İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /3. Daire

DANIŞTAY · 3. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 3. Daire E.1997/2323 K.1998/3106

35 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE; 213 SAYILI VERGİ USUL KANUNUNUN 10.MADDESİ HÜKMÜNÜ BERTARAF EDEN VE ŞİRKET İDARESİNDE BULUNAN YÖNETİM KURULU BAŞKAN VE ÜYELERİNİN SORUMLULUĞUNU KALDIRAN BİR DÜZENLEMEYE YER VERİLMEDİĞİNDEN YÖNETİM KURULU BAŞKANI…

Esas1997/2323Karar1998/3106Tarih23 Eylül 1998Okuma4 dk · 789 kelime

KÜNYE

3. Daire 1997/2323 E., 1998/3106 K.

Mercii
Danıştay
Karar tarihi
23 Eylül 1998
Daire
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Karar Yılı
1998
Karar No
3106
Esas Yılı
1997
Esas No
2323
Karar Tarihi
23/09/998
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

789 kelime·4 dk okuma

35 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE; 213 SAYILI VERGİ USUL KANUNUNUN 10.MADDESİ HÜKMÜNÜ BERTARAF EDEN VE ŞİRKET İDARESİNDE BULUNAN YÖNETİM KURULU BAŞKAN VE ÜYELERİNİN SORUMLULUĞUNU KALDIRAN BİR DÜZENLEMEYE YER VERİLMEDİĞİNDEN YÖNETİM KURULU BAŞKANI BULUNDUĞU BANKER … MENKUL DEĞERLER A.Ş.DEN TAHSİL EDİLEMİYEN AMME ALACAĞININ SORUMLU SIFATIYLE DAVACIDAN TAHSİLİ İÇİN ÖDEME EMRİ DÜZENLENMESİNDE HUKUKA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HK.

Yönetim kurulu başkanı bulunduğu. Değerler A.Ş. den tahsil edilemeyen 1981-1982 yıllarına ait gelir (stopaj) vergisi ve gecikme faizinin tahsili için davacı adına tanzim ve tebliğ edilen ... gün ve ... sayılı ödeme emrine karşı açılan davayı; davacının olayda tarh zamanaşımı bulunduğu yolundaki iddiasının yerinde olmadığı, öte yandan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10.maddesinde;

tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri kasıt ve ihmalleriyle yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumluların varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi alacaklarının kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin mal varlıklarından alınacağının hükme bağlandığı,

madde hükmüne göre kanuni temsilcilerin sorumlu tutulabilmesi için vergi ödevlerinin kanuni temsilcilerin kasıt ve ihmali sonucu yerine getirilmemiş olması ve mükellef veya sorumluların varlığından vergi alacağının tamamen veya kısmen tahsiline olanak bulunmaması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, davacının yönetim kurulu üyesi olduğu şirketin ödeme güçlüğü içine düşmesi sebebiyle ... tarihinde ... sayılı Kanun Hükmünde Kararnanme hükmü uyarınca tasfiyesini talep ettiği,.

Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarihli ve ... sayılı kararı ile tasfiyesine karar verildiği, tasfiyenin kapatıldığı ... tarihine kadar kurula yazdırılan alacaklardan kararname uyarınca öncelikle tasarruf sahiplerinin ve daha sonra 6183 sayılı Kanuna göre vergi alacaklarına ilişkin takipler nedeniyle bu vergi dairelerine alacakları nisbetinde ödendiği, Tasfiye Kurulu tarafından düzenlenen ve.

Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından tasdik edilerek Yargıtay'ca da onanan tasfiye kurulu raporunda davacının yönetici olarak kusurlu olduğuna dair bir ibarenin yer almadığı, dava konusu edilen ödeme emri ile aranılan amme alacağının 12.3.1986 ve 31.3.1986 tarihli inceleme raporlarına göre tarh edilerek tasfiye kuruluna 8.5.1996 ve 6.6.1996 tarihlerinde tebliğ edilen ve Danıştay Üçüncü Dairesinin 28.11.1988 tarihli ... ve ... sayılı kararları ile kesinleşen vergiler olduğu,

olayda davacının tasfiye nedeniyle yönetim kurulu üyeliğinden ayrılmasından sonra yapılan inceleme üzerine salınan vergilerin şirketten alınamamasında bu vergilerin tahakkuk ettiği dönemde yönetim kurulu üyesi olmayan davacının tutum ve davranışının etkili olduğunun söylenemiyeceği, davacının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde beyanname vermemek, buna göre belirlenen vergileri zamanında ödememek gibi vergi ödevlerini yerine getirmediği,

yada şirket tüzel kişiliği adına tarhiyat yapılmasına neden olan vergi ziyaının davacı tarafından yapılması gereken ödevlerin yerine getirilmemesinden kaynaklandığı yolunda yapılmış bir tesbitin bulunmadığı gerekçesiyle kabul ederek ödeme emrini iptal eden. İkinci Vergi Mahkemesinin … sayılı kararının. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10.maddesine istinaden tebliğ edilen ödeme emrinde kanuna aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istemidir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10.maddesinde; tüzelkişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri kasıt ve ihmalleriyle yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi alacaklarının kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükmü yer almıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 75.maddesinin 7.bendinde de; bankalara, bankerlere, tasarruf sandıklarına, tevdiat kabul eden diğer müesseselere yatırılan vadeli, vadesiz paralara ödenen faizler ile bunlar dışında kalan kişi ve kuruluşlardan devamlı olarak para toplama işiyle uğraşanların her ne şekil ve ad altında olursa olsun toplanan paralarla sağladıkları gelirler ve menfaatlerin de mevduat faizi sayılacağı, anılan Kanunun 2361 sayılı Kanunla değişik 94.maddesinin 10. bendine ve 96.maddesine göre mevduat faizlerinden gelir vergisi tevkifatının, nakden yada hesaben ödeme sırasında yapılması gerektiği,

bu durum yasal zorunluluk olduğu halde uyulmaması ve aykırı hareket edilmiş olması hususlarının kamu borçlusu şirketin kanuni temsilcilerinin kasıt ve ihmalinin bulunduğunu gösteren somut delil olduğu, bu durumda 213 sayılı Kanunun 10.maddesinde yer alan tüzelkişiliğe ait vergi borcunun kanuni temsilciden istenebilmesi için önğörülen koşulların mevcut bulunduğu, gerek 35 sayılı Ödeme Güçlüğü İçinde Bulunan Bankerlerin İşlemleri Hakında Kamu Hükmündeki kararnamenin, gerekse buna ek sonraki kararnamelerin düzenlenmesindeki amacın, banker alacaklılarının alacaklarının güvence altına alınması olduğu,

Devletin vergi alacaklarından vazgeçmesinin söz konusu olmadığı, sadece tasfiye halinde bu tür alacakların sırasının tasarruf sahipleri lehine değiştirilerek amme alacaklarının son sıraya konulduğu, anılan kararnamelerde bankerlik şirketlerince tasfiyeye giriş tarihinden önce tasarruf sahiplerine ödenen mevduat faizlerinden ödemenin yapıldığı sırada gelir vergisi tevkifatı yapılmamış olması durumunda 213 sayılı Kanunun 10.maddesi hükmünü bertaraf eden ve şirketin idaresinde bulunan yönetim kurulu başkan ve üyelerinin sorumluluğunu kaldıracak biçimde bir düzenleme yer almadığından davacı adına düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrinde yasaya aykırılık bulunmadığı cihetle ödeme emrinin iptali yolunda verilen mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile … İkinci Vergi Mahkemesinin … sayılı kararının bozulmasına,karar verildi.

Danıştay 3. Daire, E. 1997/2323, K. 1998/3106, 23 Eylül 1998 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
1997/2323
Karar No
1998/3106
Tarih
23 Eylül 1998

İlgili Kararlar

  • Danıştay 12. Daire E.1997/2485 K.1998/2061
  • Danıştay 7. Daire E.1997/2620 K.1998/2998
  • Danıştay 5. Daire E.1997/2879 K.1998/2170
  • Danıştay 3. Daire E.1997/2986 K.1998/3021
  • Danıştay 3. Daire E.1997/3903 K.1998/3118
  • Danıştay 7. Daire E.1997/4013 K.1998/2972

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.