KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/514 E., 2023/3091 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2023
- Esas No
- 2023/514
- Karar No
- 2023/3091
- Temyiz edenler
- —
- 1- (davacı)
- …
- 2- (davalı)
- …Valiliği
- Diğer davalı
- …Kaymakamlığı
- İstemin konusu
- …İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın, davacı tarafından davanın reddine, davalı idarelerden Bingöl Valiliği tarafından davanın kabulüne ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Bingöl İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken meslekten çıkarma cezaları ile cezalandırılan davacı, söz konusu cezaların yargı kararlarıyla iptal edildiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen mali kayıplarına istinaden 31.969,00-TL maddi tazminatın davalı idarelerce tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Karar Metni
702 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
…. İdare Mahkemesinin …günlü, E:…, K:…sayılı kararıyla; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtilerek, ödenmeyen maaş ve operasyon bedeli olarak hesaplanan 2.843,33-TL yönünden davanın kısmen kabulüne, bu miktarı aşan kısım yönünden ise davanın kısmen reddine karar verilmiştir.
Anılan kararın davacı ile davalı idarelerden Bingöl Valiliği tarafından aleyhlerine olan kısımlar yönünden temyizen incelenerek bozulmasının istenilmesi üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 13/12/2017 günlü, E:2016/28692, K:2017/24206 sayılı kararıyla; dava konusu işlemin tesis edildiği ve işlemin tesisine neden olan fiili işlediği tarihlerde davacının akli melekelerinin yerinde olmadığına dair usulüne uygun bir sağlık kurulu raporu mevcut değil ise de; ciddi davranış bozuklukları nedeniyle psikolojik yönden değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği yolunda amirleri tarafından tespit ve değerlendirmelerin yapılması üzerine,
sevk edildiği sağlık kurumları tarafından düzenlenen raporlarda davacı hakkında kısıtlılık tedbiri uygulanması gerektiğinin belirtildiği, bu durumda davacının, öncelikle usulüne uygun olarak yetkili kurumda akıl ve ruh sağlığı yönünden uzman kişilerce muayenesinin sağlanması hususunun araştırılması ve bu muayene sonucundaki tespitlere göre karar verilmesi gerekirken, bu yönden bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı, öte yandan, davacıya vasi atanması yolunda.
Sulh Hukuk Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:… sayılı kararın Yargıtay …Hukuk Dairesinin …günlü, E:…, K:…sayılı kararı ile bozulduğu ve davanın araştırma aşamasında olduğu anlaşıldığından, bu davanın sonucunda yeniden vasi tayinine karar verilmesi halinde, vasinin bakılmakta olan davaya icazet verip vermemesi ve davayı takip edebilmesi için idare mahkemesince durumun vasiye bildirilmesi gerekeceği gerekçesiyle anılan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …İdare Mahkemesinin temyize konu …günlü, E:…, K:…sayılı kararıyla; Danıştay Beşinci Dairesinin anılan bozma kararına uymayarak, yargılamanın en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını teminen, davacı hakkındaki kısıtlılık haline ilişkin yargılamanın halen devam ettiği, davacıya vasi de atanmadığından, kısıtlılık haline ilişkin yargılamanın kesinleşmesi beklenilmeksizin karar verilebileceği gerekçesi eklenmek suretiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki ilk kararında (08/12/2015 günlü, E:2014/597, K:2015/1021 sayılı kararında) ısrar etmiştir.
Davacı ile davalı idarelerden Bingöl Valiliği tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/06/2022 günlü, E:2022/1032, K:2022/2168 sayılı kararıyla; Mahkeme kararının ısrara ilişkin kısmının onanmasına, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmek üzere dosyanın Danıştay İkinci Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, İdare Mahkemesinin ısrar kararının aleyhine olan kısımlarının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idarelerden Bingöl Valiliği tarafından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Davacı tarafından, ısrar kararının, kabule ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idareler tarafından, ısrar kararının, redde ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2023/514, K. 2023/3091, 31 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama