KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/2304 E., 2024/5209 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Esas No
- 2022/2304
- Karar No
- 2024/5209
- Temyiz edenler
- 1-(DAVACI) ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
2-(DAVALI) ... Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacının, iş akdinin ikale sözleşmesiyle sona erdirilmesi nedeniyle çalıştığı şirket tarafından kendisine ödenen brüt 2.605.917,00-TL çıkış hakkı ve 1.142.000,00-TL huzur hakkı üzerinden tevkif edilen gelir (stopaj) vergisinin iadesi talebiyle yaptığı düzeltme ve şikâyet başvurusunun zımmen reddine dair işlemin iptali ile söz konusu verginin, kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Çıkış hakkı adı altındaki ek ödemenin, karşılıklı anlaşmaya bağlı olarak yasal zorunluluk bulunmadan işsizlik sebebiyle işine son verilen çalışana hizmet karşılığında yapılması söz konusu olamayacağından ücret olarak nitelendirilemeyeceği dolayısıyla bu durumun açık bir vergilendirme hatası olduğu ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen verginin tecil faizi uygulanmak suretiyle davacıya iadesi gerektiği, huzur hakkı ise 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde açıkça ücret olarak nitelendirildiğinden bu ödeme üzerinden tevkif edilen gelir (stopaj) vergisinde hukuka aykırılık görülmediği,
davacı tarafından kıdem tazminatı ödemesi de dava konusu edilmiş ise de bu ödemenin düzeltme ve şikayet başvurusuna konu edilmediği anlaşıldığından bu yönden ortada davalı idarece tesis edilmiş idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai nitelikte bir işlem olmadığı gerekçesiyle davanın konusu işlemin, çıkış hakkına ilişkin kısmı iptal edilmiş ve belirtilen kısma isabet eden gelir (stopaj) vergisinin kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte iadesine hükmedilmiş, dava;
dava konusu işlemin, huzur hakkına dair kısmı yönünden esası incelenmek suretiyle, kıdem tazminatına ilişkin talep yönünden ise incelenmeksizin reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, huzur hakkı adı altında yapılan ödemenin işe devam edilmesi halinde yapılmayacağı, iş akdinin sona ermesi nedeniyle ödendiğinden tevkivat yapılmasının hukuka uygun düşmediği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, davacıya yapılan ödemelerin vergilendirme ve hesap hataları kapsamında kalmadığı ve ücret niteliğinde olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Davalı idare tarafından, davacıya yapılan ödemelerin ücret niteliğinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından, gerçekleştirilen ödemlerin iş akdinin sona erdirilmesi nedeniyle yapıldığından tevkifat yapılmayacağı belirtilerek temyiz istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2022/2304, K. 2024/5209, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama