KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/3034 E., 2023/484 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2023
- Esas No
- 2021/3034
- Karar No
- 2023/484
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Otomobil Fabrikaları Anonim Şirketi
- Vekilleri
- Av. ... - Av. ...
- İstemin konusu
- .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, kanuni ve iş merkezi Fransa'da bulunan ... S.A.S. firmasına, "...
Merkezi Bilgi Sistemi Hizmetlerinden Yararlanılması hakkında Sözleşme" uyarınca yapılan ödemelerin, 10/04/1989 tarih ve 20135 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan Türkiye Cumhuriyeti ile Fransa Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının 12. maddesinde düzenlenen gayrimaddi hak bedelleri kapsamında yer almadığı ve 2014 yılının Aralık döneminde alınan aynı tür hizmete ait ödemenin 2015 yılının Ocak döneminde yapılmasından kaynaklanan kur farkının vergi tevkifatına tabi olmadığı ihtirazi kaydıyla verilen beyanname üzerine 2015 yılının Ocak dönemi için tahakkuk
ettirilen kurum (stopaj) vergisinin sözü edilen kısımlarının kaldırılması ile ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Vergi Mahkemesi kararının, tahakkuk eden verginin kur farkına isabet eden kısmı yönünden değerlendirme yapılarak karar verilmek üzere bozulması üzerine söz konusu bozma hükmüne uyulmak suretiyle yapılan incelemede, yabancı para değerlerinin serbest piyasa koşulları nedeniyle değişmesi sonucu ortaya çıkan kur farkının gelir unsuru olarak değerlendirilemeyeceği ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ödenen verginin iadesinde tecil faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle tahakkuk eden verginin sözü edilen kısmının kaldırılarak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yargılama süresinde devlet hazinesinde kalan paranın yargı kararı gereği iadesinde faiz hesaplanacağına dair açık bir kanuni düzenleme bulunmadığı, vergi yargılaması sonucunda iade edilmesi gereken bir tutarın bulunması halinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. bendi uyarınca değil, 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesine göre işlem tesis edilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Kur farkı dolayısıyla elde edilen tutarın 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 75. maddesinde sayılan gelir unsurları arasında yer almadığı, dava konusu tahakkukun iadesinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tecil faizine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2021/3034, K. 2023/484, 23 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama