KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/3468 E., 2022/5536 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2022
- Esas No
- 2020/3468
- Karar No
- 2022/5536
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden kaydı silinen … Kimya Anonim Şirketi'nin tasfiye öncesi 2008 yılının Haziran ila Ağustos ve Ekim ila Aralık dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası ile gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ile … tarih ve … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu … takip numaralı ödeme emrinin dayanağını oluşturan cezalı vergiye ilişkin ihbarnamelerin davacının bilinen adresinde tebliğ edilemediği hususu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde belirtilen şekilde saptanmadığından ilanen tebligat koşullarının oluşmadığı dolayısıyla 2008 yılına ait olan vergi ve cezaların zamanaşımına uğradığı, 282 takip numaralı ödeme emri içeriği alacağın ise usulüne uygun kesinleştirildiğinin davalı idarece ortaya konulamadığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, 282 takip numaralı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu, sözü edilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 17. maddesine 5904 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile eklenen 9. fıkranın 03/07/2009 tarihinde yürürlüğe girmiş olması nedeniyle ancak bu tarihten sonraki dönemlere ilişkin uyuşmazlıklara uygulanması, vergiyi doğuran olayın 03/07/2009 tarihinden önce gerçekleşmiş olması durumunda anılan fıkranın uygulanmaması gerekliliğinin hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkesi ile bu ilklerin vergi hukuku bakımından hayata geçirilmesinde önemli rol oynayan vergi kanunlarının geriye yürümemesi ilkesinin zorunlu bir sonucu olduğu,
bu durumda dava konusu 62 takip numaralı ödeme emri içeriği vergi ve cezaların, tasfiyesi tamamlanarak tüzel kişiliği silinen şirketin kanuni temsilcisi olan davacı adına 2008 yılı için yapılan tarhiyattan kaynaklandığı göz önüne alındığında, yukarıda değinilen yasa maddesinin yürürlükte olmadığı dönemler için uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle değinilen ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu ödeme emirlerine ilişkin ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edilerek kesinleştiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/3468, K. 2022/5536, 19 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama