KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/677 E., 2022/3221 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2022
- Esas No
- 2020/677
- Karar No
- 2022/3221
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
683 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … Limited Şirketi'nden (Yeni Unvan: … İnşaat Medikal Gıda Taahhüt İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi) alınamayan 2012 yılına ait kurumlar vergisi ve fer'ileri ile aynı yılın Nisan-Haziran dönemine ait geçici vergi ve fer'ilerinin tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen …. tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının … tarih ve … yevmiye numaralı ortaklar kurulu kararıyla hisselerini devrettiği, sicil kayıtlarında 15/06/2012 tarihinden itibaren şirketin ortağı ve müdürü olmadığına dair bilginin yer aldığı, kanuni temsilcinin beyanname verilmemesi, beyan edilen borcun ödenmemesi veya eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde sorumluluğunun doğacağı, bu durumda, dava konusu ödeme emriyle istenen alacağın ödenmesi gerektiği zamanda kanuni temsilci olmayan davacının söz konusu borçtan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirketten alınamayacağı anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı adına, … İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2012 yılına ait kurumlar vergisi ve fer'ileri ile aynı yılın Nisan-Haziran dönemine ait geçici vergi ve fer'ilerinin tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla … tarih ve … takip numaralı ödeme emri düzenlenmiştir. Vergi Mahkemesince ara kararlarıyla istenilmesine karşın dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının, asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan, ödeme emrine konu alacağın hangi nedenden kaynaklandığı hususu açıklığa kavuşturulmamıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamındaki vergi ve buna bağlı alacaklarda kanuni temsilcilerin 213 sayılı Yasanın 10. maddesine göre takibi gerekmekte olup, bir tüzel kişinin kanuni temsilcisinin sorumlu tutularak, 213 sayılı Kanun'un değinilen hükmü uyarınca takip edilebilmesi için kamu alacağının sorumlu sıfatıyla kendisinden tahsil edileceğinin kanuni temsilciye duyurulmasından önce borcun tüzel kişiye usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi, uyuşmazlık yaratılmak suretiyle ya da uyuşmazlık yaratılmaksızın kesinleşip vadesinde ödenmemiş olması,
bu nedenlerle tüzel kişinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 54, 55 ve müteakip maddeleri uyarınca takip edilmesi ve bütün bunlara rağmen kamu alacağının tüzel kişiliğin mal varlığından tamamen ya da kısmen tahsil edilememiş olması gerekir.
Vergi Mahkemesince her ne kadar uyuşmazlık konusu alacağın beyan üzerine tahakkuk eden vergilerden mi yoksa re'sen veya ikmalen yapılan tarhiyattan mı kaynaklandığı hususunda bir ayrım yapılmaksızın salt temsilcilik görevinin 13/06/2012 tarihli hisse devriyle sona ermiş olmasından hareketle davacının kamu alacağının tamamından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiş olması hukuka uygun düşmemiş ise de dava konusu ödeme emrinin dayanağını oluşturan şirket adına düzenlenmiş ödeme emirlerinin dosyaya sunulmadığı dikkate alındığında,
davalı idarece söz konusu alacağın şirket nezdinde usulüne uygun biçimde kesinleşerek kanuni temsilciden tahsil edilebilir safhaya geldiği ortaya konulamadığından ödeme emrinin yazılı gerekçeyle iptali yolundaki Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/677, K. 2022/3221, 19 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama