KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/3003 E., 2022/4929 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2022
- Esas No
- 2022/3003
- Karar No
- 2022/4929
- Temyiz eden (davalı)
- … Valiliği
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
956 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Dava Konusu İstem
Dava; komiser olarak görev yapan davacının Diyarbakır ili, … İlçe Emniyet Amirliği emrinde görev yaptığı döneme ilişkin olarak hakkında yapılan soruşturma sonucu, ''amirin izni olmaksızın görev yerinden ayrılmak'' suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 11. maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması yerine aynı Tüzüğün 15. maddesinin uygulanması sonucu bir alt ceza olan 10 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Diyarbakır Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
... İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen … günlü, E:…, K:… sayılı karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 08/11/2018 günlü, E:2016/23928, K:2018/17345 sayılı kararı ile bozulmuş anılan karara ilişkin davalı idarenin karar düzeltme istemi de Dairemizin 28/12/2021 günlü, E:2021/7933, K:2021/5270 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, davanın açıldığı tarihte davacının görev yaptığı Tunceli ilinin bağlı olduğu yargı çevresinin değişmesi sebebiyle davanın yetki yönünden reddine, dava dosyasının yetkili ... İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Bozma kararına uymak suretiyle verilen, … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının 08/12/2013 tarihine ilişkin olarak daha önce amirinden sözlü olarak izin aldığı ve izinli olduğu düşüncesiyle evinden çıkarak il merkezine gittiği anlaşıldığından, amirinin izni olmaksızın görev yerinden ayrıldığı fiilinin, tüm unsurlarıyla oluşmadığı, bu nedenle izin alarak il merkezine gittiği yönündeki beyanının da ikrar olarak kabul edilemeyeceği, olayda resmi olarak alınmış bir izin olmadığından, davacının fiilinin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-9 maddesi kapsamında 24 saate kadar göreve gelmemek olarak nitelendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; davacının 08/12/2013 tarihinde görevli olduğu, soruşturma raporundaki ifadesinde görevli olduğu gün bebeğinin kullanmış olduğu bez markası görev yaptığı ilçede bulunmadığından, Diyarbakır’a bez almaya gittiğini ikrar ettiği, 08/12/2013 tarihinde izinli olduğunu ispatlayamadığı ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile İdare Mahkemesi kararının esasa ilişkin kısmının onanması, kısmen kabulü ile anılan kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Davalı idarenin, Mahkeme kararının esasına yönelik temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup; davalı idare tarafından ileri sürülen hususlar İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, Mahkeme kararının vekalet ücretine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Maddenin gerekçesinde ise, madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı; uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği,
bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman, hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak hüküm kurulmakla birlikte davacının vekili olmadığı halde davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir. Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, hüküm fıkrasında yer alan "karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine" ibaresinin çıkarılması suretiyle kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
(X) KARŞI OY
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde; "1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmüne yer verilmiştir.
Temyiz incelemesinde; incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonucunu, kapsamını değiştirecek şekilde düzeltme yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Temyiz istemine konu Mahkeme kararında, dava konusu işlemin iptali yolunda hüküm kurulmakla birlikte, vekil ile temsil edilmeyen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu husus, yukarıda belirtildiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmayıp; kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil etmektedir.
Bu sebeple, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan düzeltilerek onama kararına katılmıyoruz.
Danıştay 2. Daire, E. 2022/3003, K. 2022/4929, 11 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama