KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/1967 E., 2023/803 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Mart 2023
- Esas No
- 2020/1967
- Karar No
- 2023/803
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İleri Kimyasal Kaplama Malzemeleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi Eski Ünvanı:(… Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca ilk inceleme ile görevli Tetkik Hakimi …'nin açıklamaları dinlenilerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği hüküm altına alınmış, aynı fıkranın (b) bendinde, konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan davalar hakkında bölge idare mahkemesinin istinaf yoluyla yapılan başvurular üzerine verdikleri kararlar, temyiz edilebilecek olan kararlar arasında sayılmış,
4577 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle değişik Ek-1. maddesinde, bu kanunda öngörülen parasal sınırların; her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı kurala bağlanmış, 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercii tarafından temyiz isteminin reddine karar verileceği,
7. fıkrasında ise 6. fıkrada sözü edilen kararların dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İstinaf başvurusunun idari yargılama hukukunda yeni bir kanun yolu olarak getirildiği 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un gerekçesinde, tahdidi olarak sayılan konular dışındaki davaların bölge idare mahkemelerinde istinaf incelemesi neticesinde kesinleşeceği, böylece Danıştay’ın, temyizen karara bağladığı iş yükünün azaltılarak içtihat mahkemesi rolünün güçlendirilmesinin amaçlandığı belirtilmiştir.
Anılan mevzuat hükümleri ve 6545 sayılı Kanun'un gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde sayılan konusu 100.000 TL'yi (2019 yılı için 144.000,00 TL) aşmayan davalar ve konusu para olmayan davalar hakkında vergi mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesinleşeceği, dolayısıyla bu kararların temyiz istemine konu yapılamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Davacı şirket tarafından, ihtirazi kayıtla verilen 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde "Gelecek Yıla Devreden Nakdi Sermaye Artışlarından Kaynaklanan Faiz İndirimi" satırında sıfır olarak yer alan tutarın, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu 10. maddesinin (ı) bendi uyarınca nakden sermayeye eklenen tutardan kaynaklı 213.256,63-TL olarak düzeltilmesi ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan 42.651,33-TL iadesi gereken verginin faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılan davayı sonuçlandıran.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin. Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulması istemiyle yapılan temyiz başvurusunun, dava konusu iadenin parasal değerinin 2019 yılı için belirlenen temyiz sınırı olan 144.000-TL'yi aşmadığı anlaşıldığından incelenme olanağı bulunmamaktadır.
(X)-KARŞI OY
Uyuşmazlık konusu olayda, davacı şirket tarafından, ihtirazi kayıtla verilen 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde "Gelecek Yıla Devreden Nakdi Sermaye Artışlarından Kaynaklanan Faiz İndirimi" satırında sıfır olarak yer alan tutarın, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu 10. maddesinin (ı) bendi uyarınca nakden sermayeye eklenen tutardan kaynaklı 213.256,63-TL olarak düzeltilmesi ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan 42.651,33-TL iadesi gereken verginin faizi ile birlikte iadesi istenildiğinin anlaşıldığı olayda;
dava konusu edilen parasal değerin düzeltilmesi istenen 213.256,63-TL ve iadesine hükmedilmesi istenen 42.651,33-TL'nin toplamı üzerinden belirlenmesi gerekirken sadece iadesine hükmedilmesi istenen 42.651,33-TL üzerinden belirlenerek ilk derece yargılamasının bu tutar üzerinden yapılarak verilen aksi yöndeki karara katılmayarak davanın esası incelenerek karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/1967, K. 2023/803, 15 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama