İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /3. Daire

DANIŞTAY · 3. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 3. Daire E.1992/523 K.1992/1458

VERGİ TEVKİF EDİLMEYEN İSTİHKAK ÖDEMELERİNİN MÜTEAHHİT TARAFINDAN BEYAN EDİLEREK ÖDEMMESİ SEBEBİYLE SORUMLU KOOPERATİF TARAFINDAN ZAMANINDA ÖDENMEYEN VERGİLERDEN DOLAYI VERGİ SALINMADAN GECİKME FAİZİ UYGULANABİLECEĞİ HK.

Esas1992/523Karar1992/1458Tarih17 Nisan 1992Okuma5 dk · 1.059 kelime

KÜNYE

3. Daire 1992/523 E., 1992/1458 K.

Mercii
Danıştay
Karar tarihi
17 Nisan 1992
Daire
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Karar Yılı
1992
Karar No
1458
Esas Yılı
1992
Esas No
523
Karar Tarihi
17/04/992
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.059 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

VERGİ TEVKİF EDİLMEYEN İSTİHKAK ÖDEMELERİNİN MÜTEAHHİT TARAFINDAN BEYAN EDİLEREK ÖDEMMESİ SEBEBİYLE SORUMLU KOOPERATİF TARAFINDAN ZAMANINDA ÖDENMEYEN VERGİLERDEN DOLAYI VERGİ SALINMADAN GECİKME FAİZİ UYGULANABİLECEĞİ HK.

Davacı kooperetafin 1986 dönemi hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen inceleme raporuna dayanılarak, kooperatif tarafından müteahhide yapılan istihkak ödemelerinden vergi tevkif edilmediği, ancak müteahhid tarafından alınan istihkakların gelir yazılarak beyan edildiği neden gösterilerek mükerrer vergilendirmeyi önlemek için vergi salınmadan,kesilen kaçakçılık cezasına karşı açılan dava üzerine mahkemece kaçakçılık cezasının kusur cezasına çevrilmesi sonucu mahkeme kararına göre düzenlenen ihbarname ile kusur cezasına ek olarak salınmayan vergi aslı üzerinden hesaplanan gecikme faizinin ödenmesinin bildirilmesine karşı açılan davayı.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3239 sayılı Kanunla değişik 112.maddesine göre gecikme faizi uygulanabilmesi için öncelikle ikmalen re'sen veya idarece vergi tarh edilmiş olması gerektiği, dava konusu olayda gelir stopaj vergisi ve fon tarhiyatı yapılmamış olduğundan gecikme faizi uygulanmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle kabul ederek gecikme faizini terkin eden Vergi Mahkemesi kararına karşı Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından yapılan itirazı reddederek mahkeme kararını onayan Bölge İdare Mahkemesi kararının Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması isteminden ibarettir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3239 sayılı kanunla değişik 112. maddesinin 3.fıkrasında; vergi mahkemesinde dava açma dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27.maddesinin 8 numaralı bendi gereğince tahsili durdurulan vergilenden taksit süreleri geçmiş olanların, vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödeneceği, ayrıca ikmalen re'sen veya idarece yapılan tarhiyatlarda;

a)Dava konusu yapılmaksızın kesinleşen vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren son yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar; b)Dava konusu yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren yargı organı kararının tebliğ tarihine kadar; geçen süreler için 6183 sayılı Kanuna göre tesbit edilen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanacağı; gecikme faizinin de aynı süre içinde ödeneceği;

gecikme faizinin hesaplanmasında ay kesirlerinin nazara alınmıyacağı; uzlaşılan vergilerde gecikme faizinin, uzlaşılan vergi miktarına (a) fıkrasında belirtilen tarihten itibaren uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar geçen süre için uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Bu hükümlerin birlikte incelenmesinden gecikme faizinin, yasal süresinde beyan edilmemek veya noksan beyan edilmek suretiyle zamanında ödenmeyen vergiler için; kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren tahakkuk tarihine kadar geçen süre için yürütülen faiz olduğu anlaşılmaktadır.

Kanun koyucu bu hükümle zamanında beyan edilmeyerek ödenmeyen ve geçen süre içinde enflasyonist etkilerle değeri düşen vergi alacağının eksilmesini önlemeyi amaçlamıştır.

Bu bakımdan gecikme faizinin, vergiyi doğuran olaya değil, vergi ödeme lerinde meydana gelen gecikmeye uygulanması gerekmektedir.

Olayda da vergi ödemesinde gecikme olup olmadığının saptanması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden davacı kooperatifin yıllara sirayet eden inşaat işinden dolayı müteahhide 1986-1987-1988 yıllarında yaptığı istihkak ödemelerinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94.maddesi uyarınca gelir vergisi tevkifatı yapmadığı, muhtasar beyanname vermediği ve gelir (stopaj) vergisi ödemediği; ancak inşaatın 1988 yılında bitirilmesi üzerine müteahhitçe elde edilen kazancın Mart 1989 ayında beyan edilerek ödendiği;

bu nedenle vergi isorumlusu kooperatifce tevkif edilerek istihkak ödenelerinin yapıldığı ayı takip eden ayların 20. günü akşamına kadar beyan edilip ödenmeyen vergilerin mükerrer salınmasını önlemek için vergi tarhiyatı yapılmadığı, vergi sorumlusunun ödemek zorunda olduğu vergi miktarı üzerinden kesilen kaçakçılık cezasına karşı açılan dava sonucu mahkemece kaçakçılık cezasının kusur cezasına çevrilmesine karar verildiği, mahkeme kararına göre hesaplanan kusur cezası için düzenlenen ihbarnameye, ayrıca geç ödenen vergi aslı için uygulanan gecikme faizinin eklendiği ve ödenmesinin davacıdan istendiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda açıklandığı üzere 1986-1987-1988 yıllarının muhtelif aylarında davacı kooperetafçe müteahhide yapılan istihkak ödemelerinden ödemelerin yapıldığı aylarda vergi tevkif edilerek, tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden ayın 20.günü akşamına kadar muhtasar beyanname ile beyan edilerek, ödenmesi gereken vergi ödenmediğine ve asıl mükellef olan müteahhit tarafından Mart 1989 ayında ödendiğine göre vergi sorumlusu açısından vergi ödemesinde gecikme olduğu açık bulunmaktadır.

Öte yandan; gecikme faizi uygulanan verginin, beyan üzerine tarh ve tahakkuk ettirilen bir vergi olmayıp; aksine sorumlu tarafından beyan edilmediği için re'sen tarha konu olacak bir vergi olduğunda da kuşku bulunmamaktadır. Sorumlu adına re'sen tarh edilebilecek vergi, asıl mükellefin ödemesinden dolayı mükerrerliği önlemek yönünden salınmamıştır.

Hal böyle olunca; asıl mükellef tarafından ödendiği için sorumlu adına vergi salınmaması; ödemede meydana gelen gecikme nedeniyle gecikme faizi uygulanmasına engel değildir.

Kaldı ki; olayda gecikme faizi uygulanmasına esas olan vergi miktarı ceza kesilmesine esas alınar ve mükellefçe bilinen miktar olup, bu miktar çekişme konusu değildir. İhtilafa konu olmayan vergi miktarına; muhtasar beyanname ile beyanı ve normal vadesinde ödenmesi gereken tarihlerden itibaren; müteahhidin beyanname verdiği Mart 1989 tarihine kadar gecikme faizi uygulanmış olup; gecikme faizinin uygulama süresi ile gecikme faizi nisbetinde tartışma konusu değildir.

Gecikme faizi uygulayabilmek için davacı kooperatif adına vergi tarhedilse dahi; vergi miktarında, gecikme faizi uygulama süresinde ve gecikme faizi nisbetinde herhangi bir değişiklik olması söz konusu olmayacağından; tarhiyat yapılması sonucu etkilemiyecektir.

Bu itibarla gecikme faizi uygulanması; hukuki sonuç doğurmayacak şekli anlamda tarhiyat yapılmasına bağlı kılınmaz.

Mükerrer alacağı bilinen verginin salınmamış olması vergi sorumlusunun beyan dışı bıraktığı verginin geç ödendiği gerçeğini ortadan kaldırmıyacağından; davacı kooperatifin zamanında tevkif etmediği ve beyan ederek ödemediği vergilerden dolayı; vergi salınmadan gecikme faizi uygulanmasında kanuna aykırılık bulunmadığından; vergi mahkemesince ikmalen, re'sen veya idarece vergi salınmadan gecikme faizi uygulanamayacağı gerekçesiyle gecikme faizinin terkinine karar verilmesinde yasal isabet bulunmadığı cihetle vergi dairesince yapılan itirazı reddederek sözü edilen mahkeme kararını onayan … Bölge İdare Mahemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle Danıştay Başsavcısı tarafından yapılan temyiz isteminin kabulü ile … Bölge İdare Mahkemesinin … gün … sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51.maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak koşulu ile bozulmasına karar verildi.

AZLIK OYU

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112.maddesi uyarınca gecikme faizi, ancak ikmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyatlar dolayısıyla uygulanabilir. Sözü edilen maddenin 3.bendinde bu husus açıkça belirtilmiştir. Olayda davacı kooperatifin 1986 yılında müteahhide ödediği istihkaklar dan gelir vergisi kesmemesi nedeniyle dayalı olarak adına vergi tarh edilmediğine göre, 112.madde uyarınca gecikme faizi uygulanması mümkün bulunmamaktadır.

Bu durumda ancak, sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi ve verginin zamanında tahakkukuna imkan verilmemiş olması nedeniyle vergi usul kanununun 341.maddesi uyarınca yasanın öngördüğü cezaların kesilmesi mümkün olabilecektir. Nitekim davacı kooperatif adına bu nedenle kaçakçılık cezası kesilmiş ve verği mahkemesince de bu ceza kusur cezasına çevrilmiş bulunmaktadır.

Kanunun ruhuyla benimsemiş olduğu amaç gözetildiğinde tarhiyat yapılmamış olması halinde dahi gecikme faizi uygulanabileceğini kabul etmek kanaatimizce, lafzın öngörmediği bir hususu kabul etmek sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle Bölge İdare Mahkemesi kararının kanun yararına bozulması isteminin reddi gerektiği görüşüyle karar karşıyız.

Danıştay 3. Daire, E. 1992/523, K. 1992/1458, 17 Nisan 1992 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
1992/523
Karar No
1992/1458
Tarih
17 Nisan 1992

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.1992/765 K.1992/1263
  • Danıştay 5. Daire E.1992/770 K.1992/1137
  • Danıştay 7. Daire E.1988/894 K.1992/1608
  • Danıştay 5. Daire E.1988/1916 K.1992/1738
  • Danıştay 5. Daire E.1989/208 K.1992/1489
  • Danıştay 5. Daire E.1989/594 K.1992/1586

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.