KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/4712 E., 2021/1540 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Mart 2021
- Esas No
- 2019/4712
- Karar No
- 2021/1540
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı (… Başkanlığı)
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- Anayasa Mahkemesinin 09/05/2019 tarih ve 2015/12767 sayılı kararı uyarınca yargılamanın yenilenmesi istemini kabul ederek davayı yeniden inceleyen ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Amerika Birleşik Devletlerinde mukim davacı şirketin, ortağı olduğu ... Otomotiv Sanayi Anonim Şirketi'nin yararlandığı yatırım indirimi tutarı üzerinden yapılan vergi kesintisi nedeniyle fazladan ödenen kısmın iadesi istemiyle yapılan 02/02/2010 tarihli düzeltme ve şikayet başvurusunun zımen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu 75/2-1'inci maddesi kapsamındaki menkul sermaye iratlarının aynı zamanda temettü olarak nitelendirilmesinden dolayı Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında mukim mükelleflerden kaynaklı vuku bulacak temettü (menkul sermaye iradı) oranından kaynaklı uyuşmazlıklarda iki ülke arasında imza edilen uluslararası Anlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu itibarla.
Amerika Birleşik Devletlerinde mukim davacı şirketin %41,04 oranında ortağı olduğu ...
Otomotiv A.Ş.'nin 2005 vergilendirme döneminde yararlandığı "yatırım indirimi" tutarlarının davacı şirkete dağıtılması sırasında belirtilen Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması hükümlerine göre %15 oranında tevkifata tabi tutulması gerekirken, Gelir Vergisi Kanunu'nun Geçici 61. maddesi gereğince %19,8 oranında tevkifata tabi tutulmasında ve buna ilişkin olarak yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin davalı idare işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Usul yönünden ihtilafın açık bir vergilendirme hatası niteliği haiz olmaması dolayısıyla hukuki uyuşmazlığa konu edilemeyeceği, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ihlal kararının içtihat farklılığından kaynaklandığı ve içtihadı birleştirme kararı beklenilmesi gerektiği, esas yönünden ise yatırım indiriminden yararlanan kazançlar üzerinden yapılan tevkifatın "temettü vergilemesi" mahiyeti bulunmadığı, zira teşvik amaçlı söz konusu uygulamanın 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun Geçici 61. maddesi kapsamında kurum bünyesinde kesinti suretiyle vergilendirildiği,
dolayısıyla Anlaşmada sadece dağıtılan temettülere uygulanacak olan %15 oranın, davacı tarafından yatırım indirimi kazançları tutarı üzerinden yapılacak tevkifat işlemine de uygulanması gerektiği iddiasıyla yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddi suretiyle tesis olunan davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi kararının kesinleşmesi üzerine, Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruda, Mahkemece Anayasanın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verildiğinin belirtilmesi üzerine, Mahkemece yeniden yapılan yargılamaya ilişkin dava dosyasında, yatırım indirimi kazançları dağıtımından doğan "temettü geliri vergilemesi"nde davalı İdarece uygulanan %19,8 vergi oranı yerine, Anlaşmanın 10. maddesinde "temettüler" için belirlenen %15 vergi oranı uygulanması gerekirken, aradaki fazladan ödenen ve iadesi talep olunan kesinti tutarının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2019/4712, K. 2021/1540, 23 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama