İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /2. Daire

DANIŞTAY · 2. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 2. Daire E.2021/18466 K.2025/3622

Dava konusu istem: Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden…

Esas2021/18466Karar2025/3622Tarih16 Eylül 2025Okuma11 dk · 2.139 kelime

KÜNYE

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/18466 E., 2025/3622 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire

Karar tarihi
16 Eylül 2025
Esas No
2021/18466
Karar No
2025/3622
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.139 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle, 7068 sayılı Kanun'un 8/(6)-ç maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile tecziyesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun 13/04/2020 tarihinde onaylanan ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı karar ile; davacının, disiplin cezasına konu eylemleri nedeniyle "gizliliğin ihlali" ve "kamu görevlisinin suçu bildirmemesi" suçlarından ...

Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına kayden ceza yargılamasının devam ettiğinin görüldüğü, davacı ve ... isimli polis memurlarının fuhuş ticareti yaptığı belirtilen ... isimli şahısla aralarındaki irtibatın saptanması amacıyla ...

Sulh Ceza Hakimliğinden karar alınmak suretiyle iletişimin tespiti yoluna gidildiği ve yasal dinlemeler neticesinde, davacı ile ... isimli şahıs arasında 01/01/2018 - 31/12/2018 tarihleri arasında 27 kez irtibat tespit edildiği, bu konuşmaların yansıdığı bazı tape kayıtlarında disipline konu olacak konuşmaların yapıldığı,

davacı ile fuhuş ticareti yaptığı iddia edilen ... arasında yoğun iletişim olduğu ve davacının polis memurluğu nüfuzunu çıkar sağlamak amacıyla ve/veya dostluk gibi nedenlerle kullanarak gizli kalması gereken soruşturma bilgilerini adı geçen şahısla paylaştığı ve bu yüzden ''yetkisini ve nüfuzunu kötüye kullandığı'' hususunun sübûta erdiği;

öte yandan, davacıya yüksek disiplin kurulunda sözlü savunma hakkı verilmediği ve bu yolla savunma hakkının kısıtlandığı iddia edilmiş ise de, asıl olarak meslekten çıkarma cezasını veren İl Polis Disiplin Kurulu kararının onaylanmasıyla ilgili ''görüş'' niteliğinde olan Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararı verilmeden önce, ayrıca bir sözlü savunma alınmasına gerek olmadığı, İl Polis Disiplin Kurulunda 05/12/2019 tarihinde sözlü savunma hakkı tanındığı ve beyanlarının tutanağa bağlanmak suretiyle imzalandığı görülmekle, davacının bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuk ve usule uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından; yüksek disiplin kurulunca savunma hakkı tanınmadığı, şartları oluşmasına karşın alt ceza uygulamasına gidilmediği, ceza yargılamasının devam ettiği ve isnat edilen eylemin sübuta erdiğine yönelik herhangi bir delilin bulunmadığı, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI

Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyası üzerinden, ... isimli şahsın da bulunduğu şüpheliler hakkında, insan ticareti ve fuhuş suçlarından yürütülen soruşturmaya dayalı olarak ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... günlü, ... D.İş sayılı kararı ile iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri uygulanmıştır. Şüpheli şahısların, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde görevli polis memurları davacı ve ... ile irtibatlarının olduğu ve aralarında suç teşkil eden görüşmelerin gerçekleştiğinin tespiti üzerine disiplin soruşturmasına başlanmıştır.

Yürütülen disiplin soruşturması sonucunda hazırlanan raporda; davacının, fuhşa teşvik ve aracılık yapmak suçlarından birçok adli kaydı bulunan ve halen benzer nitelikteki soruşturmanın şüphelisi konumundaki ... isimli şahısla 19/12/2017 - 23/01/2018 tarihleri arasında 15 kez görüşme gerçekleştiği, görüşmelerde kolluk görevlilerince fuhşa teşvik ve aracılık suçuna ilişkin olarak geçici ikamet yerlerine yapılan baskınlara, bu operasyonlar sonucunda yakalanan yabancı uyruklu şahıslar hakkında yapılan işlemlere ilişkin bilgi aktarımı yapıldığı,

davacının uzun süre Marmaris ilçesinde görev yapması ve ... isimli şahısla sık sık telefonla ve yüz yüze görüştükleri, bu görüşmelerde fuhşa yönelik yapılan operasyonlarla ilgili konuştukları, şüphelilerin fuhuş için yer ve imkan sağladıkları, ... hakkında yakalama kararı olduğunu bildiği halde gerekli yasal işlemleri yapmayarak yetki ve nüfuzunu kötüye kullandığı gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine, temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın "Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar" başlıklı 38. maddesinin 6. fıkrasında, "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez" hükmüne yer verilmiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tesadüfen elde edilen deliller" başlıklı 138. maddesinin 2. fıkrasında, "Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135 inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildirilir.

" kuralı düzenlenmiştir.

08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Disiplin cezası verilecek fiiller" başlıklı 8. maddesinin, meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiillerin sayıldığı 6. fıkrasının (ç) bendinde, "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" düzenlemesi yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararında; "Anayasa'nın 38. maddesinde idari suç ve cezalar ile adli suç ve cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, her ikisi de bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. Adli ve idari suçlarda davranış normlarına aykırı ve haksızlık teşkil eden bir fiille, kanun koyucunun koruma altına aldığı bir hukuki değerin ihlali söz konusu olup adli ve idari cezaların her ikisi de cebir içermektedir." hükümlerine yer verilerek, Anayasa'nın 38. maddesinde belirtilen ilkelerin disiplin hukuku açısından da geçerli olduğu kabul edilmiş, bu çerçevedeki disiplin cezasına ilişkin işlemlerin hukuki denetiminde ceza hukukuna ilişkin düzenlemeler ve içtihatlar esas alınmıştır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 138. maddesinin 2. fıkrasında yapılan atıfla tesadüfi delillerin aynı maddenin 6. fıkrasında sayılan katalog suçlarla sınırlı olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, hukuka uygun bir kararla ve hukuka uygun bir şekilde uygulanan iletişimin denetlenmesi tedbiri sırasında ortaya çıkan ve soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan herhangi bir suç şüphesi oluşturan bulgunun tesadüfi delil niteliği taşıyabilmesi için anılan fıkrada sayılan katalog suçlardan biri üzerinde şüphe oluşturması gerekir. Katalog dışı bir suça ilişkin bulgular tesadüfi delil niteliği taşıyamayacağından, bu durumda elde edilen delil, kanuna aykırı olarak elde edilmiş delil niteliğindedir ve değerlendirme yasağına tabidir.

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun E:2013/483, K:2013/599 sayılı kararında; "Maddi gerçeğin araştırılması aşamasında şahsi ya da toplumsal değerlerin korunması da zorunludur. Bu değerlerin korunabilmesi amacıyla anayasa koyucu, delillerin serbestliği ilkesine; "delil yasakları" olarak adlandırılan bir takım sınırlamalar getirmiştir. Delil yasakları; "delil elde etme" ve "delil değerlendirme" yasağı olarak iki gruba ayrılmaktadır. Delillerin elde edilme şekline ilişkin yasaklara "delil elde etme yasakları," hukuka uygun elde edilmiş olsa bile, delilin yargılamada ortaya konulup değerlendirilebilmesine ilişkin yasaklara ise "delil değerlendirme yasakları" denilmektedir.

İfade alma ve sorgunun yasak usullerle gerçekleştirilmesi delil elde etme yasaklarına, iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen delillerin Ceza Muhakemesi Kanununun 135/6. maddesinde sayılan katalog suçlar dışındaki bir suçun soruşturma ve kovuşturulmasında kullanılamaması ise delil değerlendirilmesi yasaklarına örnek olarak gösterilebilir." ifadeleriyle aynı ilkelere yer verilmiştir.

Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun E:2016/5-1440, K:2019/719 sayılı kararında; "...rüşvet suçu ile ilgili olmak üzere katalog suçlardan soruşturma yapılırken soruşturma kapsamında hakim kararına dayalı elde edilen tesadüfi delillerin usul ve kanuna uygun olarak elde edildikleri, ancak bu delillerin katalog suçlar arasında sayılmayan görevi kötüye kullanma suçunun ispatında ve bu suçtan kurulan hükmün dayanağı olarak kullanılmasının yasal olarak kabul edilemeyeceği, CMK'nın 138. maddesinin ikinci fıkrasındaki açık düzenleme uyarınca katalog suçlardan birinin katalog olmayan bir suça dönüşmesi halinde de kullanma yasağının söz konusu olacağı,

bu anlamda kamu davasının katalog suçlardan birinden açılmış olup olmaması veya dönüştürmenin soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı veya kovuşturma evresinde mahkeme tarafından yapılması arasında herhangi bir fark bulunmadığı, ... her iki iletişimin denetlenmesi yoluyla elde edilen delillerin hukuka aykırı nitelikte olduğu ve CMK'nın 217. maddesinin ikinci fıkrasına göre hükme esas alınamayacağı kabul edilmelidir." yolunda hüküm kurulmuştur.

5271 sayılı Kanunu'nun 135. maddesinin 8. fıkrasında da, "Bu madde kapsamında dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümler ancak aşağıda sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir:

a) Türk Ceza Kanununda yer alan;

1. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80) ile organ veya doku ticareti (madde 91),

2. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),

3. İşkence (madde 94, 95),

4. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),

5. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),

6. (Ek: 21/2/2014 – 6526/12 md.) Nitelikli hırsızlık (madde 142) ve yağma (madde 148, 149) ile nitelikli dolandırıcılık (madde 158),

7. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),

8. Parada sahtecilik (madde 197),

9. (Mülga: 21/2/2014 – 6526/12 md.; Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/26 md.) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220, fıkra üç),

10. (Ek: 25/5/2005 – 5353/17 md.) Fuhuş (madde 227),

11. İhaleye fesat karıştırma (madde 235),

12. (Ek: 24/11/2016-6763/26 md.) Tefecilik (madde 241),

13. Rüşvet (madde 252),

14. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (madde 282),

15. (Değişik: 2/12/2014-6572/42 md.) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak (madde 302) ,

16. (Ek: 2/12/2014-6572/42 md.) Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312, 313, 314, 315, 316),

17. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337) suçları.

b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.

c) (Ek: 25/5/2005 – 5353/17 md.) Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu,

d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.

e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar." hükmüne yer verilmiş ve katalog suçlar tahdidi şekilde sayılmıştır.

Öte yandan, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına dayanak gösterilen fiilleri nedeniyle "kamu görevlisinin suçu bildirmemesi" ve "gizliliğin ihlali" suçları kapsamında yargılandığı davada, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; "...

Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan, ancak başka bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek şekildeki “tesadüfen elde edilen deliller” CMK'nın 135/8. madde ve fıkrasında düzenlenen katalog kapsamındaki suçlara ilişkin ise, soruşturma ve kovuşturmada delil olarak kullanılabilmektedir.

Buna karşın CMK'nın 138/2. madde ve fıkrasının açıklığı karşısında katalog kapsamında yer almayan suçlara ilişkin kayıtların delil olarak kullanılması mümkün değildir. Kanunda, kişiler arasında telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi yalnızca belirli ağırlıktaki suç tipleri bakımından meşru kabul edilmiş, bunlar dışındaki suçlar yönünden ise özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğinin korunmasına ilişkin yarar üstün tutulmuştur.

Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre sanıklar hakkında verilmiş herhangi bir iletişimin denetlenmesi kararı bulunmadığı gibi, sanıklara isnat edilen "Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi" ve "Soruşturmanın Gizliliğini İhlal" suçlarının, CMK'nın 135/8. madde ve fıkrasında belirtilen katalog suçlardan da olmadığı, dolayısıyla tanık ... hakkında alınan iletişim tespit tutanaklarının bu suçların delili olarak kullanılamayacağı gözetilerek,

hukuka aykırı delil dışlandığında, sanıkların mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı" gerekçesiyle beraatına karar verilmiş ve bu karar 16/10/2021 tarihinde kesinleşmiştir.

Aynı kapsamdaki eylem ve davranışlara ilişkin olarak yapılan dava konusu işleme esas soruşturma raporu ile dava dosyasındaki diğer bilgi ve belgeler incelendiğinde; ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturması kapsamında ... isimli şahsında aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında insan ticareti ve fuhuş suçlarına ilişkin yapılan iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması kararı sonucunda tespit edilen konuşma içeriklerinin değerlendirilmesi neticesinde, yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak eylemi nedeniyle davacının meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine karar verildiği görülmektedir.

Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.

Yukarıda yer verilen kanun hükümleri ve yargı kararlarının birlikte değerlendirilmesinden, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen ses kayıtlarının, katalog suç niteliği taşımayan suçlar hakkında yürütülecek disiplin soruşturmasında delil olarak kullanılamayacağı ve sadece bu kayıtlara dayanılarak disiplin cezası verilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bununla birlikte, disiplin soruşturması açılmak suretiyle elde edilen tanık ifadeleri gibi bilgi ve belgelere dayalı olarak disiplin cezası verilmesinde hukuki bir engel de bulunmamaktadır.

Bu durumda; etkin bir soruşturma yürütülerek davacının eylem ve hallerinin, "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiili olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğinin ortaya konulmadığı anlaşılmakla, davacıya isnat edilen fiilin, davacı aleyhine tek başına delil olarak kullanılamayacak olan tapeler dışında, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut başka delillerle kanıtlanamadığı dikkate alındığında, verilen meslekten çıkarma cezasında bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın reddine ilişkin mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... Dava Dairesince verilen temyize konu kararda yasal isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;

2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,

3. 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,

4. 2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 2. Daire, E. 2021/18466, K. 2025/3622, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Cevabı
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2021/18466
Karar No
2025/3622
Tarih
16 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2021/18479 K.2025/3623
  • Danıştay 2. Daire E.2021/18494 K.2025/3390
  • Danıştay 2. Daire E.2021/18496 K.2025/3420
  • Danıştay 2. Daire E.2021/18582 K.2025/3935
  • Danıştay 2. Daire E.2021/18724 K.2025/3903
  • Danıştay 2. Daire E.2021/19023 K.2025/3822

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.