KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/5477 E., 2022/3920 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2022
- Esas No
- 2019/5477
- Karar No
- 2022/3920
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu Tasfiye Halinde … Mühendislik Yapı ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2009 ve 2010 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ile … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu … takip numaralı ödeme emri içeriği amme alacağının tahsili için asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin,
06/05/2016 tarihinde tebliğine rağmen söz konusu ödeme emrine karşı dava açılmamış ise de savunma dilekçesi ekinde sunulan bilgi ve belgelerden anılan ödeme emrinde yer alan Mayıs 2009 dönemine ait özel usulsüzlük cezası için asıl borçlu şirket adına tanzim edilen ihbarnamelerin şirketin bilinen adresinde tebliğ edilemediği hususu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine uygun olarak komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memurunun imzasına yer verilmek suretiyle saptanmadığından ilanen tebliğ koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceği dolayısıyla söz konusu cezanın zamanaşımına
uğradığı, … takip numaralı ödeme emrinin ise idarece terkin edildiği bildirildiğinden davanın bu yönden konusuz kaldığı gerekçesiyle … takip numaralı ödeme emri iptal edilmiş, … takip numaralı ödeme emri yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının, aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl amme borçlusu şirket yönünden kesinleşen ancak tahsil edilmeyeceği anlaşılan amme alacağının tahsili için tanzim edilen ... takip numaralı ödeme emrine konu Mayıs 2009 dönemine ait özel usulsüzlük cezasına ilişkin ihbarnamenin tasfiye memurunun bilinen adresinde bulunamadığından ilanen tebliğ edildiği, 13/04/2010 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde asıl amme borçlusu şirket ortaklığından ayrıldığı ilan edilen davacının söz konusu borçtan sorumlu olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2019/5477, K. 2022/3920, 19 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama