İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /2. Daire

DANIŞTAY · 2. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 2. Daire E.2021/2389 K.2023/5826

Davacı. Hakkari Emniyet Müdürlüğü.

Esas2021/2389Karar2023/5826Tarih6 Aralık 2023Okuma14 dk · 2.734 kelime

KÜNYE

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/2389 E., 2023/5826 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire

Karar tarihi
6 Aralık 2023
Esas No
2021/2389
Karar No
2023/5826
Temyiz eden (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Genel Müdürlüğü
Vekili
Hukuk Müşaviri …
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:..., K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.734 kelime·14 dk okuma·10 bölüm

Dava Konusu İstem

Davacı. Hakkari Emniyet Müdürlüğü.

Şube Müdürlüğünde komiser yardımcısı olarak görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, ... isimli şahsın iletişiminin dinlenmesi olayıyla ilgili olarak "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de suçun işlendiği tarih itibariyla 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi uyarınca ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın bu yönüyle işlemden kaldırılmasına ilişkin … günlü,

… sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararında yer alan "meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de" ibaresinin iptali istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :.

İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu teşkil eden eylemlerin işlendiğinin öğrenilmesi halinde, söz konusu fiillerin disiplin suçu niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi amacıyla disiplin soruşturmasına başlanılacağı, soruşturmacı tarafından ilgililerin lehine ve aleyhine olabilecek bütün delillerin toplanarak soruşturma raporunun oluşturulup ceza vermeye yetkili kurullara teslimi üzerine yetkili kurullarca,

soruşturma raporundaki bilgi ve belgeler ile soruşturmacının kanaatleri dikkate alınmak suretiyle isnat olunan fiillerin öncelikli olarak sübuta erip ermediğinin değerlendirileceği, isnat olunan fiillerin ilgililer tarafından işlenmediğinin saptanması halinde herhangi bir cezanın takdir edilemeyeceği, idarenin salt zamanaşımı hususunu tespit edip soruşturmaya konu dosyadan el çekmesi halinde kişilerin, işlemediği bir suçtan ötürü zan altında kalmalarına neden olunabileceği, isnat olunan fiillerin sübuta erdiğinin değerlendirilmesi halinde ise, ceza vermeden önce ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilebileceği;

idarece, ceza verme yetkisinin var olup olmadığı henüz belirlenmeden ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dosyadan el çektirilmesinin idareden beklenemeyeceği, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinin ceza verme yetkisi bakımından bir sınırlama öngördüğü, buna karşılık ilgililerin disiplin suçunu işleyip işlemediğinin değerlendirilmesi bakımından idarelere herhangi bir sınırlama getirilmediği,

ayrıca salt ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı tespit edilerek işin esası hakkında değerlendirme yapılmaması halinde, meslekten ihracı gerektirecek derecede ağır disiplin suçu işleyen kamu görevlileri hakkında idarece ileride takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilecek işlemlerde isabetli ve hukuka uygun değerlendirmeler yapılmasının engellenebileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvursunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından; isnat edilen suçlamalar için zamanaşımı süresinin dolduğunun saptanması halinde, fiilin sübuta erip ermediğinin irdelenmemesi gerektiği, kaldı ki sübuta eren bir eyleminin de bulunmadığı, hakim kararıyla iletişime müdahale edildiği, tarafınca tesis edilen işlemlerin 5397 sayılı Kanun ile 2559 sayılı Kanun'un Ek 7. maddesine uygun olduğu, karar talep formalarına yazılan bilgilerin açık, anlaşılır ve doğru olduğu, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağı olan düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, işlemin konu unsuru bakımından hukuka aykırı hale geldiği ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI

Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı tarafından.

Hakkari Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde komiser yardımcısı olarak görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, ...isimli şahsın iletişiminin dinlenmesi olayıyla ilgili olarak "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de suçun işlendiği tarih itibariyla 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi uyarınca ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın bu yönüyle işlemden

kaldırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararında yer alan "meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de" ibaresinin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın "Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması" başlıklı 141. maddesinin 3. fıkrasında; bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı düzenlenmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari işlemlerin; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime tabi tutulacağı kurala bağlanmış; 24. maddesinde ise, kararda bulunacak hususlar sıralanmış ve (e) bendinde kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin ve hükmün belirtileceği vurgulanmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde;

"Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;

a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,

b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına,

başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü düzenlenmiştir.

04/04/2015 günlü, 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'na eklenen Geçici 28. maddede; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki son beş yıl içinde disiplin kurullarınca meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği hâlde 657 sayılı Kanunun 127 nci maddesine göre ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan Emniyet Teşkilatı mensupları, bir ay içinde kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere İçişleri Bakanlığı tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.

Bu personelin, Devlet Personel Başkanlığınca 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun 22 nci maddesinin ikinci, üçüncü, beşinci ve altıncı fıkralarında belirtilen esas ve usuller çerçevesinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarına, Devlet Personel Başkanlığına bildirim tarihinden itibaren kırk beş gün içinde atama teklifleri yapılır. Bunlardan müdür ve üstü kadrolarda olanlar araştırmacı unvanlı kadrolara, diğerleri ise Devlet Personel Başkanlığınca tespit edilen kadrolara atanırlar. Personel nakledildiği kurumda göreve başlayıncaya kadar eski kurumunda çalışmaya devam eder ve bu personelin her türlü mali ve sosyal hakları çalıştıkları kurum tarafından karşılanır.

Bu madde kapsamında yer alan personele ilişkin kadrolar; atama teklifi gerçekleştirilen kamu kurum ve kuruluşları tarafından ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. İhdas edilmiş sayılan memur kadroları, 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerin ilgili bölümüne eklenmiş sayılır. Atama işlemi yapılan personele ilişkin bilgiler ve bu bilgilerdeki değişiklikler, en geç on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir." düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Disiplin cezaları kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.

Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. İlgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır.

Kural olarak zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı tespiti yapılarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiil nedeniyle disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörülmüş ise fiilin sübuta erip ermediğinin ortaya konulmasından sonra zamanaşımı değerlendirmesi yapılarak işlemden kaldırma kararı verilmesi gerektiği açıktır.

Bu açıklamalar ışığında, 3201 sayılı Kanun'a eklenen ve 04/04/2015 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 28. madde hükmündeki, 04/04/2015 tarihinden önceki son beş yıl içinde meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği hâlde, idarenin ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan Emniyet Teşkilatı mensuplarının, bir ay içinde kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirileceği ve bildirim tarihinden itibaren kırk beş gün içinde de atama tekliflerinin yapılacağı yolundaki kural ile bu hüküm kapsamındaki personel yönünden, zamanaşımına uğrayan fiile yönelik meslekten çıkarma cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörüldüğü hususunda tereddüt bulunmamaktadır.

Dava konusu uyuşmazlık; davacının meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte iken, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması yolunda tesis edilen işlemde yer alan "meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de" ibaresine yer verilip verilemeyeceği yolundaki tartışmadan doğmaktadır.

İdare Mahkemesince; ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramış işlemlerde de fiilin sübuta erip ermediğinin denetlenmesi gerektiği hususu açıklanmak suretiyle kararın gerekçesi oluşturulmuş ise de, davaya konu fiilin sübuta erip ermediğinin tespitine yönelik olarak delillerin değerlendirilmesi suretiyle bir sonuca varılması gerekirken, bu değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verildiği görülmektedir.

Yargılama hukukunda, yargı (hüküm), uyuşmazlığı çözmekle görevli ve yetkili yargı yerinin yargılama sürecinin sonunda ulaştığı "sonuç"tur. Yargı yerinin bu sonuca ulaşırken bir gerekçeye dayanması, hem Anayasamızda, hem de yargılama hukukumuzda yer alan ilkelerdendir. Gerekçe, yargıcın çözümlemek durumunda olduğu uyuşmazlığa uygulanması gereken soyut hukuk kuralının saptanmasında, yorumlanmasında ve tüm ayrıntılarıyla ortaya konulup nitelendirilen maddi olaya uygulanmasında izlemiş olduğu yöntemi gösteren ve bu özelliği sebebiyle, yargılamanın nesnelliği ile varılan yargının doğruluğu konusunda davanın taraflarına güven, üst yargı yerine de denetleme olanağı veren açıklamadır. Yukarıda sözü edilen ilke ile sağlanmak istenen amaç da budur.

Davaya konu idari işlemlerin hukuka uygunluk denetimini yapmakla görevli idari yargı merciince; 2577 sayılı Kanunun 2. maddesinde sayılan unsurlar yönünden, işlemin hukuka aykırı olup olmadığına dair yargısal denetim yapılması ve bu denetim sonucunda varılan kararın gerekçeli olarak ortaya konulması gerekmekte iken; davacının talebine yönelik olarak ilgili mevzuatın yorumu ve maddi olaya uygulaması yapılmaksızın, yani uyuşmazlıkla ilgili gerekçeye yer verilmeksizin davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : 7068 sayılı Kanun’un 1. maddesinde, bu Kanun’un Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik hâllerini, disiplin cezalarını, disiplin amirlerini ve kurullarını, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususları düzenlediği belirtilmiş,"Yürürlükten kaldırılan hükümler" başlıklı 37. maddesinde, "(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır." hükmüne;

"Geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde ise, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.

(2) (Değişik:18/10/2018-7148/45 md.) 2/1/2017 tarihli ve 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği 23/1/2017 tarihinde devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak;

a) Bu Kanunun usule, yetkili disiplin amiri ve yetkili disiplin kurullarına ilişkin hükümleri derhal uygulanır.

b) Bu Kanun yürürlüğe girmeden önce personelin tabi olduğu disiplin mevzuatının ceza hükümleri ile bu Kanunun ceza hükümlerinin farklı olması halinde personelin lehine olan hükümler uygulanır..." hükümlerine yer verilmiştir.

Aktarılan mevzuat uyarınca, 7068 sayılı Kanun kapsamında bulunan personele, bu Kanun’dan önceki mevzuat esas alınarak verilmiş disiplin cezalarının, 7068 sayılı Kanun hükümleri uyarınca verilmiş sayılacağı ancak ceza hükümlerinin farklı olması halinde personelin lehine olan hükümler uygulanacağı, söz konusu disiplin cezalarının iptali istemiyle açılan davaların, 7068 sayılı Kanun hükümleri uyarınca çözüleceği açıktır.

3201 sayılı Kanun’da ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nde ceza verme yetkisinde zamanaşımına ilişkin düzenleme yer almadığından, 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış ise de; 7068 sayılı Kanun'un 14. maddesinde, “Maiyetinden birinin disiplinsizlik teşkil eden bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını herhangi bir şekilde öğrenen disiplin amirleri, olayın araştırılmasının gerektiğine kanaat getirirse bizzat ya da yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla disiplin soruşturması yapar.”; 29. maddesinde, “Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren;

1) a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde;

(b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

(2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar…” düzenlemeleri yapılmıştır.

3201 Kanun’a eklenen Geçici 28. madde de (Ek: 27/3/2015-6638/33 md.), “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki son beş yıl içinde disiplin kurullarınca meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği hâlde 657 sayılı Kanunun 127 nci maddesine göre ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan Emniyet Teşkilatı mensupları, bir ay içinde kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere İçişleri Bakanlığı tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. ...” hükmüne yer verilmiş;

bu düzenlemenin iptali istemiyle yapılan başvuru, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2017 günlü, E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararıyla, ”Memuriyetten veya meslekten atılmayı gerektirecek fiiller yönünden Kanun’da belirtilen zamanaşımı sürelerinin geçmiş olması, bu fiiller nedeniyle kişinin disiplin cezasıyla cezalandırılmaması yönünden kesin bir güvence sağlamakla birlikte bu sürelerin geçmiş olması, kanun koyucunun belli şartlar altında personel çalıştırma rejimiyle ilgili sahip olduğu takdir yetkisini kullanmasına engel teşkil edecek bir neden olarak yorumlanamaz.

Bu bağlamda kanun koyucunun, anayasal sınırlar içinde kalmak, bu yönüyle hukuki belirsizliğe ve keyfîliğe neden olmamak kaydıyla ceza müeyyidesi uygulama dışında memuriyetten veya meslekten atılmayı gerektirecek nitelikteki fiilleri işleyenleri emniyet hizmetleri gibi kamu güvenliği ve kişi güvenliğini doğrudan ilgilendiren faaliyet alanlarında çalıştırmak istememesi takdir yetkisi kapsamında kalan bir husus olup bunun kişilerin hukuki güvenliğini ihlal eden bir yönünün olduğu söylenemez.” gerekçesine de yer verilerek reddedilmiştir.

7068 sayılı Kanun özelinde; soruşturma yapılması için, fiilin disiplin amirince öğrenilmesi ve olayın araştırılmasının gerektiğine kanaat getirilmesi gerekir. Bu aşamada verilecek kararın, şikayet edilen yönünden "lekelenmeme hakkı"; şikayetçi yönünden "şikayet hakkı"; disiplin amiri yönünden ise "görevin yerine getirilmesi" gibi husular açısından sonuçlar doğuracağı açıktır.

Anılan Kanun'da sayılan fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren soruşturma ve eylemden itibaren ceza zamanaşımı süreleri işlemeye başlamaktadır. Soruşturmacı olayı araştırmak ve değerlendirmek, yetkili kılınan birim de karar vermek durumundadır. Soruşturmanın tamamlanmamasını öngören yasal bir kural bulunmamakta; soruşturmanın açılmasını engelleyen durum ise "soruşturma zamanaşımı" olmaktadır. Ceza zamanaşımının idarenin ceza verme yetkisini kaldırdığı, soruşturmayı yapma, sürdürme açısından etkisinin olmadığını, zira soruşturma zamanaşımının başka bir müessese olduğunu da vurgulamak gerekir.

Öte yandan, "Masumiyet karinesi"; kişilere soruşturma yapılmamasını isteme yönünde bir güvence sağlamamaktadır. Soruşturma açılması (soruşturma açılmasının hak kaybı yarattığı haller dışında) ilgilinin aklanmasını da içerdiğinden, tek başına lekelenmeme hakkını ihlal etmemekte, ilgili aleyhine kullanılan dil ve suç isnadı yapılıp, yapılmadığı önem kazanmaktadır.

Zamanaşımı, eylemin oluştuğu durumda devreye girdiğinden, eylemin sübut bulmadığının saptanması halinde, zamanaşımı değerlendirmesi yapılamayacağından, soruşturmada; fiilin sübuta erip ermediği soruşturulmadan, zamanaşımına uğranıldığının tespitinin yapılması ve soruşturmanın açılmaması veya sürdürülmemesi mevzuata uygun olmayacaktır.

Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca, "ceza zamanaşımı" na ilişkin gerekçesi yönünden çoğunluk kararına katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY: Bir kamu görevlisi hakkında disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.

Öte yandan, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde yer alan hükümle düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu süreler olduğundan, disiplin cezasını gerektiren fiil tespit edilip, söz konusu fiilin işlenip işlenmediğinin ortaya konulması ve fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin geçirildiğinin tespit edilmesi durumunda zamanaşımı nedeniyle disiplin cezası verilmemesi gerekmektedir.

Nitekim, soruşturma dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçlarının birbirinden farklı olacağı kuşkusuzdur. Zira, hukuk âleminde var olmayan ve hiç gerçekleşmemiş bir fiil hakkında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahsetmek mümkün değildir.

Bu itibarla, söz konusu ilkelerin, bu kapsamdaki tüm işlemlere uygulanması gerekirken, yalnızca zamanaşımına uğrayan fiile, disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörülmüş olması halinde fiilin sübuta erip ermediği tespit edildikten sonra zamanaşımı değerlendirmesi yapılarak işlemden kaldırma kararı verilmesi gerektiği yolundaki çoğunluk kararının gerekçesine katılmıyorum.

Danıştay 2. Daire, E. 2021/2389, K. 2023/5826, 6 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava Konusu İstem
  4. Temyiz Edenin İddiaları
  5. Karşı Tarafın Cevabı
  6. Danıştay Tetkik Hakimi: …
  7. Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Maddi Olay
  11. İlgili Mevzuat
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2021/2389
Karar No
2023/5826
Tarih
6 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2021/2391 K.2023/5932
  • Danıştay 12. Daire E.2021/2393 K.2023/6821
  • Danıştay 5. Daire E.2021/2397 K.2023/20747
  • Danıştay 2. Daire E.2021/2400 K.2023/5728
  • Danıştay 2. Daire E.2021/2404 K.2023/6195
  • Danıştay 5. Daire E.2021/2407 K.2023/20749

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.