KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/5102 E., 2021/1875 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2021
- Esas No
- 2020/5102
- Karar No
- 2021/1875
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …Kozmetik Kimya Sanayi Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen Diyarbakır Vergi Mahkemesinin 22/09/2020 tarih ve E:2020/751, K:2020/486 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının aerosol üretiminde kullanılmak üzere tecil-terkin uygulaması kapsamında indirimli özel tüketim vergisi oranına tabi olarak aldığı LPG'yi taahhüt ettiği ürün üretiminde kullanmayıp doğrudan ve belgesiz olarak sattığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporu uyarınca adına, 2012 yılı için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının aerosol üretiminde kullanılmak üzere tecil-terkin uygulaması kapsamında indirimli özel tüketim vergisi oranına tabi olarak aldığı LPG'yi taahhüt ettiği ürün üretiminde kullanmayıp kimlere satıldığına dair somut tespit yapılmadan emsal bedel üzerinden bulunan tutar üzerinden kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ceza kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Vergi inceleme raporundaki tespitlere dayanılarak kesilen cezanın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendinde, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağlardan farklı meblağlara yer verilmesi halinde, bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine özel usulsüzlük cezası kesileceği hüküm altına alınmıştır. Bu düzenleme uyarınca, belge vermeme ve almama eylemleri iki ayrı özel usulsüzlük eylemi olup, bu eylemlerden birini yapana özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için, diğer eylemi yapanın tespiti gerekmemektedir.
Cezai yaptırıma bağlanan bir fiilin tüm unsurlarıyla gerçekleştiğinin usulüne uygun olarak tespiti üzerine karşılığı olan cezanın uygulanması yasal bir zorunluluk olup kamuya karşı işlenen suçlar kapsamında bulunan bu nevi suçlar üzerindeki caydırıcı etkisininde diğer suçlarda olduğu gibi ancak uygulanmakla sonuç doğurabileceğini kabul etmek gerekir.
Öte yandan, yasal düzenlemelerle suç sayılan eylemlerin karşılıksız kalması halinde toplumsal adalet duygusunun zedelenebileceği gibi hukukun etkinliğinin azalmasına, kanun hükümlerinin askıya alınmasına ve böylece kuralın bertaraf edilmesine neden olacağı da açıktır.
Olayda, kayıt ve beyan dışı bıraktığı hasılatı karşılığında fatura düzenlemediği saptanan davacı adına, özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinde öngörülen tüm unsurlar gerçekleşmiş olduğundan Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/5102, K. 2021/1875, 8 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama