KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/5183 E., 2021/2016 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2021
- Esas No
- 2020/5183
- Karar No
- 2021/2016
- Temyiz eden (davacı)
- T.H. … Gayrimenkul Yatırım İnş. Gıda Dış Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
720 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına resen tarh eden 2013 yılı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince verilen kararda; davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrası onanarak kesinleştiğinden, davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına ilişkin inceleme yapıldığı, davacı şirket tarafından, 2013 hesap dönemi için gayrimenkul satışı yaptığına dair herhangi bir fatura düzenlenmemiş olmakla beraber, mükellefin kurulduğu günden beri belli bir organizasyona, gayrimenkul faaliyetini sürdürmek için yeterli ekipmana, temsil ve ağırlamada kullanılmak üzere üç adet lüx araca sahip olduğu,
şirket ortağının gayrimenkul satışlarını şirkete ait büroda sürdürdüğü, yine bu işyerinin tüm giderlerinin şirket gideri olarak gösterildiği, şirket ortaklarının çok sayıda gayrimenkul alım-satımı yaptığı, bu faaliyeti sürekli yaptıklarının çevreden bilindiği, buna rağmen gelir vergisi beyannamesi vermedikleri, mükellef kurum ortakları tarafından yapılan gayrimenkul alım-satımlarının fiilen davacı şirket organizasyonu dahilinde yapıldığı anlaşıldığından oluşan kazancın kurum kazancı olduğu, aksi yönde verilen Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı,
davacı kurumun 2013 hesap döneminde ortaklar üzerinden yürüttüğü gayrimenkul alım satımı faaliyetine ilişkin olarak, ortakların kendi beyanlarına göre gayrimenkullerin alım satım bedelleri arasındaki 6.665.000 TL farkın kayıt dışı kazanç olarak belirlenerek, geçmiş yıl zararları düşüldükten sonra çıkan meblağın matrah tayin edilmesinde ve üzerinden hesaplanan dava konusu vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne,. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kabule ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, görülmekte olan dava ile.
Vergi Mahkemesinin E…. sayılı dosyası üzerinden açılan davanın konusunun aynı olduğu, mükerrerlik ve derdestlik hususunun dikkate alınmadığı, davacının herhangi bir taşınmaz satışının bulunmadığı, restoran ve kafeterya faaliyetlerini yürüttüğü, şirket adına kayıtlı lüks araçlarının olmasının gayrimenkul alım satımı yaptığına dair delil teşkil etmeyeceği, gerekirse ortaklara gelir vergisi tarhiyatı yapılabileceği ancak şirket hakkında kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmasının hukuka aykırı olduğu,
alım-satım görüşmelerinin şirket merkezinde yapıldığı gerekçesiyle şirket adına tarhiyat yapılamayacağı, görüşmeler umuma açık bir yerde, örneğin …' da yapılsa idi mükellefin kim olacağının belli olmadığı, bölge idare mahkemesinin kararında; taraflarca savunma verilmediğinin belirtildiği, oysa bozma üzerine dosyaya beyan sunulduğu, dava tamamen ret ile sonuçlandığı için karar ve ilam harcının nispi değil, maktu alınması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge İdare Mahkemesi kararının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemece bu karara uyulmak suretiyle verildiği ifade edilen kararlara karşı yapılacak temyiz başvurularının bozma esaslarına uyulmuş olup olmadığı yönünden incelenmesi mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının; mükellef kurum ortakları tarafından yapılan gayrimenkul alım-satımlarının fiilen davacı şirket organizasyonu dahilinde yapıldığı gerekçesiyle oluşan kazancın kurum kazancı olduğu dolayısıyla 2013 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı Kurumlar Vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin kısmının Danıştay Dördüncü Dairesinin 25/11/2019 tarih ve E:2018/4228, K:2019/7818 sayılı bozma kararında yazılı gerekçelere uygun olduğu görülmektedir.
Matrahın bulunuş şekli yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın; gayrimenkullerin alım satım bedelleri arasındaki 6.665.000 TL farkın kayıt dışı kazanç olarak belirlenerek, geçmiş yıl zararları düşüldükten sonra çıkan meblağın matrah tayin edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2020/5183, K. 2021/2016, 5 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama