KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/3623 E., 2023/4250 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2023
- Esas No
- 2020/3623
- Karar No
- 2023/4250
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İstanbul Taşımacılık ve Lojistik Danışmanlık Eğitim Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin, 2015 yılının Haziran, Temmuz, Eylül ila Aralık ve 2016 yılının Ocak, Şubat, ila Eylül dönemlerinde 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 14. maddesinin 1. fıkrası gereğince taşımacılık istisnası nedeniyle yüklendiği ve indirim yoluyla gideremediği katma değer vergisinin iadesi talebinin reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile 30/09/2016 tarihinden önceki döneme yönelik olarak taşımacılık faaliyetinin karayolu parkuruna isabet eden kısmına ait katma değer vergisi iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 30/05/2014 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilanla faaliyet konusu uluslararası taşımacılık olarak belirlenen davacı şirketin, uyuşmazlık konusu dönemlerden sonraki bir tarihte alınmış olsa da R2 yetki belgesini haiz olması,
davalı idarece davacının uluslararası taşımacılık faaliyetiyle iştigal etmediği yönünde bir iddiası ya da tespitinin de bulunmaması karşısında, davacı şirketin Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 14. maddesinde yer alan uluslararası taşımacılık işini yaptığı ve haliyle katma değer vergisi iadesi hakkından yararlanabilmek için öngörülen koşulları taşıdığı anlaşıldığından salt uyuşmazlık konusu dönemlerde anılan belgenin bulunmamasından dolayı iade talebinin reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, davacının R2 yetki belgesinin alındığı 30/09/2016 tarihinden önceki dönemlere ilişkin taşımacılık faaliyetinin karayolu parkuruna isabet eden kısmına dair Yeminli Mali Müşavirlik Katma Değer Vergisi İadesi Tasdik Raporlarında belirtilen ve taraflar arasında ihtilaf bulunmayan miktarların iadesini de içerdiği, bu bağlamda kararda iade talebinin karşılanmamış olmasının eksik hüküm niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, hüküm fıkrasının, davacının iade talebini de karşılayacak şekilde düzeltilerek,
istinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından gerçekleştirilen taşımacılık organizatörlüğü faaliyetinden kaynaklanan katma değer vergisi iadesine ilişkin alacağın karayolu parkuruna isabet eden kısmının 30/09/2016 tarihinde edinilen R2 yetki belgesinin, iadeye konu dönemde bulunmaması ve söz konusu belgenin taşımacılık istisnası kapsamında iadede aranılacak belgeler arasında olması nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin iadesi talebinin reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yeminli Mali Müşavir İade Tasdik Raporunda karayolu parkuruna isabet eden iade talebinin yerine getirilmemesi yönünde herhangi bir ifadeye yer verilmediği, dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/3623, K. 2023/4250, 7 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama