KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6473 E., 2024/1709 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
- Esas No
- 2021/6473
- Karar No
- 2024/1709
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-6. maddesi uyarınca "Amir veya üstlerine hakaret etmek" fiilini işlediğinden bahisle ''24 ay uzun süreli durdurma'' cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
768 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; paylaşımda yer alan ifadelerin, amir ve üstlerine hakaret içerdiği sabit olup, davacı tarafından, söz konusu paylaşımların kendisi tarafından yapılmadığı, adına açılan sahte hesaptan yapıldığı iddiasına ise itibar edilmediği, bu durumda; davacının "Facebook" hesabından yapılan yorumda, davacının, amir ve üstlerine hakaret ettiği anlaşıldığından, sübut bulan eylemi nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; söz konusu Facebook profil hesabından yapılan paylaşımların kendisine ait olmadığı, kendi adına açılan sahte bir hesap üzerinden yapıldığı, İdare Mahkemesince masumiyet karinesinin ihlal edildiği, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-6. maddesi uyarınca "Amir veya üstlerine hakaret etmek" fiilini işlediğinden bahisle ''24 ay uzun süreli durdurma'' cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-6. maddesinde, "Amir veya üstlerine hakaret etmek" fiili, 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Dava dosyasının incelenmesinden; "Facebook" adlı sosyal paylaşım sitesinde yer alan ''...''nda paylaşılan, "İhraç Edilen ve Yargı Kararıyla Mesleğine Geri Dönen Polis Memurunun Bitmeyen Çilesi" konulu yazıya, davacı tarafından kullanıldığı ileri sürülen sosyal medya hesabından yapılan yorumun, suç unsuru teşkil edebileceğinin değerlendirilmesi üzerine yürütülen disiplin soruşturması neticesinde; davacının "Amir veya üstlerine hakaret etmek" fiilini işlediği ve disiplin yönünden kusurlu olduğundan bahisle dava konusu disiplin cezasının tesis edildiği görülmektedir.
Yukarıda da açıklandığı üzere, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin veya fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Davacı, gerek disiplin soruşturması kapsamında verdiği ifadelerde gerekse yargılama aşamasında sunduğu dilekçelerde; "disiplin cezasına konu yorumun yapıldığı Facebook hesabının ve bu hesaptan yapılan yorumun kendisine ait olmadığını" beyan etmesine karşın; davalı idarece, söz konusu Facebook hesabının dolayısı ile bu hesaptan yapılan yorumun davacıya ait olduğu hususunun somut delillerle ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacının üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine yönelik her türlü şüpheden uzak somut bir tespit bulunmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/6473, K. 2024/1709, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama