KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6392 E., 2024/2177 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2024
- Esas No
- 2021/6392
- Karar No
- 2024/2177
- Temyiz eden (davalı)
- ...Müdürlüğü
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- .... İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:... K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- 4. sınıf emniyet müdürü olan davacı, hakkında yürütülen soruşturma sonucunda Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "3 günlük aylık kesimi" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
.... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu disiplin kurulu kararının “Suçun Nevi” başlığı altında yer alan kısmında; davacının “telsiz kayıtlarında da ilgili personelin uyarılmasına rağmen, bazı görev bölgelerinde mevzuata aykırı şekilde Gezi Parkı protesto eylemlerinde zor kullanma sınırını aşan personel hakkında disiplin soruşturması yürütmeyerek görevi ihmal” fiili ile ilişkilendirildiği.
"Tahlil-Değerlendirme" kısmında anılan fiilin yanında "personelin zor kullanma araçlarını amacı aşacak şekilde kullanmalarını engelleyecek bir tedbir almama ve görevli personelin kask numaralarını silerek veya bantla kapatarak görev yapmamaları konusunda bir uyarı veya işlem tesis etmeme" fiillerine de yer verildiği.
"Sonuç" kısmında ise, davacının da aralarında bulunduğu, haklarında disiplin soruşturması yapılan 6 personelin isimleri sayılmak suretiyle “eylemlerine uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün görevin yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama başlıklı 13. maddesine göre 3 günlük aylık kesimi cezası ile tecziyelerine" karar verildiği; hukuk aleminde etkisini doğuracak, yapılan yargılamada da Mahkeme tarafından esas alınacak olan kısmın işlemin hüküm kısmı olduğu.
"Sonuç" kısmında sadece Tüzükteki ceza maddesine yer verilerek, davacının işlediği somut fiilden bahsedilmeksizin ve davacının işlediği öne sürülen fiil tam olarak açıkça ortaya konulmaksızın tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından da Danıştay Başkanlık Kurulunun ... günlü, K:... sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı hakkında, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünde Çevik Kuvvet Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta iken, 2013 yılı Mayıs ve Haziran aylarında meydana gelen ve "Gezi Olayları" olarak adlandırılan protesto olayları sırasında "zor kullanma sınırını aşan personel hakkında disiplin soruşturması başlatmadığı, personelin zor kullanma araçlarını amacı aşacak şekilde kullanmalarını engelleyecek tedbirler almadığı, görevli personelin kask numaralarını silerek veya bantla kapatarak görev yapmamaları konusunda uyarıda bulunmadığı ve işlem tesis etmediği, bu suretle görevini ihmal ettiğinden" bahisle soruşturma başlatılmıştır.
İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla davacının "görevin takdir veya yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "3 günlük aylık kesimi" cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; bunun üzerine davacı anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün (26/06/2015 günlü, 2015/7911 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Tüzüğün 1. maddesiyle bu Tüzüğün adı “Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü" olarak değiştirilmiştir.) 13. maddesinde, "Bu tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklaması görülen memura kınama cezası verilir. Bu hoşgörü ve savsaklama Devleti veya kişileri zarara uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre, daha ağır ceza verilebilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Her ne kadar dava konusu disiplin kurulu kararının sonuç/hüküm kısmında davacının hangi eylemi nedeniyle cezalandırıldığı açık olarak belirtilmemiş ise de dosya kapsamında yer alan soruşturma raporu, disiplin kurulu kararı, savunma istem yazısı ve diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıya atfedilen eylemin, eyleme yönelik teklifin ve ulaşılan sonucun net olarak anlaşılabildiği, savunma istem yazısında isnat edilen fiillerin açıkça belirtildiği, sonuç olarak davacının "zor kullanma sınırını aşan personel hakkında disiplin soruşturması başlatmadığı,
personelin zor kullanma araçlarını amacı aşacak şekilde kullanmalarını engelleyecek tedbirler almadığı, görevli personelin kask numaralarını silerek veya bantla kapatarak görev yapmamaları konusunda uyarıda bulunmadığı ve işlem tesis etmediği, bu suretle görevini ihmal ettiği"nden bahisle dava konusu disiplin cezasıyla cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince işin esasına girilerek davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erip ermediği yönünden incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, dava konusu disiplin kurulu kararının sonuç/hüküm kısmında sadece Tüzükteki ceza maddesine yer verilerek davacının işlediği öne sürülen fiilin açıkça ortaya konulmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline ilişkin kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/6392, K. 2024/2177, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama