KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/252 E., 2024/3262 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Esas No
- 2024/252
- Karar No
- 2024/3262
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekilleri
- Hukuk Müşaviri ...
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava Konusu İstem : Sağlık Bakanlığı... Genel Müdürlüğünde Daire Başkanı olarak görev yapan davacı, bu görevden alınarak aynı genel müdürlük emrine Sağlık Uzmanı olarak atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :...İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararla.
657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile memurların atanmaları konusunda idarelere takdir yetkisi tanındığı, daire başkanlığı görevine atama yapma konusunda takdir yetkisine sahip bulunan idarenin, daire başkanlığı görevinde bulunan bir kamu görevlisini aynı yöntemle bu görevden alma konusunda da takdir yetkisine sahip olduğu, ancak bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde dava konusu idari işlemin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırılığı nedeniyle iptali gerekeceğinin yargısal içtihatlar ile kabul edildiği;
dava dosyasının incelenmesinde, davacının, memur, şef, il müdür yardımcısı olarak görev yaptığı, dolayısıyla daire başkanlığı görevine atanmadan önce sırasıyla alt görevlerde uzun yıllar görev yaparak kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde daire başkanlığı görevine atandığı, davacı hakkında herhangi bir idari veya adli soruşturma ve/veya kovuşturmanın, ayrıca davacının daire başkanlığı görevinde yetersiz ya da başarısız olduğu veya verilen görevleri zamanında yerine getiremediği yönünde somut bir tespitin bulunmadığı, bu durumda;
davalı idarenin incelenen olayda takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka uygun kullanmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusu reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı İdare tarafından; dava konusu işlemin hizmetin daha verimli ve doğru işleyişini sağlamak amacıyla hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, üst düzey kamu yöneticilerinin atanması ve görevden alınması hususunda idarelere geniş takdir yetkisi tanındığı, Mahkemelerce yerindelik denetimi yapılamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2024/252, K. 2024/3262, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama