kamu görevlisinin ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, kural olarak anılan kamu görevlisine ayrıca disiplin cezası verilmesine engel olmayacaktır.

Öte yandan, ceza yargılaması sonucunda aynı zamanda disiplin cezasının da konusunu oluşturan fiilin kamu görevlisi tarafından işlenip işlenmediği ile ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaatin kesin hüküm halini alması durumunda, başka bir yargı merci tarafından maddi olayın oluşu ile ilgili olarak aksi yönde bir yargıya varılamayacağından, fiilin kamu görevlisi tarafından işlenip işlenmediğine ilişkin ceza mahkemesi hükmünün disiplin cezasına ilişkin yargılamada da dikkate alınması gerekmektedir.

Dava dosyasına sunulan belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; davacı hakkında "nitelikli cinsel saldırı suçuna yardım" ve "kamu görevlisinin suçu bildirmemesi" suçlamalarıyla yargılandığı ceza davasında ...

Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla "nitelikli cinsel saldırı suçuna yardım" suçundan beraatine, "suçu bildirmeme" suçundan dolayı 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5 maddesi gereğince hakkında belirlenen sonuç cezaya ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan karara yönelik yapılan istinaf isteminin reddine dair ...

Bölge Adliye Mahkemesi...Ceza Dairesinin...günlü, E:..., K:... sayılı kararının, Yargıtay ...Ceza Dairesinin ...günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu, anılan bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının,...Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:...sayılı kararıyla "vücuda organ sokmak suretiyle cinsel saldırı" suçundan 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın Yargıtay...Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmektedir.

Dava konusu uyuşmazlıkta; İdare Mahkemesinin karar tarihinde ve bu kararın istinaf incelemesi safhasında davacı hakkında verilen bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, ancak temyiz aşamasında davacının disiplin cezasıyla cezalandırılmasına sebep olan fiili nedeniyle adli yargı yerince yapılan yargılamada mahkumiyetine hükmedildiği görülmekle, ortaya çıkan bu yeni hukuki durum karşısında, ceza mahkemesi kararının sonucu ve gerekçeleri dikkate alınmak suretiyle yeniden değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesince yukarıda değinilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulüne, dava konusu işlemin iptaline dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,

2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:...sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,

3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18/09/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.

GEREKÇEDE KARŞI OY

7068 sayılı Kanun'un "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.

09/05/2014 tarih ve 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 tarih ve E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararında da; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde yer alan kuralın,... fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı, disiplin cezası gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki; kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, Anayasa'nın 2., 38. ve 128. maddelerine aykırı olmadığına karar verilmiştir.

Yasa ile yüz kızartıcı olan eylemlerin hangileri olduğuna dair genel bir belirleme yapılmamış ise de; bazı kanunlarda yüz kızartıcı suçlara ilişkin düzenlemeler yer almış olup, bu düzenlemelerin; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde yer alan "yüz kızartıcı" kavramının somutlaştırılmasında esas alınıp, belirlilik ve öngörülebilirliğin sağlanacağı sonucuna ulaşılmıştır.

Eylem tarihinden önce yürürlükte bulunan, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun (17/02/2004 - 5085 Kanun 7. m) 12. maddesinde; " Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile... mahkûm olanlar" hükmüne yer verilerek cinsel taciz (sarkıntılık), yüz kızartıcı sayıldığından, bu eylemin sübut bulması halinde; 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi, hukuksal denetimin de bu çerçevede yapılması gerekir.

Diğer yandan; disiplin hukuku; kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir alandır.

Mevzuatımızda, kamu hizmetini yürütenlerin; disiplin yaptırımını gerektiren, eylem, işlem ve davranışlarını ve verilecek disiplin cezalarını belirleyen farklı düzenlemeler bulunmakla birlikte; disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden ayrıca düzenleme yapılarak, farklı bir ispat standardı veya oluşumsal unsurların belirtilmediği ve bu sürece ilişkin genel bir usul kanunu bulunmadığından, uygulamada ceza hukuku ilkelerine atıf yapıldığı; idari ve adli makamlarca yapılan değerlendirmelerin farklı sonuçlara ulaşabildiği görülmektedir.

Nitekim, AİHM "... yasaklanan ve disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem ve davranışlar, cezai suç teşkil etmektedir. Bununla birlikte, disiplin makamlarının bu gerekçelere dayanabilmesi için cezai bir hükmün gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir bulgu mevcut değildir... bu yönde herhangi bir netliğin bulunmadığını dikkate alan AİHM, başvuranın davasında disiplin sorumluluğu ve cezai sorumluluk arasındaki çizgilerin, disiplin soruşturmasının en başından beri bulanık olduğunu" (AHİM- SEVEN / TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 60392/08)";

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131. maddesi uyarınca, suçlamalardan beraat etmenin, aynı olaylar nedeniyle disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı kuralı yönünden ise; "Danıştay kararında geçen “ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı” ifadesinin, bu hususların hiçbirini aydınlatmadığı... ceza yargılamalarıyla eşzamanlı veya ceza yargılamalarının ardından yürütülen disiplin incelemelerinde üzerine atılı suç bulunan bir kişinin suçu yetkili bir mahkeme tarafından sabit bulununcaya kadar masum sayılma hakkının güvence altına alınması amacıyla izlenecek herhangi bir ilkeden" (AHİM KEMAL ÇOŞKUN/TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 45028/07) bahsetmediği görüşündedir.

Anayasa Mahkemesi ise; "adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabileceği, (Galip Şahin, B.

No: 2015/6075), idari makamlarca veya mahkemelerce salt bir kimsenin suç isnadı altında olduğunun ifade edilmesi masumiyet karinesini zedelemeyeceği, bu bakımdan kişinin suç isnadı altında olduğunun belirtilmesi ile hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı hâlde onun mahkûm olduğunun kesin bir dille ifade edilmesi veya bu yönde kanaat oluşmasına yol açacak nitelikte açıklamalarda bulunulması arasındaki ayrıma özen gösterilmesi gerektiği,... disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza

mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesi ve bunu sorgulayacak ifadeler kullanmamasının beklendiği, aksi takdirde kişinin ceza mahkemesinde beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmayacağını (Barış Baş, B.No 2016/14253) belirtmektedir.

Yukarıda aktarılan duruma göre, disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışların; cezai suç teşkil ettiği durumda, ceza yargılaması kanaatinin esas alınması gerekir.

Uyuşmazlıkta; davacının disiplin cezasıyla cezalandırılmasına sebep olan fiili nedeniyle adli yargı yerince yapılan yargılamada mahkumiyetine hükmedildiği, bu kararın kesinleştiği görüldüğünden ortaya çıkan bu yeni hukuki durum karşısında, ceza mahkemesi kararının sonucu ve gerekçeleri dikkate alınmak suretiyle yeniden değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu durumda; yüz kızartıcı hal ve davranışlar nedeniyle verilen disiplin cezasına ilişkin temyize konu kararın yukarıda aktarılan gerekçe ile bozulması gerektiğinden, gerekçe yönünden karara katılmıyorum.

Danıştay 2. Daire, E. 2021/16655, K. 2025/3739, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava Konusu İstem
  4. Temyiz Edenin İddiaları
  5. Karşı Tarafın Cevabı
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Gerekçede Karşı Oy
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2021/16655
Karar No
2025/3739
Tarih
18 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2021/16718 K.2025/3764
  • Danıştay 2. Daire E.2021/16843 K.2025/3644
  • Danıştay 2. Daire E.2021/16939 K.2025/3975
  • Danıştay 2. Daire E.2021/17132 K.2025/4019
  • Danıştay 2. Daire E.2021/17205 K.2025/3482
  • Danıştay 2. Daire E.2021/17350 K.2025/3905

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.