İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /2. Daire

DANIŞTAY · 2. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 2. Daire E.2022/1176 K.2025/5523

Dava; davacının İzmir ili, Ödemiş İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" disiplin suçunu işlediğinden bahisle, 657…

Esas2022/1176Karar2025/5523Tarih26 Kasım 2025Okuma13 dk · 2.649 kelime

KÜNYE

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/1176 E., 2025/5523 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire

Karar tarihi
26 Kasım 2025
Esas No
2022/1176
Karar No
2025/5523
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalılar)
1- ... Bakanlığı 2- ... Genel Müdürlüğü
Vekilleri
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.649 kelime·13 dk okuma·10 bölüm

Dava Konusu İstem

Dava; davacının İzmir ili, Ödemiş İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" disiplin suçunu işlediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma cezası'' ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:... İdare Mahkemesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, 24/03/2018 tarihinde ... Parti ...

İlçe Başkanlığına giderek üye olmak istediği, yetkililerin memur olduğu için üye olamayacağını söylemeleri üzerine ateş ettiğinden bahisle disiplin soruşturması başlatıldığı, Mahkemenin 25/03/2021 tarihli ara kararıyla "657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 126. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasının, amirlerin bu yoldaki isteği üzerine memurun bağlı olduğu kurumun Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile verileceğine dair hükmü uyarınca, dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararı alınmadan önce amirin bu yolda isteği olup olmadığının sorularak varsa bu hususa ilişkin işlemin fiziki olarak gönderilmesinin istenilmesine" karar verildiği,

davalı idarenin 29/04/2021 tarihli cevabi yazısında ise, amirin davacının Devlet memurluğundan çıkarılması yönünde teklifinin olduğuna ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilebilmesi için amirlerin bu yönde isteğinin olmasının işlemin ön şartı olduğu; bu itibarla, tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 126. maddesinde. "Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.

Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir..." düzenlemesine yer verildiği, Devlet memurluğundan çıkarma cezasının idarece usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma sonucu getirilen teklif üzerine yetkili yüksek disiplin kurulunca karar verilmesinin öngörüldüğü, "amirlerinin bu yoldaki isteği" ibaresinin de bu hususa ilişkin bulunduğu, atamaya yetkili amir veya disiplin amirince bu konuda özel şekle tabi bir teklifte bulunması yönünde bir düzenleme bulunmadığı,

dava konusu uyuşmazlıkta, düzenlenen soruşturma raporunun Emniyet Genel Müdürü tarafından uygun görülerek gereği için Personel Daire Başkanlığına, buradan da Yüksek Disiplin Kuruluna gönderildiği, amirin davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması yönündeki isteğini ortaya koyduğu, davacının 24/03/2018 tarihinde ... Parti ...

İlçe Başkanlığına giderek üye olmak istediğini belirttiği ancak yetkililerin memur olduğu için üye olamayacağını söylediği, davacının ise binadan ayrılmayarak parti binasında çay içmek istediği, davacının binada olduğu sırada ... ...Parti İlçe Başkanının geldiği ve yanındaki bir şahısla odasına geçtiği, davacının da bir süre sonra İlçe Başkanının odasına doğru yönelerek kapının önünde silahı İlçe Başkanına doğrulttuğu, odada bulunan kişilerden birinin davacının silahını tuttuğu eli tutmasıyla silahın yere doğru yöneldiği ve davacının tetiğe basmasıyla silahın patladığı, davacıyı yere yatırıp ... ...

Parti İlçe Başkanı ile birlikte silahı elinden almaya çalıştıkları sırada davacının tetiğe bir kere daha basmasıyla silahın ateş aldığı, davacının üzerine atılı "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yargılandığı, davacının silahını doğrudan ... ...

Parti İlçe Başkanını hedef göstererek birden fazla ateşlemek şeklinde gerçekleşen eyleminin 657 sayılı Yasa'nın 125/E-(g) maddesinde düzenlenen "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" disiplin suçu kapsamında olduğu; bu durumda, davacının eylemine uyan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesine göre Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından; dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olmadığı, ceza yargılamasının halen devam ettiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI

İstemin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dosyanın ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; İzmir ili, Ödemiş İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda polis memuru olarak görev yapan davacının, S.A.D.'yi 24/03/2018 tarihinde "kasten öldürmeye teşebbüs" ettiğinden bahisle yargılandığı davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile üzerine atılı "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu fiil nedeniyle davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma cezası'' ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü,... sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Öte yandan; davacının uyuşmazlığa konu olayla ilgili olarak "Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan" yargılandığı davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara yönelik istinaf isteminin ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, bu karara yönelik yapılan temyiz isteminin ise Yargıtay ...Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın onanarak kesinleştiği görülmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT

7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9. maddesinde; "(1) Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin amiri ve disiplin cezaları" başlıklı 124. maddesinin 2. fıkrasında.

"Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir." düzenlemesine; aynı Kanun'un "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde.

"Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiilinin Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirdiği düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlardır. Bu cezaların, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkilerinin olması yanında, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal önemleri de bulunmaktadır.

7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 9. maddesinde; devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinde ise memurlara verilecek disiplin cezaları ve bu cezaların verilmesini gerektirecek disiplin suçları düzenlenmiştir.

7068 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile yapılan atıf gereği Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatında çalışan her sınıftan memur ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatlarında görev yapan subay, astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve sözleşmeli erler ile diğer sınıflardaki memurlar bakımından da uygulanma olanağı bulunan 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin E-(g) bendinde, "Memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" devlet memurluğundan çıkarılmayı gerektiren eylemlerden biri olarak sayılmış, ancak hangi hareketlerin yüz kızartıcı ve utanç verici olduğuna dair bir belirleme yapılmamıştır.

09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararında.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinin, Anayasa'ya aykırı olmadığına hükmedilmiş olup, kararın gerekçesinde "dava konusu kuralda belirsiz olduğu ileri sürülen memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğu ve söz konusu hareketlerin tek tek ortaya konulmasının mümkün olmadığı, normun daha kesin ve açık bir düzenlemeye olanak tanımaması nedeniyle kullanıldığı anlaşıldığından, anılan kavramların kullanılmasında belirlilik ilkesine aykırılık bulunmadığı, fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı,

disiplin cezası gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki, itiraz konusu kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2., 38. ve 128. maddelerine aykırı olmadığı" belirtilmiştir.

Yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi kararında da ifade edildiği üzere, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin tümünün önceden öngörülmesi ve tespiti olanaksız olduğundan, söz konusu hareketlerin tek tek ortaya konulmasına imkan bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, yasa koyucu tarafından başkaca bir düzenleme yapılmadığı sürece; yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin neler olduğu, idarece bu maddeye dayanılarak verilecek disiplin cezalarına karşı açılan davalarda görevli yargı organlarınca belirlenecek olup, bu değerlendirme yapılırken; fiilin işleniş biçimi, kamu görevlisinin fiili işlediği sıradaki görevi ile işlenen fiilin genel kabul görmüş etik kurallara göre toplum ve personelin görev yaptığı teşkilat nazarında doğurduğu etkiler gibi hususların dikkate alınması gerekmektedir.

Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için, davacının fiilinin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin ortaya konulması gerekmektedir.

Somut olayda, dava dosyasındaki bilgi belgeler ile yukarıda anılan ceza yargılaması süreci birlikte değerlendirildiğinde; davacının, disiplin cezasına konu kasten öldürmeye teşebbüs eylemini işlediğinin sübuta erdiği görülmekle birlikte, bu eylemin 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesinde yer alan "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareket" kapsamında bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile başvuruya konu Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,

2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen...günlü; E:..., K:...sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,

3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26/11/2025 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.

(X) GEREKÇEDE KARŞI OY

08/03/2018 tarihinde yürürlüğe giren, 7068 sayılı Kanun'un 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.

09/05/2014 tarih ve 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 tarih ve E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararında da; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde yer alan kuralın,... fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı, disiplin cezası gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki; kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, Anayasa'nın 2., 38. ve 128. maddelerine aykırı olmadığına karar verilmiştir.

657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası düzenlendiğinden, Anayasa’nın 70. maddesinde güvence altına alınan kamu hizmetlerinde kalma hakkına sınırlama getirmektedir. Yargı; bu maddenin uygulanmasından kaynaklanan davalarda, hangi eylemin disiplin cezasını gerektirdiği ve bu eyleme bağlanan yaptırımın ne olduğunu belli bir açıklık ve kesinlikte öngörülmesine imkân vererek, kanunilik ilkesini sağlamak durumundadır.

Aksi halde; "memuriyetle bağdaşmayacak eylem ve davranışlarda bulunma hâlini oluşturan durumların objektif bir değerlendirme yapmaya imkân vermeyecek, keyfî uygulamalara yol açabilecek şekilde sınırlarının belirsizliğinin söz konusu olabilecek ( Anayasa Mahkemesi 22/4/2025 tarihli, E: 2024/234, K: 2025/99)" zamana, yere ve kişiye göre değişebilen sübjektif takdire elverişli ölçütlere göre; aynı eylemin, disiplin yönünden değerlendirilmesi sonucunda, aynı yargı yerinin farklı kurulları dahi farklı sonuçlara ulaşabilecektir.

Bu duruma göre, 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede olan hareket için " yüz kızartıcı ve utanç verici" lik çerçevesi çizildiğinden, uyuşmazlıkta; "yüz kızartıcı"lık kavramını somutlaştırılması bakımından durum incelenmelidir.

Anayasa’nın 76. maddesinin ikinci fıkrasında “... gibi yüz kızartıcı suçlardan…” ibaresine yer verilmiş, fıkrada sayılan suçlar dışında yüz kızartıcı suçların belirlenmesi konusunda kanun koyucuya düzenleme yapma imkânı tanınmış, idare veya yargı makamlarına takdir yetkisi bırakmamıştır (Anayasa Mahkemesi 8/10/2025 tarihli, E:2025/136, K2025/200 ). Anayasa 'da, cezai suç kavramı olarak yer almış ve diğer suçlara göre daha ağır olan katalog suçları belirlemek için kullanılan, "yüz kızartıcı"lık nitelemesi, yasa koyucu tarafından yapılmıştır.

Cezai müeyyideler toplum düzeninin korunmasına yönelik iken, disiplin hukuku; kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir alandır.

Mevzuatımızda, kamu hizmetini yürütenlerin; disiplin yaptırımını gerektiren, eylem, işlem ve davranışlarını ve verilecek disiplin cezalarını belirleyen farklı düzenlemeler bulunmakla birlikte; disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden; ayrıca düzenleme yapılarak, farklı bir ispat standardı veya oluşumsal unsurların belirtilmediği ve bu sürece ilişkin genel bir usul kanunu bulunmadığından, uygulamada ceza hukuku ilkelerine atıf yapıldığı görülmektedir.

Nitekim, AİHM "... yasaklanan ve disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem ve davranışlar, cezai suç teşkil etmektedir. Bununla birlikte, disiplin makamlarının bu gerekçelere dayanabilmesi için cezai bir hükmün gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir bulgu mevcut değildir... bu yönde herhangi bir netliğin bulunmadığını dikkate alan AİHM, başvuranın davasında disiplin sorumluluğu ve cezai sorumluluk arasındaki çizgilerin, disiplin soruşturmasının en başından beri bulanık olduğu (AHİM- SEVEN / TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 60392/08)";

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131. maddesi uyarınca, suçlamalardan beraat etmenin, aynı olaylar nedeniyle disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı kuralı yönünden ise; "Danıştay kararında geçen “ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı” ifadesinin, bu hususların hiçbirini aydınlatmadığı... ceza yargılamalarıyla eşzamanlı veya ceza yargılamalarının ardından yürütülen disiplin incelemelerinde üzerine atılı suç bulunan bir kişinin suçu yetkili bir mahkeme tarafından sabit bulununcaya kadar masum sayılma hakkının güvence altına alınması amacıyla izlenecek herhangi bir ilkeden" (AHİM KEMAL ÇOŞKUN/TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 45028/07) bahsetmediği görüşündedir.

Anayasa'nın 90. maddesinde, "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." hükmü yer almakta, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ülkemiz kabul edilmiş bulunmaktadır. "Cezai suç isnadı" kavramının, üye Devletlerin ulusal hukuk sistemlerinde kullanılan sınıflandırmalardan ayrı, "özerk" bir anlama sahip olduğu görülmektedir.

İç hukukumuzda suç; Türk Ceza Kanunu'nda veya ceza hükmü içeren özel kanunlarda düzenlenen hukuka aykırı ve cezai yaptırıma bağlanmış eylemler olarak belirlemekte, disipline konu hareketin, aynı zamanda cezai suç teşkil etmesi halinde; Anayasa Mahkemesinin, Anayasa'nın 38. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (6. ve 7. maddeleri) ortak koruma alanına giren, suç isnadı sayılan yaptırımlar yönünden, güvencelerin ihlal edip etmediğini denetleme yetkisi bulunmaktadır.

Anayasa Mahkemesi ise;"... disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesi ve bunu sorgulayacak ifadeler kullanmamasının beklendiği, aksi takdirde kişinin ceza mahkemesinde beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmayacağını (Barış Baş, B.No 2016/14253) " belirtmiştir.

Disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden, ceza hukukuna ilişkin ilkeler ve sonuçlar belirleyici olmaktadır.

Bu itibarla; yüz kızartıcı olan eylemlerin hangileri olduğuna dair genel bir kural yok ise de; bazı kanunlarda yüz kızartıcı suçlara ilişkin düzenlemeler yer almış olup, bu düzenlemelerin; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde kapsamında bulunana ve cezai suç olarak belirlenen eylemler yönünden, "yüz kızartıcı" kavramının somutlaştırılmasında esas alınıp, belirlilik ve öngörülebilirliğin sağlanacağı sonucuna ulaşılmıştır.

Adam öldürme fiilinin "yüz kızartıcı" olup olmadığının nitelendirmesi, yasa koyucunun taktirindedir. Yasal düzenlemelerde, "adam öldürmek" yüz kızartıcı olarak sayılmamıştır.

Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'da "silahla yaralamaya", "hizmet aracıyla" yaralamaya dayalı disiplin cezaları belirlenmiş ise de; bu araçlar dışındaki araçlarla " yaralama" ile " öldürme " eylemi nedeniyle disiplin cezası öngörülmemiştir.

Bu durumda; davacının yüz kızartıcı bir fiil nedeniyle mahkumiyetinin bulunmadığı dikkate alındığında, mevzuata aykırı olduğu sonucuna ulaşılan temyize konu kararın, yukarıda aktarılan gerekçe ile bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Danıştay 2. Daire, E. 2022/1176, K. 2025/5523, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava Konusu İstem
  4. Temyiz Edenin İddiaları
  5. Karşı Tarafın Cevabı
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. (X) Gerekçede Karşı Oy
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2022/1176
Karar No
2025/5523
Tarih
26 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2022/1179 K.2025/5530
  • Danıştay 8. Daire E.2022/1193 K.2025/8335
  • Danıştay 8. Daire E.2022/1197 K.2025/8337
  • Danıştay 8. Daire E.2022/1200 K.2025/8338
  • Danıştay 8. Daire E.2022/1235 K.2025/8091
  • Danıştay 2. Daire E.2022/1274 K.2025/5041

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.