KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/1488 E., 2023/3016 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2023
- Esas No
- 2021/1488
- Karar No
- 2023/3016
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2011 yılına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının asıl borçlu şirkette 04/10/2011 - 26/10/2011 tarihleri arasında kanuni temsilci olduğu, 10 takip numaralı ödeme emri içeriği alacağın asıl borçlu şirketin 2011 yılının Kasım ayına ilişkin katma değer vergisi, 11 takip numaralı ödeme emrindeki alacağın şirketin 6111 sayılı Yasa kapsamında matrah artırımından kaynaklandığı ve vadesinin davacının kanuni temsilcilik görevinin sona erdiği tarihten sonraki tarihe rastladığı,
12 takip numaralı ödeme emrinin ise 2011 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin verilmemesi üzerine takdir komisyonu tarafından takdir edilen matrah üzerinden salınan vergi ve kesilen vergi ziyaı cezası ile özel usulsüzlük cezasından kaynaklandığı dikkate alındığında söz konusu kamu alacağından davacının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, 13 takip numaralı ödeme emri içeriği borçlarının şirketin 2011 yılında sahte fatura kullanımından dolayı 2011 yılının Kasım dönemine ilişkin katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezası ile hesaplanan gecikme faizine ilişkin olduğu,
söz konusu alacağa ait ihbarnamenin şirketin kanuni temsilcinin ikametgah adresinde 15/12/2015 tarihinde tebliğe çalışıldığının ancak tebliğ zarfının teslim alan, teslim eden kısımları ile arkasının boş olduğu, dağıtıcı ve muhtarın imzasını taşıyan, "ilgilinin adreste sorulduğu, tanıyana ve bilene rastlanmadığı,.... nakilsiz terk" ibarelerini içeren 15/12/2015 tarihli adres tespit tutanağı tanzim edildiği,
213 sayılı Kanunun 102. maddesine uygun olarak düzenlenmiş bir tebliğ alındısıyla ortaya konulması gerektiği halde, asıl amme borçlusu şirketin adresinde tebliğ yapılamadığı hususu tebliğ alındısıyla ortaya konulmadan yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığı, bu durumda 13 takip numaralı ödeme emri içeriği alacağın 31/12/2016 tarihine kadar mükellefe tarh ve tebliğ edilmemesi nedeniyle zamanaşımına uğradığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan ve kesinleşen kamu alacağının davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2021/1488, K. 2023/3016, 18 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama