KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/1297 E., 2022/4326 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2022
- Esas No
- 2020/1297
- Karar No
- 2022/4326
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına tüzel kişiliği tasfiye edilerek sona eren Tasfiye Halinde … Bilişim Çözümleri Ticaret Limited Şirketi'nin kanuni temsilcisi sıfatıyla 2011 yılının muhtelif dönemleri için yapılan katma değer vergisi tarhiyatına yönelik kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin 28/04/2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesine göre 13/04/2015 tarihli tasfiye sonu beyanı ile tasfiyesinin sonuçlandırılarak tüzel kişiliği sona erdiğinden dava konusu ödeme emri içeriği amme alacakları için 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun, olay tarihinde yürürlükte olan, 17. maddesinin 9. fıkrası maddesi uyarınca davacı adına tarhiyat yapıldığı,
ancak davacının tarh dosyasında söz konusu tarhiyatın tebliğ evrakına ilişkin belgeler yer almadığından ve dava dosyasına bu yönde herhangi bir belge sunulamadığından usule uygun şekilde kesinleştiği ortaya konulamayan amme alacağının tahsili için davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu ödeme emrinin hukuka uygun olduğu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 58. maddesi uyarınca ödeme emrine karşı açılacak davalarda böyle bir borcun olmadığı, kısmen ödendiği ya da zamanaşımına uğradığının ileri sürülebileceği, amme alacağının usulüne uygun kesinleştiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
21/04/2015 tarihinde tasfiyesi tamamlanan asıl amme borçlusu şirketin vergi borçları için 7143 sayılı Kanun’dan faydalanmak için müracaat ettiği esnada dava konusu ödeme emrinin kendisine tebliğ edildiği, davalı idarece dava konusu ödeme emrine ait amme alacağına ait ihbarnamelerin 01/11/2017 tarihinde muhtara tebliğ edildiğinin bildirildiği, ancak o esnada kendisinin tutuklu bulunduğu, usule uygun kesinleştirilmediği anlaşılan amme alacağının tahsili için adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/1297, K. 2022/4326, 8 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama