KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/2389 E., 2023/5826 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2023
- Esas No
- 2021/2389
- Karar No
- 2023/5826
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:..., K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
2.734 kelime·14 dk okuma·10 bölüm
Dava Konusu İstem
Davacı. Hakkari Emniyet Müdürlüğü.
Şube Müdürlüğünde komiser yardımcısı olarak görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, ... isimli şahsın iletişiminin dinlenmesi olayıyla ilgili olarak "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de suçun işlendiği tarih itibariyla 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi uyarınca ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın bu yönüyle işlemden kaldırılmasına ilişkin … günlü,
… sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararında yer alan "meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de" ibaresinin iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :.
İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu teşkil eden eylemlerin işlendiğinin öğrenilmesi halinde, söz konusu fiillerin disiplin suçu niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi amacıyla disiplin soruşturmasına başlanılacağı, soruşturmacı tarafından ilgililerin lehine ve aleyhine olabilecek bütün delillerin toplanarak soruşturma raporunun oluşturulup ceza vermeye yetkili kurullara teslimi üzerine yetkili kurullarca,
soruşturma raporundaki bilgi ve belgeler ile soruşturmacının kanaatleri dikkate alınmak suretiyle isnat olunan fiillerin öncelikli olarak sübuta erip ermediğinin değerlendirileceği, isnat olunan fiillerin ilgililer tarafından işlenmediğinin saptanması halinde herhangi bir cezanın takdir edilemeyeceği, idarenin salt zamanaşımı hususunu tespit edip soruşturmaya konu dosyadan el çekmesi halinde kişilerin, işlemediği bir suçtan ötürü zan altında kalmalarına neden olunabileceği, isnat olunan fiillerin sübuta erdiğinin değerlendirilmesi halinde ise, ceza vermeden önce ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilebileceği;
idarece, ceza verme yetkisinin var olup olmadığı henüz belirlenmeden ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dosyadan el çektirilmesinin idareden beklenemeyeceği, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinin ceza verme yetkisi bakımından bir sınırlama öngördüğü, buna karşılık ilgililerin disiplin suçunu işleyip işlemediğinin değerlendirilmesi bakımından idarelere herhangi bir sınırlama getirilmediği,
ayrıca salt ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı tespit edilerek işin esası hakkında değerlendirme yapılmaması halinde, meslekten ihracı gerektirecek derecede ağır disiplin suçu işleyen kamu görevlileri hakkında idarece ileride takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilecek işlemlerde isabetli ve hukuka uygun değerlendirmeler yapılmasının engellenebileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvursunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; isnat edilen suçlamalar için zamanaşımı süresinin dolduğunun saptanması halinde, fiilin sübuta erip ermediğinin irdelenmemesi gerektiği, kaldı ki sübuta eren bir eyleminin de bulunmadığı, hakim kararıyla iletişime müdahale edildiği, tarafınca tesis edilen işlemlerin 5397 sayılı Kanun ile 2559 sayılı Kanun'un Ek 7. maddesine uygun olduğu, karar talep formalarına yazılan bilgilerin açık, anlaşılır ve doğru olduğu, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağı olan düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, işlemin konu unsuru bakımından hukuka aykırı hale geldiği ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı tarafından.
Hakkari Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde komiser yardımcısı olarak görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, ...isimli şahsın iletişiminin dinlenmesi olayıyla ilgili olarak "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de suçun işlendiği tarih itibariyla 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi uyarınca ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın bu yönüyle işlemden
kaldırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararında yer alan "meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de" ibaresinin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
Anayasa'nın "Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması" başlıklı 141. maddesinin 3. fıkrasında; bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı düzenlenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari işlemlerin; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime tabi tutulacağı kurala bağlanmış; 24. maddesinde ise, kararda bulunacak hususlar sıralanmış ve (e) bendinde kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin ve hükmün belirtileceği vurgulanmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde;
"Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;
a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,
b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına,
başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü düzenlenmiştir.
04/04/2015 günlü, 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'na eklenen Geçici 28. maddede; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki son beş yıl içinde disiplin kurullarınca meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği hâlde 657 sayılı Kanunun 127 nci maddesine göre ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan Emniyet Teşkilatı mensupları, bir ay içinde kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere İçişleri Bakanlığı tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.
Bu personelin, Devlet Personel Başkanlığınca 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun 22 nci maddesinin ikinci, üçüncü, beşinci ve altıncı fıkralarında belirtilen esas ve usuller çerçevesinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarına, Devlet Personel Başkanlığına bildirim tarihinden itibaren kırk beş gün içinde atama teklifleri yapılır. Bunlardan müdür ve üstü kadrolarda olanlar araştırmacı unvanlı kadrolara, diğerleri ise Devlet Personel Başkanlığınca tespit edilen kadrolara atanırlar. Personel nakledildiği kurumda göreve başlayıncaya kadar eski kurumunda çalışmaya devam eder ve bu personelin her türlü mali ve sosyal hakları çalıştıkları kurum tarafından karşılanır.
Bu madde kapsamında yer alan personele ilişkin kadrolar; atama teklifi gerçekleştirilen kamu kurum ve kuruluşları tarafından ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. İhdas edilmiş sayılan memur kadroları, 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerin ilgili bölümüne eklenmiş sayılır. Atama işlemi yapılan personele ilişkin bilgiler ve bu bilgilerdeki değişiklikler, en geç on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir." düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Disiplin cezaları kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. İlgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır.
Kural olarak zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı tespiti yapılarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiil nedeniyle disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörülmüş ise fiilin sübuta erip ermediğinin ortaya konulmasından sonra zamanaşımı değerlendirmesi yapılarak işlemden kaldırma kararı verilmesi gerektiği açıktır.
Bu açıklamalar ışığında, 3201 sayılı Kanun'a eklenen ve 04/04/2015 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 28. madde hükmündeki, 04/04/2015 tarihinden önceki son beş yıl içinde meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği hâlde, idarenin ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan Emniyet Teşkilatı mensuplarının, bir ay içinde kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirileceği ve bildirim tarihinden itibaren kırk beş gün içinde de atama tekliflerinin yapılacağı yolundaki kural ile bu hüküm kapsamındaki personel yönünden, zamanaşımına uğrayan fiile yönelik meslekten çıkarma cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörüldüğü hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Dava konusu uyuşmazlık; davacının meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte iken, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması yolunda tesis edilen işlemde yer alan "meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de" ibaresine yer verilip verilemeyeceği yolundaki tartışmadan doğmaktadır.
İdare Mahkemesince; ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramış işlemlerde de fiilin sübuta erip ermediğinin denetlenmesi gerektiği hususu açıklanmak suretiyle kararın gerekçesi oluşturulmuş ise de, davaya konu fiilin sübuta erip ermediğinin tespitine yönelik olarak delillerin değerlendirilmesi suretiyle bir sonuca varılması gerekirken, bu değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Yargılama hukukunda, yargı (hüküm), uyuşmazlığı çözmekle görevli ve yetkili yargı yerinin yargılama sürecinin sonunda ulaştığı "sonuç"tur. Yargı yerinin bu sonuca ulaşırken bir gerekçeye dayanması, hem Anayasamızda, hem de yargılama hukukumuzda yer alan ilkelerdendir. Gerekçe, yargıcın çözümlemek durumunda olduğu uyuşmazlığa uygulanması gereken soyut hukuk kuralının saptanmasında, yorumlanmasında ve tüm ayrıntılarıyla ortaya konulup nitelendirilen maddi olaya uygulanmasında izlemiş olduğu yöntemi gösteren ve bu özelliği sebebiyle, yargılamanın nesnelliği ile varılan yargının doğruluğu konusunda davanın taraflarına güven, üst yargı yerine de denetleme olanağı veren açıklamadır. Yukarıda sözü edilen ilke ile sağlanmak istenen amaç da budur.
Davaya konu idari işlemlerin hukuka uygunluk denetimini yapmakla görevli idari yargı merciince; 2577 sayılı Kanunun 2. maddesinde sayılan unsurlar yönünden, işlemin hukuka aykırı olup olmadığına dair yargısal denetim yapılması ve bu denetim sonucunda varılan kararın gerekçeli olarak ortaya konulması gerekmekte iken; davacının talebine yönelik olarak ilgili mevzuatın yorumu ve maddi olaya uygulaması yapılmaksızın, yani uyuşmazlıkla ilgili gerekçeye yer verilmeksizin davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/2389, K. 2023/5826, 6 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama