KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/6306 E., 2021/3936 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2021
- Esas No
- 2018/6306
- Karar No
- 2021/3936
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekilleri
- Av. … -Av. . ..
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
620 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılarak mal varlığı hazineye intikal ettirilen, ticaret sicil kaydı terkin edilerek mükellefiyeti ve tüzel kişiliği sonlandırılan … Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketinden alınamayan 2011 ve 2016 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler ile kapatılan ve tüm malvarlığı Hazine'ye devredilerek ticaret sicil kaydı re'sen terkin edilen … Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketi'nden tahsil edilmesi hukuken mümkün bulunmayan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği borçlarla ilgili olarak 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 5. fıkrası kapsamında davalı idarece yapılan başvurunun, Kocaeli ilinde olağanüstü hal kapsamında görevli İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunca uygun görüldüğünün anlaşıldığı olayda, tahsil edilemeyen amme alacağı ve/veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı vasfını yitirmiş olduğu sonucuna ulaşılan ve asıl amme borçlusu şirketin malvarlığından tahsil olanağı bulunan amme alacaklarının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yürütülen tasfiye işlemleri kesinleşmeden davacının takibinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra ödeme emri iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edildiği ve dava açılmaksızın kesinleştiği, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasından sonuç alınamadığı, sözü edilen kamu alacaklarının davacıdan tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddiyle Vergi Dava Dairesinin kararınına yöneltilen temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı adına, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılarak mal varlığı hazineye intikal ettirilen, ticaret sicil kaydı terkin edilerek mükellefiyeti ve tüzel kişiliği sonlandırılan … Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketinden alınamayan 2011 ve 2016 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun'un 35.maddesi uyarınca ortak sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veyan tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Anonim şirkete ait vergi ve benzeri amme alacaklarından oluşan borçların şirketin malvarlığından tahsil edilemediği hallerde, limited şirket ortaklarının sorumluluğuna benzer bir yasal düzenleme anonim şirket ortakları için öngörülmemiştir.
Bu durumda, dava konusu ödeme emrinin düzenlenme nedeni olarak 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi gösterilmek suretiyle davacının anonim şirket ortağı sıfatıyla takip edildiği olayda, asıl borçlu şirketin limited şirket değil anonim şirket olduğu dolayısıyla davacının bu madde uyarınca sorumlu tutulamayacağı dikkate alındığında, yazılı gerekçeyle davanın reddi yolundaki Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunu kabul ederek dava konusu ödeme emrini iptal eden Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Danıştay 3. Daire, E. 2018/6306, K. 2021/3936, 21 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama