İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /2. Daire

DANIŞTAY · 2. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 2. Daire E.2024/2594 K.2024/5016

2- ... Genel Müdürlüğü DAVALILAR VEKİLİ: Av. ..

Esas2024/2594Karar2024/5016Tarih21 Ekim 2024Okuma15 dk · 2.901 kelime

KÜNYE

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/2594 E., 2024/5016 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire

Karar tarihi
21 Ekim 2024
Esas No
2024/2594
Karar No
2024/5016
Temyiz eden (davacı)
...
Karşı taraf (davalılar)
1- ... Bakanlığı
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.901 kelime·15 dk okuma·11 bölüm

2- ... Genel Müdürlüğü DAVALILAR VEKİLİ: Av. ..

İSTEMİN KONUSU

... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava Konusu İstem : Emniyet amiri olarak görev yapan davacı, ... Emniyet Müdürlüğü ... Şube Müdürlüğü emrinde görev yapmakta iken, M. K., A. Ş. Ç.(iki kez), H. N., N. D., İ. T., H.

Ç. isimli şahısların dinlenmesine yönelik mahkeme kararlarının, iletişimin dinlenmesini gerektirecek yeterli bilgiler/emareler olmaksızın, eksik ve gerçek dışı bilgiler ileri sürülerek aldırılmasından sorumlu olduğundan bahisle eylemine uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesinde yer alan.

"Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" hükmü uyarınca yedi (7) kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, iddia olunan suçların işleniş tarihi itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince idarenin ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğraması nedeniyle dosyanın bu bölümlerinin işlemden kaldırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ...

İdare Mahkemesince, Danıştay İkinci Dairesinin 27/09/2021 günlü, E:2021/16359, K:2021/2895 sayılı bozma kararına uyularak yeniden yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda verilen temyize konu kararla; soruşturma raporu ve ekinde yer alan bilgi ve belgeler göz önüne alındığında, davacı ile ilgili olan inceleme numaraları verilen şahısların dinlemesini yapmak üzere düzenlenen iletişime müdahale talep formunda talep/onay eden olarak davacının imzası olduğunun açıkça görüldüğü,

iletişim talep formunda gerek telefon numarası gerekse IMEI numarası üzerinden kişilerin kimliklerinin açıkça bilindiği halde kimi zaman kod veya sahte isim, kimi zaman ise suç isnat edilerek kişilerin kendi isimlerinin kullanıldığı, bu yöntemle dinlenecek kişilerin kimliği, konumu, mesleği ve görev unvanının dinleme iznini veren hakimden gizlenmiş olduğu,

bu dinleme işlemlerinin de iletişiminin dinlenmesini gerektirecek bilgi ve emareler olmaksızın, dayanaktan yoksun gerekçeler gösterilerek 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu'nun Ek 7. maddesinde öngörülen amaçlarla bağdaşmayacak şekilde gerçeğe aykırı belge düzenlemek suretiyle yapıldığı anlaşıldığından, davacının üzerine atılı "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilinin sübuta erdiği ve bu eylemin de meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği anlaşılmakla, dava konusu işlemde yer alan ibarenin gerçek durumla örtüştüğü ve dolayısıyla hukuka aykırı olmadığı sonucuna varıldığı;

öte yandan, davacının eylemlerinin 26/07/2010 tarihinden 29/04/2011 tarihine kadar devam ettiği, en son eylem tarihi olan 29/04/2011 tarihinden itibaren yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca iki yıl içinde disiplin işlemi tesis edilmesi gerekirken, dava konusu işlemin 16/10/2014 tarihinde tesis edildiği, bu durumun dava konusu işlemde de belirtilmek suretiyle davacı hakkında idarenin ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğraması nedeniyle dosyanın bu bölümlerinin işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmüş olup, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, davanın tek bir işleme dayalı olarak açıldığı, aksi durumun usul ekonomisine aykırılık teşkil edeceği, 7 ayrı dava açılması durumunda zamanda adil yargılanma hakkının da ihlali sonucunun doğacağı, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı, bu haliyle cezanın tamamen ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği, tebliğ süresine uyulmadığı, yetki gasbının söz konusu olduğu, kişilere göre farklı bir uygulamanın söz konusu olduğu, bir alt ceza uygulanmadığı, verilen cezaların hatalı olduğu, dinlemelerin yargı kararına dayandığı, disiplin işlemi olmaması nedeniyle zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararının özlük dosyasından tamamen silinmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFLARIN CEVABI

Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Emniyet amiri olarak görev yapan davacı, ... Emniyet Müdürlüğü ... Şube Müdürlüğü emrinde görev yapmakta iken. M. K., A. Ş. Ç. (iki kez), H. N., N. D., İ. T., H.

Ç. isimli şahısların dinlenmesine yönelik mahkeme kararlarının, iletişimin dinlenmesini gerektirecek yeterli bilgiler/emareler olmaksızın, eksik ve gerçek dışı bilgiler ileri sürülerek aldırılmasından sorumlu olduğundan bahisle eylemine uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesi uyarınca yedi (7) kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, iddia olunan suçların işleniş tarihi itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince idarenin ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğraması nedeniyle dosyanın bu bölümlerinin işlemden kaldırılmasına ilişkin ... günlü,

... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün (26/06/2015 günlü, 2015/7911 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Tüzüğün 1. maddesiyle bu Tüzüğün adı “Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü" olarak değiştirilmiştir.) 8/12 maddesinde yer alan "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.

08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin, 6. fıkrasının (h) bendinde, "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış.

Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlardır.

Bu cezaların, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri olduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal önemleri de bulunmaktadır. Bu nedenle disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir.

Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun, Karar Tarihi: 02/07/2020, Başvuru Numarası: 2016/14253 olan "Barış Baş" dosyasında verdiği kararın 56. paragrafında. "Ceza muhakemesi hukuku ve disiplin hukuku farklı kural ve ilkelere tabi disiplinlerdir.

Disiplin hukuku kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir hukuk alanıdır.

Bazı hâllerde ise kamu görevlisinin fiili ceza hukuku kapsamında suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin hukuku yönünden de sorumluluk gerektiren bir mahiyet taşıyabilir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Özcan Pektaş, B. No: 2013/6879, 2/12/2015, § 25; Kürşat Eyol, § 30).". 57. paragrafında.

"Cezai sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş veya ceza sorumluluğu ortadan kalkmış olsa dahi aynı olaylar nedeniyle -daha hafif bir ispat külfeti temelinde- kişi hakkında başka tür bir sorumluluğun tesis edilmesinin önünde bir engel bulunmamaktadır.

Bu bağlamda ceza yargılamasına konu maddi olay ve olguların disiplin hukuku esasları çerçevesinde diğer kamu makamlarınca (idari/adli) ayrıca değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucunda ulaşılacak kanaate göre işlem/karar tesis edilmesi mümkündür (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Özcan Pektaş, § 25; Kürşat Eyol, § 30, Galip Şahin, § 48).". 58. paragrafında ise.

"Adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabilir. Masumiyet karinesi kapsamındaki güvencelerin sağlanıp sağlanmadığının tespiti yapılırken ise kararın gerekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir (Galip Şahin, § 48; M.I., B. No: 2012/1268, 30/12/2014, § 50). Bu kapsamda karar vericilerin kullandıkları dil kritik önem taşır (Mustafa Kıvrak, B.

No: 2013/3175, 20/2/2014, § 36). Kamu makamlarının işlem ya da kararlarında belirttikleri gerekçeler veya kullandıkları dil nedeniyle bireye cezai sorumluluk yüklememeleri, ceza mahkemeleri tarafından suçlu bulunmamış bireyin masumiyeti üzerine gölge düşürülmesine sebebiyet vermemeleri gerekmektedir (Galip Şahin, § 47)." değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir.

Bu bağlamda, yapılan soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillere dayanması gerektiği; aksi durumda; Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararları ile güvence altına alınmış bulunan masumiyet karinesinin ihlali sonucunun doğabileceği açıktır. Belirtilen hususlar doğrultusunda davaya konu işlemin değerlendirilmesi: 1 nolu olay: M.K.'nin 26/01/2011- 26/04/2011 tarihleri arasında (… nolu GSM hattı) üzerinden yapılan haberleşmenin dinlenmesi işleminde;

Dava dosyasına sunulan belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; dava konusu işleme esas M.K. isimli şahsın dinlenmesi ile ilgili olarak ...

Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan davacının üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine; özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarının davacı tarafından işlenmediğinin sabit olması gerekçesiyle, resmi belgede sahtecilik suçundan ise eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle davacı/sanık hakkında beraat kararı verildiği, anılan karara karşı Cumhuriyet Başsavcılığınca istinaf yoluna başvurulması üzerine de ...

Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği; anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:... K:... sayılı kararıyla davacı ve bir kısım sanık yönünden verilen kararların onandığı, bir kısım sanık yönünden ise kararın bozulduğu; söz konusu karar sonucunda, davacı yönünden verilen ceza mahkemesi kararının kesinleştiği görülmektedir.

M.K.'ye yönelik eylem yönünden, davacıya isnat edilen fiillerin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu ve yukarıda bahsedilen resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararları gözönüne alındığında davacının, üzerine atılı "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinin sübuta ermediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

2 ve 3 nolu olay: A.Ş.Ç.'nin 03/11/2010-09/06/2011 tarihleri arasında (… nolu GSM hattı) üzerinden yapılan haberleşmenin 4 kez 3 aylık süreyle dinlenmesi işleminde ve A.Ş.Ç. adına kayıtlıymış gibi 26/07/2010- 09/06/2011 tarihleri arasında ... nolu GSM hattı üzerinden yapılan haberleşmenin dinlenmesi işleminde;

Dava dosyasına sunulan belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; dava konusu işlemlere esas A.Ş.Ç isimli şahsın iki farklı telefon numarası ile dinlenmesi ile ilgili olarak.

Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan davacının üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine; özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarının davacı tarafından işlenmediğinin sabit olması gerekçesiyle resmi belgede sahtecilik suçundan ise eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle davacı/sanık hakkında beraat kararı verildiği, anılan karara karşı Cumhuriyet Başsavcılığınca istinaf yoluna başvurulması üzerine de.

Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği; anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin … günlü, E:. K:… sayılı kararıyla davacı ve bir kısım sanık yönünden verilen kararların onandığı, bir kısım sanık yönünden ise kararın bozulduğu; söz konusu karar sonucunda, davacı yönünden verilen ceza mahkemesi kararının kesinleştiği görülmektedir.

A.Ş.Ç'ye yönelik iki eylem yönünden, davacıya isnat edilen fiillerin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu ve yukarıda bahsedilen resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararları gözönüne alındığında davacının, üzerine atılı "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinin sübuta ermediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. 4 nolu olay: H.N.'nin 28/03/2011-28.06.2011 tarihleri arasında (… nolu GSM hattı) üzerinden yapılan haberleşmenin dinlenmesi işleminde;

Dava dosyasına sunulan belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; dava konusu işleme esas H.N. isimli şahsın dinlenmesi ile ilgili olarak ... Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan.

H.N.'nin şikayetçi olmadığı, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle kamu davasının düşürülmesine; özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarının davacı tarafından işlenmediğinin sabit olması gerekçesiyle, resmi belgede sahtecilik suçundan ise eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle davacı/sanık hakkında beraat kararı verildiği; anılan karara karşı Cumhuriyet Başsavcılığınca istinaf yoluna başvurulması üzerine de.

Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği; anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin … günlü, E:. K:… sayılı kararıyla davacı ve bir kısım sanık yönünden verilen kararların onandığı, bir kısım sanık yönünden ise kararın bozulduğu; söz konusu karar sonucunda, davacı yönünden verilen ceza mahkemesi kararının kesinleştiği görülmektedir.

H.N.'ye yönelik eylem yönünden, davacıya isnat edilen fiillerin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu ve yukarıda bahsedilen resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararları gözönüne alındığında davacının, üzerine atılı "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinin sübuta ermediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. 5 nolu olay: N.D.'nin 09/03/2011-09/06/2011 tarihleri arasında (… nolu GSM hattı) üzerinden yapılan haberleşmenin dinlenmesi işleminde;

Dava dosyasına sunulan belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; dava konusu işleme esas N.D. isimli şahsın dinlenmesi ile ilgili olarak.

Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan davacının üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine; özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarının davacı tarafından işlenmediğinin sabit olması gerekçesiyle resmi belgede sahtecilik suçundan ise eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle davacı/sanık hakkında beraat kararı verildiği, anılan karara karşı Cumhuriyet Başsavcılığınca istinaf yoluna başvurulması üzerine de.

Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği; anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin … günlü, E:. K:… sayılı kararıyla davacı ve bir kısım sanık yönünden verilen kararların onandığı, bir kısım sanık yönünden ise kararın bozulduğu; söz konusu karar sonucunda, davacı yönünden verilen ceza mahkemesi kararının kesinleştiği görülmektedir.

N.D'ye yönelik eylem yönünden, davacıya isnat edilen fiillerin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu ve yukarıda bahsedilen resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararları göz önüne alındığında davacının, üzerine atılı "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinin sübuta ermediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. 6 nolu olay: İ.T.'nin 29/04/2011-09/06/2011 tarihleri arasında (… nolu GSM hattı) üzerinden yapılan haberleşmenin dinlenmesi işleminde;

Dava dosyasına sunulan belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; dava konusu işleme esas İ.T. isimli şahsın dinlenmesi ile ilgili olarak ... Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan.

İ.T.'nin şikayetçi olmadığını beyan ettiği, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle kamu davasının düşürülmesine; özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarının davacı tarafından işlenmediğinin sabit olması gerekçesiyle resmi belgede sahtecilik suçundan ise eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle davacı/sanık hakkında beraat kararı verildiği, anılan karara karşı Cumhuriyet Başsavcılığınca istinaf yoluna başvurulması üzerine de.

Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği; anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin … günlü, E:. K:… sayılı kararıyla davacı ve bir kısım sanık yönünden verilen kararların onandığı, bir kısım sanık yönünden ise kararın bozulduğu; söz konusu karar sonucunda, davacı yönünden verilen ceza mahkemesi kararının kesinleştiği görülmektedir.

İ.T.'ye yönelik eylem yönünden, davacıya isnat edilen fiillerin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu ve yukarıda bahsedilen resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararları gözönüne alındığında davacının, üzerine atılı "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinin sübuta ermediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. 7 nolu olay: H.Ç'nin 01/04/2011-01/07/2011 tarihleri arasında (… nolu GSM hattı) üzerinden yapılan haberleşmenin dinlenmesi işleminde;

Dava dosyasına sunulan belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; dava konusu işleme esas H.Ç. isimli şahsın dinlenmesi ile ilgili olarak ... Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan.

H.Ç.'nin şikayetçi olmadığını beyan ettiği, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle kamu davasının düşürülmesine; özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarının davacı tarafından işlenmediğinin sabit olması gerekçesiyle resmi belgede sahtecilik suçundan ise eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle davacı/sanık hakkında beraat kararı verildiği, anılan karara karşı Cumhuriyet Başsavcılığınca istinaf yoluna başvurulması üzerine de.

Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği; anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin … günlü, E:. K:… sayılı kararıyla davacı ve bir kısım sanık yönünden verilen kararların onandığı, bir kısım sanık yönünden ise kararın bozulduğu; söz konusu karar sonucunda, davacı yönünden verilen ceza mahkemesi kararının kesinleştiği görülmektedir.

H.Ç'ye yönelik eylem yönünden, davacıya isnat edilen fiillerin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu ve yukarıda bahsedilen resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararları gözönüne alındığında davacının, üzerine atılı "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinin sübuta ermediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Öte yandan, her ne kadar Mahkemece, M.S.'nin dinlenmesi olayı ile ilgili irdeleme yapılmış ise de, anılan olayla ilgili dava konusu işlemle davacı hakkında ceza tayinine mahal olmadığı kararı verildiği anlaşılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,

2. ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,

3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,

4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 2. Daire, E. 2024/2594, K. 2024/5016, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafların Cevabı
  7. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  8. Düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Maddi Olay
  12. İlgili Mevzuat
  13. Hukuki Değerlendirme
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2024/2594
Karar No
2024/5016
Tarih
21 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 6. Daire E.2024/2594 K.2024/5685
  • Danıştay 9. Daire E.2024/2594 K.2024/5287
  • Danıştay 6. Daire E.2024/2595 K.2024/5686
  • Danıştay 9. Daire E.2024/2595 K.2024/5789
  • Danıştay 6. Daire E.2024/2596 K.2024/5687
  • Danıştay 9. Daire E.2024/2596 K.2024/5169

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.