KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/4193 E., 2022/5014 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2022
- Esas No
- 2020/4193
- Karar No
- 2022/5014
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Daıresi Müdürlüğü…
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Otomotiv İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2014 ve 2015 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … , … ile … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının asıl borçlu şirkette 20/08/2014 ila 22/06/2016 tarihleri arasında kanuni temsilci olduğu, dava konusu ödeme emirlerinin dayanağı asıl borçlu şirket adına düzenlenen … tarih ve … , … , … tarih ve … , … tarih ve … , … tarih ve … , … tarih ve … ile … tarih ve … takip numaralı ödeme emirlerinin, şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın dava konusu edilmediği, içeriği kamu alacaklarının şirketin beyanı üzerine tahakkuk eden kamu alacaklarından oluştuğu, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasının da sonuçsuz kaldığı dikkate alındığında, kamu alacağının tahsili için davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu ödeme emirlerinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzelkişilerin ödevlerinin kanuni temsilciler tarafından yerine getirileceği ve Kanunda yazılı ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükelleften alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyen kanuni temsilcilerin malvarlıklarından alınacağı kuralı ile tüzelkişilerin borcundan dolayı kanuni temsilcilerinin malvarlıklarına gidilebilmesinin "kanuni bir ödevin yerine getirilmemesi" şartına bağlanmıştır. Diğer bir ifade ile kanuni temsilciler şirketten tamamen veya kısmen alınamayan amme borcundan her halükarda sorumlu tutulmamışlardır.
213 sayılı Kanunda vergisel ödevler arasında sayılmayan "vergi ödeme" eylemi bir ödevin değil, bir borcun yerine getirilmesidir. Bu borcun ödenmemesi halinde de 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca mükellef veya vergi sorumlusundan tahsili yoluna gidilmesi gerekir.
Bu nedenle Vergi Usul Kanununda sayılan vergisel ödevlerini yerine getirip getirmediğine bakılmaksızın şirketin amme borcunu sırf vadesinde ödememiş olmasından dolayı kanuni temsilciyi sorumlu tutmak Kanun'un lafzına ve amacına aykırı düşecektir.
… Otomotiv İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirleri içeriği beyan üzerine tahakkuk eden vergilerin ödenmemesi tek başına vergisel ödevin yerine getirilmemesi anlamına gelmeyeceğinden, dolayısıyla davacının 213 sayılı Kanunu'nun 10. maddesinde belirtilen ödevi yerine getirmediğinden bahisle kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka uygunluk görülmediğinden, temyiz isteminin kabulüyle Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/4193, K. 2022/5014, 30 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama