KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/5484 E., 2024/2634 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2024
- Esas No
- 2023/5484
- Karar No
- 2024/2634
- Temyiz isteminde bulunanlar
- —
- 1- davalı
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- 2- davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
2.439 kelime·12 dk okuma·9 bölüm
Dava Konusu İstem
Dava; 2017 yılı dış kaynaktan muvazzaf astsubay temini sınavında başarılı olan davacı tarafından, hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle 17/08/2018 tarihinde muvazzaf astsubay adaylığının sonlandırılmasına ilişkin davalı idare işleminin iptali ile anılan işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrası, 28/04/2020 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 19/02/2020 günlü, E:2018/163, K:2020/13 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal edildiğinden yasal dayanağı ortadan kalkan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlemin iptalinin davacının doğrudan adaylığının devamı sonucunu doğurmaması karşısında, dava konusu işlem nedeniyle davacının parasal ve özlük haklarının tazmini istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla.
Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı kanaatine varılmakla, işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının sonucu itibarıyla yerinde görüldüğü, davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceğinin açık olduğu;
bu aşamada davacının ilgili statüye geçirilmemesi üzerine yoksun kaldığı bir parasal/özlük haktan söz edilmesinin mümkün olmaması karşısında, davacının parasal/özlük hak talebinin ise (bu aşamada) reddi gerektiği belirtilerek, davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun; işlemin iptali yönünden gerekçeli reddine, Mahkeme kararının parasal haklara ilişkin kısmı yönünden kabulü ile kararın kaldırılarak bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; davacı hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinin olumsuz sonuçlanması nedeniyle ilişiğinin kesildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca, genel bütçeli idarelerin mahkeme ve icra harçlarından muaf olduğu, davalı idare aleyhine harca hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, mahkeme kararının aleyhe olan kısmı yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından.
ASTTASAK eğitimini başarıyla bitirdiği ve astsubay naspedilerek statüye girdiği tarihten sonra 17/04/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7315 sayılı Kanun'daki düzenlemeler esas alınarak, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve davacının yoksun kaldığı parasal haklarına ilişkin ilk derece Mahkemesince verilen hüküm fıkrasının kaldırılarak, davanın kısmen reddine karar verilmesinin “kanunların geriye yürümezliği ilkesi”ne, Anayasa'nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesinin gereği olan;
“hukuki güvenlik” ,“belirlilik”, "öngörülebilirlik” ilkelerine ve “kazanılmış hakların korunması” ilkesine aykırı olduğu, aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, öncelikle yürütmenin durdurulması ve mahkeme kararının aleyhe olan kısmı yönünden bozulması gerektiği ileri ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN CEVAPLARI
Davalı idare tarafından; cevap verilmemiştir. Davacı tarafından; cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: Dr. ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının esas yönünden bozulması gerektiği; ayrıca 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesine göre, davalı idare harçtan muaf olduğu halde, mahkemece yargılama giderleri arasında başvuru harcı, YD harcı ve karar harcına yer verildiği görülmekte olup, anılan idarenin "Harçtan Muaf" olduğu hususu gözetilmeden verilen kararın bu yönüyle de hukuka aykırı olduğu, harçtan muaf olan idare aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 19/07/2023 günlü, K:2023/33 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 2. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacının, 2017 yılı dış kaynaktan muvazzaf astsubay temini için açılan sınavlarda başarılı olduğu, hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumsuz sonuçlandığından bahisle adaylığının sonlandırılması neticesinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
26/10/1994 günlü, 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinde.
“Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır.
Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması,
güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir.” hükmü yer almakta iken, 18/10/2018 tarihli ve 7148 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 29. maddesiyle söz konusu maddeye 2. fıkra olarak.
“Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge almaya, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında tutulan kayıtlara ulaşmaya, Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını almaya yetkilidir.” hükmü eklenmiş, anılan hüküm Anayasa Mahkemesinin 19/2/2020 günlü,
E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
07/04/2021 günlü, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeleri, kimler hakkında yapılacağını, araştırma konusu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğunu, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağını, hangi mercilerin soruşturma ve araştırma yapacağını, Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ve çalışma usul, esaslarını, veri güvenliği ile verilerin saklanma ve silinme sürelerini düzenlemektedir." hükmü.
"Değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler" başlıklı 13. maddesinde, "(8) 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.
" hükmü, "Atıflar" başlıklı 14. maddesinde, "(1) Mevzuatta 4045 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır." hükmü düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dava konusu işlem tarihinde güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, 4045 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılmaktadır. Anılan Kanun'un 1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile iptal edilmesi ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan işlemlere yönelik bireysel başvurularda verilen ihlal kararları dikkate alınarak kanun koyucu tarafından 7315 sayılı Kanun yürürlüğe konulmuş ve 4045 sayılı Kanun da yürürlükten kaldırılmıştır.
7315 Kanun'la, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda, güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmiş; güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırmasının, kimler hakkında yapılacağı, araştırma konusu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğu, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağı, hangi mercilerce soruşturma ve araştırma yapılacağı, bu kapsamda Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ve çalışma usul, esasları, kişisel veri güvenliği ile kişisel verilerin saklanma ve silinme süreleri düzenlenmiştir.
Bu itibarla, Anayasa Mahkemesi kararlarındaki kanuni düzeyde eksik düzenleme bulunduğu yolundaki gerekçeler göz önüne alınmak suretiyle kanun koyucu tarafından 7315 sayılı Kanun'la yeni yasal düzenleme yapılmak suretiyle bu konudaki eksiklikler giderildiğinden; somut olayda, kişisel verilerin güvenliğinin sağlanması ve özel hayatın gizliliğinin korunması amacına yönelik olarak 7315 sayılı Kanun ile getirilen çerçevede değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim 7315 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun pek çok kararında (19/06/2023 günlü, E:2022/884, K:2023/1488; 09/02/2023 günlü, E:2022/667, K:2023/211; 23/01/2023 günlü, E:2022/882, K:2023/53 sayılı kararları) güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kaynaklı uyuşmazlıklarda 7315 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Bu durumda, işin esasına girilerek dava konusu işlemin 7315 sayılı Kanun'a uygunluğu yönünden bir değerlendirme yapılması suretiyle karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin "işlemin yasal dayanaktan yoksun hale geldiği" gerekçesiyle iptaline, parasal haklar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar veren İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin, işlemin iptali yönünden gerekçeli reddine, parasal haklara ilişkin kısım yönünden kabulü ile kararın kaldırılarak bu kısım yönünden davanın reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan; Bölge İdare Mahkemesince bozma kararı uyarınca dava konusu işleme yönelik yeniden yargılama yapılacağından, bu işleme bağlı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden de yeniden bir karar verilmesi gerektiği açıktır.
Danıştay 2. Daire, E. 2023/5484, K. 2024/2634, 6 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama