KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2017/2065 E., 2021/2135 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2021
- Esas No
- 2017/2065
- Karar No
- 2021/2135
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2015 yılı Kasım dönemi için ihtirazi kayıtla verilen katma değer vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk eden verginin 254.929,29 TL'lik kısmının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin sahip olduğu yatırım teşvik belgesi kapsamında bir kısım makina ve teçhizatı 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin ''d'' bendindeki istisna kapsamında 2013 yılının muhtelif dönemlerinde katma değer vergisi ödemeksizin satın aldığı, atıl hale gelince satmak amacıyla yatırım teşvik belgesi kapsamından çıkarılması için Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü'ne başvurduğu, talebinin kabul edilmesi üzerine satışın gerçekleştirildiği,
davalı idarece, yatırım teşvik belgesi kapsamından çıkarılan makine ve teçhizatın ödenmeyen katma değer vergisi aslı, vergi ziyaı ve gecikme faizini içeren ihbarnamenin 2014 yılında davacıya tebliğ edildiği, 09/07/2015 tarihinde uzlaşılarak tahakkuk eden ve 23/07/2015 tarihinde ödenen verginin 2015 yılı Kasım dönemi katma değer vergisi beyannamesinde ödenecek katma değer vergisinden indirilmesi hususunda ihtirazi kayıt konulduğu,
3065 sayılı Kanun'un 29. maddesinde indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla kullanılabileceği, emtia alımı 2013 yılında gerçekleşmiş ise de bu aşamada henüz tahakkuk etmiş ve ödenecek aşamaya gelmiş bir verginin bulunmadığı,
dolayısıyla ithalatın gerçekleştiği 2013 yılında tahakkuk etmemiş ve ödenmemiş bir verginin ödenecek katma değer vergisinden indirilmesi mümkün olmadığından anılan maddede değinilen takvim yılından bu olayda ödemenin yapıldığı yılın anlaşılması gerektiği, bu durumda, 2015 yılının Kasım dönemi beyannamesiyle, uzlaşma sonucu ödenen katma değer vergisi asıllarının ödenecek katma değer vergisinden indirilebileceği sonucuna varıldığından yapılan tahakkukta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle tahakkuk eden verginin dava konusu edilen kısmı kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Esasa etkili iddia ve itirazların karşılanmadığı, gerekçenin yeterli olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
2015 yılında ödenen katma değer vergisi aslının, aynı yıl ödenecek katma değer vergisinden indirilmesinin kabul edilmemesinin katma değer vergisinin temel mantığı ile bağdaşmadığı, vergi mevzuatında bunu engelleyen bir hüküm bulunmadığı, uzlaşma sonucunda ödenen vergi aslının 2015 yılında tahakkuk ettiği, dolayısıyla bahsedilen yılda ödenebilir halde geldiği, böylece söz konusu tutarın 2015 yılı içinde kalınarak herhangi bir dönemde indirim konusu edilebileceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2017/2065, K. 2021/2135, 21 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama